Manisa Eğitim-Bir-Sen’den ABD’ye tepki

Son aylarda Türk ekonomisine karşı yapılan manipülatif saldırıları değerlendiren Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Mesut Öner, “Küresel baronların ve onların ekonomik tetikçileri olarak gördüğümüz bazı uluslararası kuruluşların...

Manisa Eğitim-Bir-Sen’den ABD’ye tepki

Son aylarda Türk ekonomisine karşı yapılan manipülatif saldırıları değerlendiren Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Mesut Öner, “Küresel baronların ve onların ekonomik tetikçileri olarak gördüğümüz bazı uluslararası kuruluşların manipülatif saldırılarına karşı hükümetimizin oluşturduğu direniş hattına şimdiye kadar olduğu gibi bütün gücümüzle katkı verdiğimizi ilan ediyoruz. Yaşasın bağımsızlık, yaşasın milli ekonomi, var olsun güçlü ve büyük Türkiye” dedi.

Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Mesut Öner, ABD’nin Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırım kararı ve dolar üzerinden yapılan manipülatif saldırılarla ilgili açıklamalarda bulundu. Öner, "Özellikle 2008 finansal kriz ile birlikte büyük bir dar boğaza girmiş olan kapitalist emperyalizm ve onun en tepesindeki elitlerin yönettiği ABD’nin özellikle 1945’ten sonra geliştirdiği taktik stratejiler bir bir iflas etmektedir. Tam da bu sebepten dolayı büyük bir akıl tutulması yaşamaktadır. Dolayısıyla Amerika, krizin ve şiddetin merkezidir; ülkemizin de içinde bulunduğu otuz ülkeye karşı neresinden bakarsanız bakın küresel çapta bir yıkımın kapısını aralayacak olan ticaret savaşları stratejisi başka nasıl açıklanabilir. Bazı kesimlerin görmezden geldiği böyle bir gerçek ortadayken, özellikle evanjelikler ve neoconların ’Rahip Brunson’u teslim etmezseniz...’ ile başlayan tehditlerinin krizin merkezi Amerika’nın hezeyanları olduğunu da bilmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

"Mesele rahip Brunson değil, batmakta olan bir stratejidir"

Meselenin rahip Brunson değil, batmakta olan bir strateji olduğuna dikkat çeken Öner, ”Ülkemizde bazı kesimlerin yaşadığımız süreci hala Brunson üzerinden okumaya çalışmaları ve hatta hukuku hiçe sayarcasına ’ver Brunson’u, krizden kurtul’ kolaycılığı, 15 Temmuz’da büyük bir yenilgiye uğrattığımız emperyal güçlerin yeniden mevzi kazanmasından başka bir şeye hizmet etmeyecektir. Aslında mesele açık seçik bir şekilde karşımızda durmaktadır. Küresel emperyalizmin öncüsü ABD, kendi içindeki krizi gizlemek için dünya devletlerine savaş açmış durumdadır. Öte yandan, geçen yüzyıl ortasında Amerikan hegemonyasını sağlamak için sahaya sürülen bütün kavramlar ve bu kavramların kurumsal yapılarının güvenirliliği kalmamıştır. Buna karşılık dünyanın birçok yerinde yeni arayışlar, bağımsız politikalar geliştirilmektedir. Yani küresel emperyalist ABD’nin gerek ekonomik anlamda gerekse siyasi anlamda kendi içinde yaşadığı krizler, hegemonik bir boşluk oluştururken; her devlet yeni ittifaklar, yeni paktlar oluşturmak için çabalamaktadır. Bu durum yeni bir dünyanın habercisidir ve bu dünyanın kurulması noktasında gerek tarihi derinliği ile gerekse tarihi derinliğine koşut olarak geniş bir coğrafyaya hitap eden Türkiye’ye büyük imkânlar sunmaktadır. Nitekim son yıllarda atılan adımlar umutlarımızı artırırken, emperyalizmin histeriye varacak derecede agresifleşmesine neden olmaktadır. Bugün yaşadıklarımızın bir yüzü de budur.

Bu hakikati göremeyenlerin, geçen yüzyıl askeri ve siyasi darbelerle ülkemize yerleşen vesayetin dilinden kurtulamayanların, Amerikan hegemonyasının/emperyalizminin temel aygıtlarından biri olan ve küresel rezerv para olarak deklare edilen doları tek hakikat olarak görmeleri de kaçınılmazdır. Onun içindir ki, vesayet döneminde oluşan ezberle konuşanların milletimizin hilafına kurdukları cümleler bizim için felaket tellallığı mesabesindedir” dedi.

Kurgulanan küresel oyunlara karşı toplumsal duyarlılığımızı yüksek tutmamız gerektiğine vurgu yapan Öner,” Bütün bunlardan hareketle, emperyalizmin yaşadığı krizin oluşturacağı muhtemel yıkıntılardan kurtulmanın ve son yıllarda bütün olumsuzluklara, bütün saldırılara rağmen adım adım hayata geçirdiğimiz güçlü ve büyük Türkiye idealinin tam anlamıyla tecellisinin sağlanmasının tek yolu, toplumsal dayanışmamızı koruyarak devlet ve millet birlikteliğini güçlendirmektir” ifadelerini kullandı. - Ege Haber
YORUM EKLE