Banyoda çarşafla asılı halde bulunan genç kadının ölümü sonrası açılan davada, tutuklu sanık Emre T. ve olayla bağlantılı olarak yargılanan halası S.T. yeniden hakim karşısına çıktı. Aile, duruşma boyunca gözyaşları içinde seslerini duyurmaya çalıştı. Duygu’nun annesi Nuriye Bölükbaş’ın mahkemedeki sözleri, salonu derin bir sessizliğe bürüdü: “Ben hem kızımı hem doğmamış torunumu kaybettim. Bu sadece bir cinayet değil, bir soyun yok oluşu. Biz yandık, başka aileler yanmasın.”
Sanık Suçlamaları Reddetti, Aile İsyan Etti
Tutuklu sanık Emre T., savunmasında suçlamaları kabul etmedi ve olayın intihar olduğunu öne sürdü. “Sevdiğim kadını yaşatmak için uğraştım. Tahliye bile değil, beraat istiyorum” sözleriyle kendini savundu. Ailenin avukatları ise adli tıp raporlarını işaret ederek, olayın intihar değil, açıkça planlı bir cinayet olduğunu vurguladı.
Duygu’nun cep telefonuna ait teknik inceleme raporlarının dosyaya eklendiği duruşmada, savcının kovuşturmanın genişletilmesi talebi reddedildi. Esas hakkında mütalaa sunulması için süre verilirken, mahkeme Emre T.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Ailenin Umudu: “Emsal Bir Karar Olsun”
Baba Selahattin Bölükbaş ise kameralara yaptığı açıklamada adalete güvendiğini ve mahkemeden en ağır cezayı beklediklerini ifade etti. Aile, verilecek kararın yalnızca kendi acılarını dindirmekle kalmayıp kadın cinayetlerinin önlenmesinde caydırıcı olmasını umut ediyor.
Adli süreç boyunca kamuoyunun yoğun ilgisini çeken dava, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Sosyal medyada da “#DuyguİçinAdalet” etiketiyle başlatılan destek kampanyaları devam ediyor.