Tribünler Okan Buruk’u Nasıl Çağıracak?
Galatasaray’da şampiyonluk bir varış noktası değil, bir gelenektir. Ancak bu sezon gelen dördüncü üst üste zafer, sarı-kırmızılı camia için bir devrin kapanışı ve daha büyük bir hikayenin başlangıcı gibi duruyor. Yıllardır dilimize pelesenk olan "Florya’nın suyu", "Florya’nın havası" kavramları artık yerini Kemerburgaz’ın taze toprağına bıraktı. Galatasaray’ın yaklaşık bir buçuk yıldır yeni evinde sürdürdüğü bu mesai, Florya’dan taşınan o meşhur ruhun Kemerburgaz’da da hiç vakit kaybetmeden filizlendiğinin en somut kanıtı.
Bu başarı hikayesinin arkasında ise her şeyden önce idari bir huzur ve istikrar yatıyor. Henüz resmi seçim maratonu tamamlanmamış olsa da Dursun Özbek’in tek aday olarak kongreye gireceğinin kesinleşmesi, camianın bu yönetim anlayışına verdiği onayın bir tezahürüdür. Teknik heyetle oyuncu grubu arasında kurulan o görünmez köprü; sadece prim ödemeleriyle değil, aidiyet duygusunu diri tutan bir yönetim tarzıyla sağlandı. Önümüzdeki iki yıllık süreçte de bu istikrarın devam edecek olması, rakipler için şimdiden en büyük tehdit unsuru.
Revizyon Şart, Doymuşluk Tehlikeli
Ancak bu pembe tablonun içinde dikkat edilmesi gereken bir viraj var. Saha içindeki performans, geçtiğimiz sezona kıyasla zaman zaman daha düşük viteste seyretmiş olsa da Galatasaray’ı rakiplerinden ayıran o "kenetlenme" refleksi yine devreye girdi ve kupayı getirdi. Fakat yeni sezonda, Kemerburgaz’ın modern yüzüne yakışır, daha diri bir takım izlemek için Sir Alex Ferguson’un o meşhur uyarısını unutmamak gerekiyor: "Kazanmaya başladığınız an, değişmeye de başlamalısınız."
Dört yıl üst üste zirvede kalmak, beraberinde duygusal bir bagaj ve kaçınılmaz bir "doymuşluk" hissi getirir. Bu yüzden teknik direktör Okan Buruk’un önünde artık lüks değil, şart olan radikal bir kadro revizyonu sınavı duruyor. Şampiyonlukları getiren kemik kadroya saygı duymak başka, o kadronun içindeki metal yorgunluğunu görüp taze kan enjekte etmek bambaşkadır. Okan Hoca'nın bu değişimi yapacak cesarete sahip olduğunu geçmişte gördük.
İşte bu değişim ve başarı süreci, beraberinde yeni bir soruyu da getiriyor. Galatasaray tarihinde "İmparator" lakabı taraftarın kalbinde Fatih Terim ile özdeşleşmişti. Şimdi ise kendi hikayesini yazan, rekorları birer birer kıran ve rüştünü fazlasıyla ispatlamış bir Okan Buruk gerçeği var. Yeni sezonda tribünlerin Okan Buruk'u nasıl selamlayacağı, ona hangi yeni sıfatı layık göreceği ve onu tribünlere hangi tezahüratla davet edeceği şahsen ben de merakla bekliyorum.