Tarihte kurulan 2. Mevlevihane Afyonkarahisar’da

Afyonkarahisar’da bulunan Mevlevihane, tarihte kurulan 2. Mevlevihane olma özelliği taşıyor.Konya’dan sonra 2. olarak 1300’lü yıllarda kurulan ve Sultan Divani tarafından açılan Mevlevihane, kurucusunun ismini taşıyor. Yıllık 200 bin ziyaretçiyi...

Tarihte kurulan 2. Mevlevihane Afyonkarahisar’da

Afyonkarahisar’da bulunan Mevlevihane, tarihte kurulan 2. Mevlevihane olma özelliği taşıyor.

Konya’dan sonra 2. olarak 1300’lü yıllarda kurulan ve Sultan Divani tarafından açılan Mevlevihane, kurucusunun ismini taşıyor. Yıllık 200 bin ziyaretçiyi ağırlayan Mevlevihane, yıllarca depremler ve yangınlar geçirmiş. Son geçirdiği yangında oluşan zararı ise dönemin padişahı Sultan 2. Abdülhamit Han karşıladı. Sultan Divani Mevlevi Müzesi Müdürü Hasan Özpunar, Mevlevihane’nin yerleşkesi hakkında bilgiler verdi. Müze olarak Mevlevihanenin 2007-2008 yıllarından itibaren hizmet verdiğini kaydeden Özpınar, "Afyonkarahisar Mevlevihanesi tarihte kurulan 2. Mevlevihane olma özelliğini taşıyor. Konya’dan sonra 1300’lü yılların başında kurulmuş ve günümüze kadar özelliğini muhafaza etmiş. 2007-2008 yılından bugüne de büyük bir ziyaretçi kitlesine müze olarak erişti. Afyonkarahisar Belediyesi’nin bünyesinde hizmet vermektedir" dedi.

"Sultan 2. Abdülhamit Han’ın şahsi servetinden bağışlarıyla Mevlevihane yeniden inşa edilmiş"

İslam coğrafyası içerisinde birçok Mevlevihananin Sultan Divani tarafından açıldığından söz eden Özpunar, "Mevlevihanemizde Hazreti Mevlana’nın 6. ve 7. kuşak torunlarına ait türbeler bulunmaktadır. Bunların içerisinde en önemlisi diyebileceğimiz 7. kuşak torunu olan Mehmet Semai Çelebi yani Sultan Divani’dir. 1440-1530’lu yıllar arasında yaşadığı dönemde Mevlevilikte ön planda olmuştur. Anadolu’nun bir çok yerinde ve Osmanlı coğrafyasında mevlevihanelerin açılışına öncülük etmiş. Sakız Adası, Midilli, Suriye’nin Lazkiye, Halep, Mısır Kahire, Anadolu’da Burdur Mevlevihanesi gibi yerler bizzat onun açtığı yerlerden bazılarıdır. Bu sebepten Mevlevilikte Hazreti Mevlana’dan sonra Pir-i Sani yani ikinci pir, kurucu olarak kabul görür. Dergah değişik dönemlerde yangınlar ve depremler geçirmiş. En son 1902 Ağustos ayında büyük bir yangın sonucunda bu mahallede bin 200 civarında ev ile birlikte dergah da tamamıyla yanmış. Sonrasında dönemin padişahı Sultan 2. Abdülhamit Han’ın şahsi servetinden bağışlarıyla birlikte yeniden inşa edilmiş. 1907-1908 yıllarında ise bugünkü haliyle yeniden açılışı yapılmış. Cumhuriyet dönemine baktığımız zaman değişik amaçlarla kullanıldığını görüyoruz. Afyonkarahisar Müftülüğü, aşevi, Kur’an-ı Kerim kursu, din görevlilerinin odaları şeklinde kullanılmış" diye konuştu.

"200 binin üzerinde bir ziyaretçi kitlesine eriştiğimizi görüyoruz"

Son olarak günümüzde Mevlevihanenin halen önemli bir noktada bulunduğunu açıklayan Hasan Özpunar, sözlerini şu şekilde tamamladı;

"Az önce bahsettiğim gibi 2007-2008 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore ettirilerek Afyonkarahisar Mevlevihanesi Müzesi olarak ziyarete açıldı. Çok da fazla sayı olarak bir şey diyemeyiz ama yıllık baktığımızda 200 binin üzerinde bir ziyaretçi kitlesine eriştiğimizi görüyoruz. Mevlevihanemizin bünyesinde mutfak, derviş odaları, semahane, Mevlevi büyüklerinin sandukaları yer alıyor. Bunların yanı sıra da yine Afyonkarahisar Mevlevihanesi aslında bakılırsa tarihi semtlerinde önemli bir nokta görevi görüyor. Buraya gelen ziyaretçilerimiz dergahla birlikte yine yüzlerce yıllık geçmişe sahip tarihi konakları görebilirler. Tüm misafirlerimizi bekliyoruz." - Ege Haber
YORUM EKLE