Özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte barajlardaki mevcut su rezervleri kent sakinleri için endişe kaynağı haline geldi. İzmir’in içme suyu, tarımsal sulama ve sanayi kullanımı için başlıca su kaynaklarını oluşturan barajlarda doluluk oranları çarpıcı biçimde düşmüş durumda. En kritik seviyeye gerileyen barajlar arasında Gördes %5,36, Tahtalı %15,14 ve Alaçatı Kutlu Aktaş %17,06 ile dikkat çekiyor. Balçova Barajı ise %38,73 seviyesinde. Bu oran, geçtiğimiz yılın aynı döneminde %75’in üzerindeydi.
Yalnızca Güzelhisar Barajı görece olarak daha iyi durumda bulunuyor ve %67,85 seviyesinde ölçüldü. Ancak bu oran da geçen yılki %88,67 seviyesinin oldukça gerisinde kalıyor.
Geçen yıl ile kıyaslandığında tablo daha da çarpıcı
Geçtiğimiz yılın aynı gününde barajların büyük kısmı %40’ın üzerindeyken, bu yıl neredeyse yarı yarıya düşüşler yaşandı. Kurak geçen kış aylarının ardından doluluk oranlarında ciddi gerilemeler meydana gelirken, uzmanlar kentsel su tasarrufu konusunda daha bilinçli adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.
Su yönetimi ve tasarruf önlemleri gündemde
İklim değişikliğinin etkilerinin yoğun şekilde hissedildiği Ege Bölgesi’nde, mevcut su politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Belediyeler, çiftçiler ve sanayi kuruluşları için yeni dönem su yönetimi stratejilerinin masaya yatırılması bekleniyor.
İzmirli vatandaşların ise bu kritik dönemde su tüketimi konusunda daha duyarlı davranması büyük önem taşıyor. Özellikle evsel tüketimde tasarruflu cihazların tercih edilmesi, sızıntıların kontrol edilmesi ve sulama alışkanlıklarının yeniden düzenlenmesi gerekiyor.
Kuraklığın gölgesinde geçen bu dönemde, İzmir barajlarındaki her bir damla su daha da kıymetli hale geliyor.