Artık SGK prim borcu, vergi borcu ya da Hazine’ye vadesi geçmiş borcu bulunan hiçbir kamu kurumu, dış kredilerden faydalanamayacak. Bu yasak, geçmişte yapılmış ancak henüz sonuçlanmamış kredi başvurularını da kapsıyor. Uygulama, birçok büyükşehir belediyesi gibi İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni de doğrudan etkiliyor. İzBB’nin sıkça başvurduğu proje bazlı dış finansman yöntemleri, bu düzenleme ile fiilen durdurulmuş oldu.
CHP’li Altan İnanç: “Önce Silkelediler, Şimdi Sıkıyorlar”
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Altan İnanç, gelişmeyi sert sözlerle eleştirdi. “Önce silkelediler, şimdi boğazımızı sıkacaklar. Bu iş artık kamu kurumlarını çökertme girişimine dönüştü,” diyerek, merkezi yönetimin belediyeleri zor durumda bırakmayı amaçladığını öne sürdü.
İnanç, hizmet üretmenin ve şehir yönetmenin temelinde kaynak kullanımının olduğunu hatırlatarak, finansal baskının belediye performansını kasıtlı olarak baltaladığını savundu.
“Kaç Belediye Borçsuz? Gerçekçi Olalım”
İnanç’ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise Türkiye genelindeki mali tablo oldu. SGK borcu olmayan belediye sayısının oldukça az olduğunu söyleyen İnanç, borçların keyfi sebeplerle birikmediğine dikkat çekti: “Kimse borcunu zevk için ödemez. Finansmana erişim yoksa borç birikir.”
Özellikle uzun süredir bekleyen kredi onaylarının yeni yönetmelikle bir kez daha erteleneceğini ifade eden İnanç, bu adımın halkı ve şehirlerin gelişimini doğrudan hedef aldığını vurguladı.
“Bu Anlayışla Kentler Yönetilemez”
İnanç’ın en çarpıcı eleştirisi ise siyasi rekabete dair oldu. Belediyelerin başarısız olması için kasıtlı olarak engellenmesine tepki gösteren CHP’li yönetici, “Vatandaş ne olacak? Kentlerimizin geleceği ne olacak?” diyerek sözlerini tamamladı.
Yeni düzenleme, sadece bir ekonomik uygulama değil; aynı zamanda yerel-merkezi iktidar ilişkilerinde tansiyonu artıran bir adım olarak değerlendiriliyor.




