Zeytinlik alanların enerji ve madencilik projelerine açılmasına olanak tanıyan düzenleme, sadece toprak değil, aynı zamanda yaşam hakkı tartışmalarını da beraberinde getirdi. İzmir'in eski büyükşehir belediye başkanı Tunç Soyer, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yeni düzenlemeye karşı adeta isyan etti. Soyer’e göre bu yasa, ekonomik çıkarlar uğruna doğanın, halkın ve geleceğin hiçe sayıldığı bir dönüm noktası.

Yasal Zeminle Maskelenmiş Ekolojik Felaket

Yeni düzenleme, maden ve enerji projeleri için çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreçlerinin etkisizleştirilmesini, orman alanlarının kolayca tahsis edilebilmesini ve imar dışı inşaatların affedilmesini kapsıyor. Eleştirmenler, bu durumun “hukuki görünüm altında sürdürülen sistematik bir doğa talanı” olduğuna dikkat çekiyor.

İzmir'de ücretsiz konserler: Sanatseverler yaz coşkusu yaşayacak!
İzmir'de ücretsiz konserler: Sanatseverler yaz coşkusu yaşayacak!
İçeriği Görüntüle

Anadolu’nun binlerce yıllık tarım geleneğinde yer alan zeytin, sadece bir gelir kaynağı değil; geçmişle bugün arasında köprü kuran bir simge. Bu yasa ise binlerce köyün geçim kaynağını, gıda güvenliğini ve yerel ekonomileri tehdit ediyor.

Tepkiler Artarak Büyüyor

Çevre örgütleri, barolar, bilim insanları ve yurttaşlar sosyal medyada #ZeytinimeDokunma etiketiyle seslerini yükseltiyor. Yasa henüz Resmi Gazete’de yayımlanmadan iptali için hukuki girişimlerin başlatılması bekleniyor.

“Bu sadece bir yasa değil; doğayla bağlarımızı koparma girişimi.”

Soyer ve birçok çevre aktivisti, bu düzenlemeye karşı mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirtiyor. Toprağa, ağaca ve geleceğe sahip çıkma çağrısı, ülkenin dört bir yanına yayılmaya devam ediyor.