İzmir Haberleri

İzmir’de Barajlarda Su Seviyesi Düşüyor: Kent İçin Alarm Zilleri Çalıyor

İzmir’de uzun süredir devam eden yağışsız günler, kentin su kaynaklarını kritik bir noktaya getirdi.

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) tarafından açıklanan son verilere göre barajlardaki doluluk oranları geçen yıla göre büyük oranda azaldı. Bu tablo, İzmir’in önümüzdeki aylarda ciddi bir su sıkıntısıyla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.

Kent genelinde en büyük içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı, şu anda en çok dikkat çeken nokta. Doluluk oranı yalnızca yüzde 4,60’a gerileyen baraj, kentin su güvenliği açısından alarm veriyor. Geçen yıl aynı dönemde yüzde 17,85 seviyesinde olan Tahtalı’daki düşüş, kuraklığın boyutunu gözler önüne seriyor.

İzmir’in Barajlarında Son Durum

19 Eylül 2025 tarihli verilere göre İzmir’in diğer önemli barajlarında da tablo iç açıcı değil. Balçova, Ürkmez ve Alaçatı Kutlu Aktaş barajlarında seviyeler yüzde 10’un oldukça altında kalırken, Gördes Barajı tamamen boş durumda. Güzelhisar Barajı ise yüzde 51 ile nispeten yüksek bir orana sahip olsa da tek başına İzmir’in ihtiyacını karşılamaya yetmiyor.

İZSU’nun geçen yıl açıkladığı verilere bakıldığında barajlardaki su oranlarının bu seneye göre çok daha yüksek olduğu görülüyor. 2024 yılında Balçova yüzde 22, Ürkmez yüzde 13, Alaçatı Kutlu Aktaş ise yüzde 12 seviyelerindeydi. Aradan geçen bir yılda bu oranların büyük ölçüde gerilemesi, İzmir’de kuraklığın etkisini daha da artırdığını kanıtlıyor.

Uzmanlardan Çağrı: Tasarruf Şart

Kentteki mevcut tabloya dikkat çeken uzmanlar, vatandaşları su kullanımında bilinçli davranmaya davet ediyor. Tarımsal sulamada modern yöntemlere geçilmesi, günlük yaşamda gereksiz su tüketiminden kaçınılması ve altyapıda kayıp-kaçakların azaltılması gerektiği vurgulanıyor.

Barajlardaki mevcut seviyeler, İzmir’in önümüzdeki dönemde daha sert tedbirler almak zorunda kalabileceğine işaret ediyor. Eğer yağışlar beklenen seviyede olmazsa, su kısıtlamaları ve yeni tasarruf planları gündeme gelebilir. İzmir halkının bu süreci en az zararla atlatabilmesi için toplumsal duyarlılığın artırılması büyük önem taşıyor.