İZSU’nun paylaştığı son veriler, şehir genelinde baraj doluluk oranlarının ciddi biçimde düştüğünü ortaya koydu. Özellikle kentin en büyük barajı olan Tahtalı’daki düşüş, kuraklık tehlikesinin artık kapıda olduğunun en net göstergesi.

Yüzde 15 seviyelerine gerileyen Tahtalı Barajı, sadece İzmir’in değil, Ege Bölgesi’nin en önemli su kaynaklarından biri. Ancak bu seviyeler, barajın sağlıklı çalışması için gereken minimum değerlerin çok altında. Gördes ve Alaçatı barajlarında da benzer şekilde ciddi düşüşler gözlemleniyor. Bu durum hem içme suyu temininde hem de tarımsal üretimde büyük riskler doğurabilir.

Geçen Yıla Göre Dramatik Fark: Kuraklık Kendini Hissettirmeye Başladı

Bir yıl öncesine göre doluluk oranlarında yüzde 30’a varan düşüşler yaşanıyor. Bu sadece bir meteorolojik kriz değil, aynı zamanda ekolojik ve ekonomik bir alarm niteliğinde. Yağışların azalması, bilinçsiz su tüketimi ve iklim değişikliğinin etkileri birleşince tablo giderek daha karanlık hale geliyor.

Uzmanlar Uyarıyor: Su Kullanımında Radikal Değişiklik Şart

Bu veriler, sadece bugünü değil, yarını da tehdit ediyor. Eğer ciddi önlemler alınmazsa İzmir, önümüzdeki yaz aylarında çok daha derin bir su krizine sürüklenebilir. Yetkililer kadar bireylerin de bu süreçte bilinçli davranması artık hayati bir zorunluluk.