İstanbul Planlama Ajansı, "Kent Gündemi Serisi"nin son bölümü olan "Kentsel Dönüşüm Vaadi Analiz Raporu"nu yayımladı. Raporda, Mehmet Özhaseki, Murat Kurum ve Erdoğan Bayraktar dönemlerinde milyonlarca binanın yenilenmesi vaadine dikkat çekiliyor. Ancak TOKİ, 2002 yılından bu yana İstanbul'da ağırlıklı olarak üst ve orta sınıf konutlara odaklanan 60.000 proje tamamlamıştır.
Rapordan Önemli Bulgular:
Rapor, yetkililer tarafından yapılan açıklamaların analizini içeriyor ve işte öne çıkan bulgular:
- Resmi TOKİ verilerine göre 2002 yılından bu yana İstanbul'da toplam 98 bin 846 konut projesi hayata geçirildi. Bunlardan 60.632 proje tamamlanmış olup, 38.214 proje halen devam etmektedir. Özellikle, 14.980 proje, amaca yönelik olarak üretilen üst düzey konutlar olarak öne çıkıyor.
- TOKİ, sahip olduğu önemli kabiliyetlerle 2018-2023 yılları arasında İstanbul'da ortalama 3.000 konutu tamamlamayı başardı.
- Son yirmi yılda, bir gayrimenkul şirketi olan Emlak Konut GYO, ülke çapında 90.000'den fazla konut inşa etti ve bunların %69'u lüks konut kategorisine girdi.
- Kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinde yer alan konutlar, TOKİ tarafından üretilen konutların sadece %15,2'sini temsil ediyor.
- TOKİ, Sosyal Konut Girişimi aracılığıyla, iki yıl içinde İstanbul'da son 20 yılda üretilen toplam konut sayısı kadar konut üretmeyi taahhüt ediyor.
Zorluklar ve Tutarsızlıklar:
- 2019-2023 yılları arasında 25.490 projenin inşaatına başlandı, ancak bunların sadece %10'u
- TOKİ, bağlı ortaklıkları aracılığıyla, kamu gücünden yararlanarak, yüksek kiralı alanlarda özel sektör aktörü olarak işlev görmüştür.
- 2000'den 2019'a kadar, kamu arazilerinin kalkınmaya açılması, yalnızca belirli şirketlere fayda sağlayan 85 milyar dolar değerinde ayrıcalıklı projeye yol açtı. 130 yüksek kiralı projeyle yaratılan bu sarsıcı meblağ, İstanbul'u dört depreme hazırlamakla eşdeğer.
Rapor, artan motorin fiyatlarının tarım ürünleri üzerindeki etkisine ışık tutuyor ve bu durumun ekonomi politikaları ve vergi yapıları aracılığıyla tüketici fiyatlarını nasıl doğrudan etkilediğini gösteriyor. Dizel domateslerin aroması, sadece tarım sektöründe artan maliyetlerin değil, aynı zamanda ekonomi politikalarının ve vergi yapılarının tüketici fiyatları üzerindeki doğrudan etkilerinin de bir sembolü haline geliyor.




