Ege Haberleri

Yaşlanma

Her şeyden önce yaşlılık kavramı yaşadığınız döneme ve topluma göre oldukça göreceli bir kavram. Ortalama ömrün kırklarda olduğu dönemlerle, seksenlere dayandığı ve hatta bazı toplumlarda geçtiği günümüz, arasında böyle bir fark olması doğal. Hatta şu an ki popülasyonda bile yaşlılık tanımı içinde bulunduğunuz yaşa göre değişiyor. The European Social Survey in yaptığı bir çalışmada, 15- 24 yaş aralığındaki kişilere göre gençlik 28 yaşında sona eriyor ve yaşlılığın başladığı yaş 54 (terbiyesizler). Fakat seksenlerinde ki bir gruba sorulduğunda, gençlik 42 yaşında sona ermekte ve yaşlılık 67 yaşında başlıyor. (Mantıklı).

Her ne kadar insan ömrünün 120 ve üstüne uzatılma mücadelesi son hız devam etmekteyken, şu anda, Dünya Sağlık Örgütü’nün sınıflamasına göre, yaşlılığın başlangıcı 60 yaş­tır. 75 ileri yaşlılığın, 90 ise ihtiyarlığın başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Kısaca ortalama olarak insan hayatının 65 yaştan sonraki dönemi yaşlılık dönemi olarak adlandırılmakta.

Peki, yaşlanınca ne oluyor? Yaşlanmayla bedensel fonksiyonlar da yaşlanmaya adapte oluyor. Gözlerde uyum yeteneğinin azalması ile yakını görememe, vücut direncinin azalması, çabuk yorulma, tat duyusunun bozulması, ısı değişimlerine duyarlılık gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Hücre sayıları azaldığı gibi hücre fonksiyonları ve içerikleri de değişiyor. Kaslar zayıflıyor, eklemlerde kireçlenmeler başlıyor. Bu yapısal çöküşle birlikte yenilenme işlemi de yavaşlıyor.( Motosikletlerden bir düşerseniz 6 ay da toparlanamazsınız benden söylemesi, en iyisi saç uzatmaya devam) Beraberinde, kalp, şeker, yüksek tansiyon gibi hastalıklar görülmeye başlanıyor.

Peki, yaşlanmanın iyi yönleri var mı? O da haftaya. Şimdilik ruhunuzun genç olmasına dikkat, sağlıcakla!

1. Bölümün sonu. Devam edecek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı