Rezerv alan ilan edilmek istenen bölgede doğalgaz kesintileri, yıkım girişimleri ve yağmalama olayları nedeniyle zor günler geçiren mahalle halkı, yaşadıkları tüm sorunları belgeleriyle beraber belediye bürokratlarının önüne koydu.
“Evlerimiz yıkılmadan önce yağmalanıyor”
Toplantıda söz alan Esentepe Mahallesi sakinleri, yıkım sürecinin hukuki belirsizlik içinde ilerlemesinin kaosa yol açtığını vurguladı.
Mahallede bazı evlerin doğalgazı kesildikten sonra kapı, pencere ve demir korkulukların sökülerek sokaklara atıldığı, evlerin sahipsiz bırakıldığı ve yağmalanmaya açık hale geldiği ifade edildi.
Bu durumun hem güvenlik açığı yarattığı hem de mahallede yaşayan binlerce kişiyi tedirgin ettiği kaydedildi.
Mahkemeden “durdurma” kararı gelmişti
Kriz, İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin kritik kararıyla derinleşmişti.
Mahkeme, yaklaşık 7 hektarlık alanı kapsayan rezerv yapı alanı kararının hukuken geçerliliğini yitirdiğini, bu karara dayanılarak hazırlanan imar planı düzenlemelerinin uygulanamayacağını belirterek yürütmeyi durdurmuştu.
Kararda ayrıca, planın devam ettirilmesinin “mahalleli açısından telafisi güç zararlar doğurabileceği” vurgulanmıştı.
Tüm bunlara rağmen bölgede doğalgaz ve elektrik kesintilerinin başlaması, tebligatların gönderilmesi ve bazı evlerde fiili yıkım hareketlerinin görülmesi mahallede büyük tepki toplamıştı.
“Bize çıkın dediler, şimdi evlerimiz talan ediliyor”
Toplantıya katılan bazı vatandaşlar, söz konusu bölgede faaliyet gösteren firmanın kendilerine baskı uyguladığını öne sürdü.
Birçok mahalleli, yerlerinden edilmek istendiklerini, hâlâ hukuki süreç devam ederken altyapıların kesilmesinin yaşam hakkını ihlal ettiğini dile getirdi.
Gündemdeki firma tartışma yaratıyor
Bölgeye ilişkin tartışmaların merkezindeki TurkMall şirketiyle ilgili ortaya çıkan belgeler ise soru işaretlerini artırdı.
Mahalleliler tarafından paylaşılan kayıtlar, şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarında “0 TL matrah – 0 TL tahakkuk” bildirdiğini gösteriyor.
Firmanın hayata geçirmek istediği projelerden biri olan Forum Göztepe, sürecin şeffaf yürütülmediği iddialarını güçlendirirken, mahalle sakinleri bu duruma tepkili.
“Kentsel dönüşüm değil, yaşam alanı gaspı”
Toplantıda söz alan birçok sakin, amaçlarının kentsel dönüşüme karşı çıkmak olmadığını, ancak sürecin belirsizliklerle, baskılarla ve hukuki kararların yok sayılmasıyla ilerlemesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Mahalleli; kesintilerin durdurulması, yağmalanan evler için önlem alınması ve hukuki süreç sonuçlanana kadar tüm uygulamaların durdurulması çağrısında bulundu.