İzmir Haberleri

İzmir’de konut için yeni dönem mesajı: Tugay’dan TOKİ’ye açık çağrı

İzmir’de düzenlenen Ege-Koop Danışma Kurulu toplantısında konuşan Başkan Tugay, konut politikalarının salt yapı üretimi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Tugay’a göre barınma, ulaşım, altyapı ve sosyal donatı alanlarıyla birlikte ele alınması gereken bütüncül bir mesele. Kentin farklı noktalarında hayata geçirilen bazı projelerde bu bütüncül bakışın eksik kaldığını belirten Tugay, plansız konut üretiminin uzun vadede yeni sorunlar doğurduğuna dikkat çekti. Özellikle altyapı yatırımları yapılmadan yükselen yerleşim alanlarının, hem kent bütçesini hem de yaşam kalitesini zorladığını vurguladı.

TOKİ ile ortak akıl vurgusu

Başkan Tugay, merkezi yönetimin konut üretimindeki en önemli aktörlerinden biri olan TOKİ ile iş birliğine açık olduklarını net bir dille ifade etti. Yerel yönetimlerin bilgi ve planlama gücünün sürece dahil edilmesinin önemine değinen Tugay, doğru koordinasyonla çok daha sağlıklı projeler üretilebileceğini dile getirdi.

Bu yaklaşımın temelinde, İzmir’in mevcut altyapı kapasitesi ve ulaşım planlarının korunması yatıyor. Tugay’a göre, merkezi ve yerel yönetimler arasında kurulacak şeffaf ve teknik temelli bir diyalog, kentin geleceğini güvence altına alabilir.

Barınma bir sosyal politika meselesi

Tugay, konut sorununa yalnızca piyasa koşullarıyla bakılmaması gerektiğini belirterek barınmayı temel bir hak olarak tanımladı. Devletin, her vatandaş için erişilebilir barınma imkanları sunabilecek güce sahip olduğunu ifade eden Tugay, bunun ancak doğru planlama ve ortak iradeyle mümkün olabileceğini söyledi.

Bu noktada yerel yönetimlerin deneyimi, merkezi kurumların kaynak gücüyle birleştiğinde sürdürülebilir çözümler üretilebileceği vurgulandı.

Ege-Koop’tan uydukent vurgusu

Toplantıda söz alan Ege-Koop temsilcileri ise İzmir’de artan kiracı oranlarına dikkat çekti. Kentte yaşayan her 10 kişiden 4’ünün kiracı konumunda olduğu bilgisi paylaşılırken, planlı uydukent projelerinin artık zorunluluk haline geldiği ifade edildi.

Kooperatif modelinin hem sosyal dengeyi koruduğu hem de erişilebilir konut üretiminde etkili olduğu vurgulanırken, arsa temini konusunda yerel ve merkezi yönetimlerden destek beklentisi dile getirildi. İzmir’de konut politikalarına dair verilen bu mesajlar, önümüzdeki dönemde yeni iş birliklerinin kapısını aralayacak nitelikte. Planlı kentleşme, sosyal konut ve ortak akıl vurgusu, İzmir’in barınma sorununa yönelik daha kapsamlı adımların sinyali olarak değerlendiriliyor.