Türkiye İşçi Partisi (TİP) İzmir İl Örgütü, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla süregelen krizin nedenlerine dikkat çekti. TİP’e göre, sorun yalnızca iklim değişikliğinin ya da kuraklığın sonucu değil; merkezi iktidarın ve yerel yönetimlerin yanlış politikalarının doğrudan ürünü.
Parti açıklamasında, büyük şirketlerin yüksek su kullanımının görmezden gelindiği, ancak yurttaşlara tasarruf dayatıldığı ifade edildi. Barajların maden projeleriyle tahrip edilmesi, orman alanlarının imara açılması ve kapitalist üretim anlayışının öncelenmesi, krizi derinleştiren unsurlar arasında gösterildi. TİP, “Kaynaklar şirketlere peşkeş çekilirken halk mağdur ediliyor” diyerek yönetim anlayışını sert bir dille eleştirdi.
Altyapı Kaynaklı Kayıplar Krizi Derinleştiriyor
İzmir’deki su kayıplarının önemli bir bölümünün altyapı sorunlarından kaynaklandığı vurgulandı. İZSU’nun kademeli faturalandırma sistemindeki adaletsizlikler, boru hatlarında sürekli meydana gelen arızalar ve yer altı çalışmalarında kurumların bilgilendirilmemesi, krizi büyüten nedenler arasında sıralandı. Ayrıca işletmelerin atık suyu geri dönüştürmek yerine kanalizasyona bırakmasının, kentteki su kaybını artırdığı ifade edildi.
“Sünger Kent Projeleri Hayata Geçirilmeli”
TİP, çözüm için yalnızca tasarruf çağrılarının yeterli olmadığını, kalıcı projelere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Buna göre:
-
Tarımda modern sulama yöntemleri desteklenmeli,
-
Ormanların imara açılmasına son verilmeli,
-
Yağmur suyunu toplayan projeler geliştirilerek sünger kent modeli uygulanmalı,
-
Baraj ve maden projelerinde halkın söz hakkı artırılmalı,
-
Su geri dönüşüm sistemleri işletmeler için zorunlu hale getirilmeli.
TİP İzmir, açıklamasını sert bir mesajla sonlandırdı: “İzmir halkı susuzluğa mahkûm edilemez. Su, ticari bir meta değil; tüm canlıların ve ekosistemin hakkıdır. Bu hakkı savunmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”