Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) eylül 2025 verilerine göre kentte konut satışları geçen yıla oranla yüzde 12,2 artarak 8 bin 544’e yükseldi. Satışlardaki bu artış, gayrimenkul piyasasında canlılığın devam ettiğini gösterse de vatandaşın alım gücü yeni ve güvenli konutlara ulaşmaya yetmiyor.
Deprem riski en yüksek şehirlerden biri olan İzmir’de, alıcıların büyük bölümü 25–30 yaş üzeri eski binaları tercih etmek zorunda kalıyor. Çünkü maliyet baskısıyla yükselen fiyatlar, yeni konutları orta gelir grubunun erişemeyeceği seviyelere taşıdı.
Yeni ev fiyatları uçtu, ikinci el konutlar ilgi görüyor
Kentin farklı bölgelerinde yeni yapılmış 120 metrekare 3+1 dairelerin fiyatı 7 ila 12 milyon TL arasında değişiyor. Aynı büyüklükteki 30 yaş üzeri konutlar ise 3,5–5 milyon TL aralığında satılıyor. Aradaki fark neredeyse yüzde 200.
Gayrimenkul Uzmanı Deniz Kezer, piyasanın geldiği noktayı şöyle özetliyor: “İzmir’de herkes yeni binalarda yaşamak istiyor ama maliyetler o kadar yükseldi ki 40 metrekare 1+1 ev parasına, aynı bölgede 30 yaşında 3+1 daire alınabiliyor. İnsanlar artık güvenlikten çok bütçeye odaklanmak zorunda kalıyor.”
Menemen zirvede, Buca ve Torbalı onu takip ediyor
Eylül ayında en fazla konut satışı Menemen’de gerçekleşti. İlçede 1053 konut el değiştirdi. Onu Buca (993), Torbalı (816), Karşıyaka (645), Çiğli (546), Konak (515), Bornova (475) ve Karabağlar (456) izledi. Bayraklı ve Dikili ise listede son sıralarda yer aldı.
Piyasadaki fiyat artışlarına rağmen, gayrimenkul uzmanları şu dönemi “alım fırsatı” olarak değerlendiriyor. Deniz Kezer, “Faiz oranları kısmen geriledi, fiyatlar da henüz zirveye ulaşmadı. Bu nedenle konut almak isteyenler için doğru zaman.” diyerek yatırımcıları uyardı.
İzmir’de tablo net: Talep var ama erişim zor
Konut satışlarındaki artış, İzmir’in dinamik yapısını koruduğunu gösteriyor. Ancak yüksek inşaat maliyetleri, düşük alım gücü ve deprem riski, kentin konut piyasasında “eski binalara mecburiyet” gerçeğini gün yüzüne çıkarıyor.