Meydanın simgesi haline gelen Saat Kulesi’nin önünde hatıra fotoğrafı çektirmek, hem İzmirli hem de kenti ziyaret eden turistler için adeta bir gelenek. Ancak, tam da bu ünlü kulenin karşısında duran küçük bir cami var ki, hikâyesi çoğu kişinin ilgisini çekse de ayrıntılarını bilen pek az.

Bugün Konak Camii ya da halk arasında bilinen adıyla Hükümet Camii olarak anılan bu yapı aslında “Yalı Camii”dir. İsmini, ilk inşa edildiği dönemde deniz kıyısında yer almasından alıyor. Zamanla sahil dolgusu ilerleyince, cami kıyıdan uzaklaşıp meydanın merkezinde kalmış. Küçüklüğü ile dikkat çeken cami, İzmir’in tarihi dokusuna zarif bir şekilde eşlik ediyor.

Ayşe Hanım’ın Mirası

Yalı Camii’nin geçmişi 18. yüzyıla dayanıyor. Derviş Ağazâde Mehmet Paşa’nın kızı Ayşe Hanım tarafından yaptırılan cami, başlangıçta bir medrese mescidi olarak inşa edildi. Ancak zamanla değişen şehir dokusu, yapının kaderini de şekillendirdi. 1867’de Vilayet Konağı ile birlikte yıkılan mescit, 1873’te bugünkü formuna kavuştu.

İzmir'de su kesintisi alarmı: 8 ilçe etkilenecek!
İzmir'de su kesintisi alarmı: 8 ilçe etkilenecek!
İçeriği Görüntüle

I. Dünya Savaşı yıllarında dönemin İzmir Valisi Rahmi Bey’in girişimleriyle önemli bir restorasyon sürecine giren cami, Mimar Tahsin Sermet Bey’in eliyle Ulusal Mimarlık akımına uygun şekilde yenilendi. Tek kubbeli ve tek minareli yapısı, Osmanlı mimarisinin sadeliğini günümüze taşıyor.

Çinilerden Günümüze Uzanan İzler

Caminin en dikkat çekici detaylarından biri de çinileri. İlk örnekler Hafız Mehmet Efendi tarafından yapılırken, 1964’te oğlu Hakkı Çinicioğlu katkıda bulundu. 1997’de ise ünlü seramik sanatçısı Ümran Baradan tarafından yapılan çiniler camiye farklı bir kimlik kazandırdı.

Bugün İzmir’in en yoğun noktalarından birinde yer almasına rağmen çoğu kişinin hikâyesini bilmediği Yalı Camii, kentin kültürel mirasının en özel parçalarından biri. Saat Kulesi’ne uğrayan herkesin önünden geçtiği bu küçük yapı, aslında İzmir’in tarihini sessizce anlatmaya devam ediyor.