Madde, tütün ve dijital bağımlılık alanlarında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, bağımlılığın yalnızca bireysel bir zayıflık değil, tedavi edilebilir bir hastalık olduğu vurgulandı. Seminer, yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda yurttaşın katılımıyla yoğun ilgi gördü.

İzmir'de yürek sızlatan olay: Yeni doğmuş bebeği poşete koyup kapıya astılar!
İzmir'de yürek sızlatan olay: Yeni doğmuş bebeği poşete koyup kapıya astılar!
İçeriği Görüntüle

Seminerde konuşan Dr. Nuray Öztürk, tütün ürünlerinin halen en ölümcül bağımlılık türü olduğunu ifade etti. Sigara ve nargilenin sanılanın aksine masum olmadığını belirten Öztürk, "Elektronik sigara bırakma yöntemi değil, bağımlılığı pekiştiren bir alternatiftir" uyarısında bulundu. Pasif içicilik tehdidinin de altını çizdi.

Dijital Ekranlar Çocukları Sessizce Ele Geçiriyor

Psikolog Yıldız Aslan’ın sunumu, dijital bağımlılığın giderek yaygınlaştığını gözler önüne serdi. Özellikle küçük yaş gruplarında ekran maruziyetinin, bilişsel gelişimi ciddi biçimde sekteye uğrattığına dikkat çekildi. Aslan, “Çocuk ekran süresi konusunda kural tanımazsa, ileride davranışsal sorunlar kaçınılmaz olur” diyerek ebeveynleri disiplinli olmaya çağırdı.

Bağımlılık ve Hukuk: Cezadan Çok Rehabilitasyon

Sosyal Hizmet Uzmanı Ferit Aslan ise bağımlılığın yalnızca sağlık değil, aynı zamanda hukuki bir boyut taşıdığını belirtti. Uyuşturucu kullanımının cezai yaptırımlarla karşılandığını, ancak tedaviye yönelen bireyler için yasal olarak farklı süreçlerin devreye girebildiğini aktardı. Ayrıca aile içi dinamikler ve çocuk hakları kapsamında devlet müdahalesinin de gündeme gelebileceğini açıkladı.

Etkinlik boyunca vurgulanan ana mesaj netti: Bağımlılıkla mücadele bireysel değil, kolektif bir çabadır. Yerel yönetimler, aileler, eğitimciler ve sağlık çalışanları iş birliği içinde çalışmadığı sürece, bağımlılık döngüsünü kırmak zorlaşıyor. Seminerin sonunda, katılımcılara destek hatları ve başvuru kanalları hakkında bilgi verildi.