AYÇA TÖRÜN: EVET AMA NEDEN?
Evet, bu haftaki yazımda çoğumuzun fark etmeden kullandığı ama bıraktığı etki üzerine pek düşünmediği bazı kelimelere değinmek istedim. Çünkü bir konuşmanın ilk birkaç saniyesi anlattığımız şeyden çok nasıl başladığımızla hatırlanır. Seçtiğimiz sözcükler ise düşündüğümüzden daha güçlü izler bırakabilir.
Üstelik bazı kelimeler vardır ki yalnızca cümlenin değil, dinleyenlerin zihninde oluşacak algının da yönünü belirler.
Bir söze veya konuşmaya ortada bir soru yokken “Evet” diyerek başlamanın dil akışı açısından bir karşılığı yoktur. Örnek vermek için söze bu şekilde başladığımı anlamışsınızdır. Çünkü bazılarımız benim için “hem kullanma diyor, hem de kendisi kullanıyor” diyebilir.
"Evet, şimdi de huzurlarınıza ....................... davet ediyorum."
Onay gerektiren durumlar hariç, konuşma akışında böyle bir giriş yapmayız. ‘Hayır’ diyerek başlamadığımız gibi. Çünkü her ikisi de cevap/onay sözüdür.
Ne yazık ki, birçok konuşmada söze “Evet” diye giriş yapıldığını hatta bu kelimenin dolgu sözcüğü olarak yerleştiğini gözlemliyoruz. Sunumlarda en çok düzelttiğim hususlardan biridir.
Bir diğer yaygın hata ise gereksiz ek kullanımı. Dedelerimiz, “Önce selam sonra kelâm” demiş. Nedense kelâma geçmeden önce selamlaşma sözünü gereğinden fazla uzatabiliyoruz.
“Merhabalar, günaydınlar”
Oysa “Merhaba” ve “Günaydın” kelimeleri zaten kapsayıcı. Tek bir kişiye selam verirken de, bir topluluğa hitap ederken de çoğul eki kullanmak gereksizdir. Biri bizi ziyarete geldiğinde “Hoş geldinler” demediğimiz gibi.
Günümüzde birçok sunucu ve spikerden bile bu gereksiz ifadeleri duyuyorsunuz, biliyorum. Çünkü medya organları aracılığıyla hızla yayılan bu tarz ifadeleri doğru zannediyoruz.
Bu tür kullanımlar dilinize yerleştiyse alışkanlığınızı değiştirmeniz zor olabilir. Çünkü farkında olmadığımız bir şeyi değiştiremeyiz.
Belki bu yazı size sadece sözcükler hakkında küçük bir farkındalık kazandıracak. Belki de kurduğunuz cümlelerin insanlarda bıraktığı izi yeniden düşünmenize neden olacak. Çünkü iletişimde insanlar çoğu zaman sadece ne söylediğimizi değil; hangi bilinçle konuştuğumuzu, kelimeleri nasıl seçtiğimizi ve o sözlerin arkasında nasıl bir zihin taşıdığımızı da hisseder.
O halde yeni haftaya bir kelimeyi gerçekten fark ederek başlamak için herkese içtenlikle “Merhaba”. Çünkü bazen insanın bıraktığı en güçlü iz seçtiği ilk kelimede saklıdır.