Yankı Kumpanya tiyatro ekibi, Türkiye’nin en acı gerçeklerinden biri olan deprem konusunu işleyen "Sesimi Duyan Var mı?" adlı oyunu Sınırsızlık Meydanı’nda sahneledi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği oyun, deprem anını ve sonrasında yaşanan dramı etkileyici bir dille gözler önüne serdi.
Enkaz Altındaki Çığlık: Bir Ailenin Dramı
Menteşe Kent Konseyi Kültür Sanat Meclisi’nin de destek verdiği proje kapsamında, oyun iki seans halinde izleyiciyle buluştu. Hikaye, dört kişilik bir ailenin deprem sonrası parçalanan yaşamına odaklanıyor. Enkaz altında kalan bir gencin, hafızalara kazınan "Sesimi duyan var mı?" seslenişiyle abisi tarafından kurtarılması, ancak anne ve babasını kaybetmesi sahnede canlandırıldı. İzleyicilere duygu dolu anlar yaşatan performans, deprem gerçeğinin sadece istatistiklerden ibaret olmadığını bir kez daha hatırlattı.
"İnsan Canı Ucuz Değil"
Oyunun ardından açıklamalarda bulunan Yankı Kumpanya Genel Sanat Yönetmeni Mesut Budak, projenin çıkış noktasını ve hedeflerini paylaştı. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Budak, önlemlerin bireysel seviyeden çıkıp toplumsal bir seferberliğe dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
Budak, "Bu derdi bütün kurum ve kuruluşlar üstlenmeli. Sadece bireylerin değil, sistemin de bu gerçeğe göre şekillenmesi şart." Diyerek, "Denetimlerimizi sıkılaştırmalı, mimari yapılarımızı gözden geçirmeliyiz. Özellikle toprak harçla yapılan kargir evlerin durumu büyük risk taşıyor." dedi.
"Şiddetli bir depremde ne yapacağımızı bugünden düşünmeliyiz. İnsan canı ucuz değil. Yankı Kumpanya olarak amacımız bu farkındalık ateşini yakmaktı."
Sanatın Gücüyle Deprem Bilinci
Sokak tiyatrosu formatında sergilenen oyun, meydandaki kalabalığa deprem anındaki çaresizliği ve sonrasındaki dayanışmanın önemini hissettirdi. Menteşe’de gerçekleştirilen bu etkinlik, deprem hazırlığının sadece fiziksel önlemlerle değil, aynı zamanda zihinsel bir hazırlık ve toplumsal bilinçle mümkün olacağını göstermiş oldu.