Tugay, sendikanın uzlaşmaz tutumunun artık sadece bir ücret meselesi olmaktan çıktığını, sürecin siyasallaştığını ima etti. Süreci İzmir halkına taşıyacağını belirten Tugay, referandumu gündeme getirdi. Tugay, yaptığı açıklamada toplu sözleşme sürecinin sendika tarafından “kısır bir pazarlık alanına” dönüştürüldüğünü savundu. Ücret dışındaki taleplerin kamuoyuna açıklandığını belirten Başkan, sürecin manipülasyona açık bir hâle geldiğini söyledi. Uyuşmazlıkların çözülmemesi hâlinde, sendikanın tekliflerini doğrudan halka sunacağını belirten Tugay, “İzmir halkı sağduyuludur, bu krizin gerçek yüzünü görecektir” dedi.

Siyasi Gölge mi Düşüyor?

Tugay’ın özellikle dikkat çektiği konulardan biri, grev zamanlamasının merkezi operasyonlarla eş zamanlı olması. İstanbul’daki siyasi baskılara atıfta bulunarak, İzmir’deki eylemlerin tesadüf olmadığını ima etti. Ayrıca, merkezi iktidarın kamu kaynaklarını kısmış olmasına rağmen işçilerin buna karşı sessiz kalmasını da çelişkili bulduğunu ifade etti.

İzmir Bornova'da kaza: Tırın çarptığı otomobil galeriye girdi!
İzmir Bornova'da kaza: Tırın çarptığı otomobil galeriye girdi!
İçeriği Görüntüle

“Bütçeyi Açıkladık, Ama Duvarla Konuşuyoruz”

Belediyenin mali durumunun net bir şekilde ortaya konduğunu ve tüm kalemlerin şeffaflıkla açıklandığını belirten Tugay, buna rağmen sendikadan gelen önerilerin gerçekçilikten uzak olduğunu vurguladı. “Veremeyeceğim sözleri vermem, çünkü bu şehirde sorumluluğum var” diyerek, belediye kaynaklarının sınırsız olmadığının altını çizdi.

Cemil Tugay, mücadeleyi sadece bir ücret krizi değil, bir ilkeler meselesi olarak gördüğünü belirtti. Ortak akıl, sağduyu ve şeffaflık çağrısında bulunan Başkan, İzmirlilerin de sürecin bir parçası olmasını istiyor. Referandum çıkışı, sendikaya güçlü bir mesaj niteliği taşırken, aynı zamanda halkla kurulan doğrudan iletişimin de kapısını aralıyor.