Sarsıntının ardından yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Batı Anadolu’daki kırık sistemlerine dikkat çekerek, “İzmir-Aydın-Bozdağ horstu”nun jeolojik açıdan ne kadar önemli bir fay hattı olduğunu vurguladı.

Deprem sonrası sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Prof. Görür, bölgedeki sismik hareketliliğin batıya doğru genişleyen gerilme yapısından kaynaklandığını belirtti. Uzman, Batı Anadolu’nun tektonik yapısının sürekli olarak kuzey-güney yönlü bir gerilme yaşadığını, bu durumun da doğu-batı doğrultulu graben sistemleri oluşturduğunu ifade etti.

İZSU Urla'nın 4 mahallesinde çalışma başlattı: İçme suyu hatları yenileniyor!
İZSU Urla'nın 4 mahallesinde çalışma başlattı: İçme suyu hatları yenileniyor!
İçeriği Görüntüle

“Horst ve graben yapısı, depremleri şekillendiriyor”

Naci Görür, açıklamasında “İzmir-Aydın-Bozdağ hattının” bölgedeki en etkin jeolojik yapı olduğunu vurgulayarak, bu hat boyunca gelişen listrik fayların ve blok hareketlerinin depremlerin karakterini belirlediğini söyledi. Horst sistemlerinde tavan bloklarının kuzeye doğru hareket ettiğini, farklı sürtünme koşullarının ise çapraz kırıklar yaratarak yeni depremleri tetikleyebileceğini dile getirdi.

“Yanlış yorumlardan kaçınmak için yön ve düzlem analizi şart”

Görür, her depremin konumunun ve kırık düzleminin dikkatle analiz edilmesi gerektiğini belirterek, aksi halde yanlış değerlendirmelerin kamuoyunda bilgi kirliliğine yol açabileceğini ifade etti. Uzman, bu tür depremlerin yalnızca tek bir fay hattı üzerinden okunamayacağını, bölgesel jeodinamiklerin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu söyledi.

Kütahya, Manisa, Aydın ve İzmir’i kapsayan Batı Anadolu bölgesi, tarih boyunca çok sayıda yıkıcı depreme sahne olmuş aktif fay hatlarının merkezinde yer alıyor. Uzmanlara göre, bu bölgedeki hareketlilik uzun vadede Türkiye’nin deprem risk haritasında belirleyici bir unsur olmaya devam edecek.