Deprem yönetmelikleri mevcut, yangın yönetmeliği de oldukça detaylı. Ancak büyük bir eksiklik var: uygulama ve denetim. Kağıt üzerinde sağlam görünen yapılar, sahada ciddi zafiyetler taşıyor. Kentin mühendisleri, teknik uzmanları ve belediye temsilcileri artık uyarı vermiyor, alarm çalıyor.

İnşaat Mühendisleri Odası’nın gerçekleştirdiği 100 bin binayı kapsayan tarama çalışması rafa kalkmış gibi. Risk sıralaması çıkarılmış, öncelikli müdahale alanları belirlenmiş; fakat ne yazık ki raporlar bir aksiyon planına dönüşmüş değil. İzmir’in yapı stoku zamana karşı yarışırken, sadece birkaç ilçede sınırlı kalan analizlerin genişletilmesi için harekete geçilmesi bekleniyor.

Denetim Zincirinde Kırık Halka: Müteahhit Kendi Denetimini Seçiyor

En büyük yapısal tehlike ise denetimin doğrudan sistem dışına itilmesi. Müteahhidin laboratuvar ve denetim firmasını doğrudan belirleyebilmesi, kendi yaptığı işi kendisinin denetlemesi anlamına geliyor. Bu durum yalnızca teknik hatalara değil, etik zafiyetlere de zemin hazırlıyor. Uzmanlar bu sisteme "kendi çalıyor, kendi oynuyor" diyerek tepki gösteriyor.

Deprem sonrası yapı kalitesini artırmaya yönelik hazırlanan Tebliğ Metni, belediye meclislerinde onay bekliyor. Bu adım, riskli yapıların tespitinde devrim yaratabilecek kapasiteye sahip. Ancak halen uygulanmıyor. Yasal boşluklar, teknik belirsizlikler ve idari gecikmeler İzmir’i her geçen gün daha kırılgan hale getiriyor.

Yangın Güvenliğinde de Durum Farklı Değil

Yangınlara karşı gerekli sistemler var ancak çoğu zaman devre dışı, eksik ya da işlevsiz. Duman dedektöründen kaçış koridorlarına, söndürme sistemlerinden yangın merdivenlerine kadar pek çok alan “yönetmeliğe uygun” görünse de gerçekte işlerlikten uzak.

İzmir Ödemiş yenileniyor: İzmir Büyükşehir’den altyapı ve asfalt hamlesi!
İzmir Ödemiş yenileniyor: İzmir Büyükşehir’den altyapı ve asfalt hamlesi!
İçeriği Görüntüle

Yapı güvenliğini artırmak için yönetmelikler kadar uygulama disiplininin de gelişmesi şart. Sahada çalışan ustalara sorumluluk yükleyen uygulamalar, Tire Belediyesi gibi pilot örneklerle umut veriyor. Ancak bu yeterli değil. Müteahhitten kalfa seviyesine kadar tüm aktörlerin sorumluluk alması gerekiyor.