Modern Zaman Masalları- 4

Zekeriya Sofrası

‘Erkeklik meselesi’

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, zaman zaman içinde, ömrün ve akışı içinde bir kadınlık birde erkeklik meselesi varmış. Bu masalımız erkeklik ile ilgiliymiş. Bir erkeğin antropolojisi, bir erkeğin algoritması ve dünyanın halleri ile ilgiliymiş. ‘ dileğin gerçekleşmesi için, dilek gerçekleşince şükretmek için açılan bereket sofralarının adı Zekeriya sofraları imiş. Ve Zekeriya, zeker kelimesinden türemiş. Zeker, erkeklik organı anlamına geliyormuş. Yani erkeklik organı bereket anlamında kullanılırmış bu topraklarda. Dünya yuvarlak Batı dünyası için de önemli olan Kutsal Kitap Eski Ahit (Tevrat) ve Yeni Ahit (İncil) yani Latince isimleriyle ‘Vetus Testamentum’ ve ‘Novum Testamentum’de geçen testementum, erkeklik husyesinin adı olan ‘testis’ kelimesinden türemiş. Erkeklik cinsiyetine ait tüm özellikler bu husyelerde üretiliyormuş. Kadınlık cinsiyetine ait özelliklerin kadın yumurtalıklarında üretilmesinin erkek versiyonu yani. Lakin kadın yumurtaları vücudun içinde, erkek yumurtalı dışarıda imiş, buna ileriki masallarda anlatacağım. Eski zamanlarda Kudüs yöresinde erkekler birbirlerinin husyelerini (dışarıda olduğu için) tutarak yemin ederlermiş. Testis üzerine edilen yemin sözcüğünden türeyen kutsal kitap metinleri adı doğmuş.

Tarih boyunca bereket ve kutsallığı sembolize eden erkeklik organları aslında bir erkeğin toplumdaki cinsiyet rolünün nasıl olması gerektiğinin de temelleri atıyormuş. Sağlıklı, dengeli ve iyi geliştirilmiş bir eril enerji becerikli, sorun çözücü, eyleme geçen, duyarlı, gelişime açık, kadınları ve çocukları korumaya yönelik dürtüsü güçlü olanmış. Bu erkekler toplum içinde varlıklarını hissettirir, vizyonunun peşinden gider, ne istediğini bilip arzularının peşinden giderlermiş. Sağlıksız, dengesiz ve eril enerjisi gelişmemiş erkekler ise, kolayca şiddete yönelen, kadınlara ve çocuklara saygısız ve sevgisiz davranabilen, katı, esneklik gösteremeyen, kindar, kadınını baskı altına almaya çalışan, tereddütler içinde, amaçsız, kararsız, pasif, adım atmaktan, başarmaya çalışmaktan korkan özellikler taşırmış.

Erkekler, dengeli ve sağlıklı gelişmiş bir eril enerji geliştiremediği sürece, erkekler aslında sadece ve sadece kendi mutsuzluklarını çoğaltıyormuş. Çünkü zannedildiği gibi bir erkeğin gücü bankadaki parası, malı mülkü, konumu, rütbesi, olası güç ve yetki alanları ile değil yanındaki kadının gözlerinin içindeki pırıltı, gülümsemesindeki sıcaklık ile ölçülürmüş.

Ve ancak erkeklerin sağlıklı bir güce sahip olduğu toplumlarda kadın, gerçekten kadın olabilirmiş…

Peki, ne yapmak lazımmış? Bir sonraki masalda anlatacağım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.