Doğumundan bu yana eğitimini, sosyal yaşamını ve tüm varoluşunu bu ülkede sürdüren Rasim, hukuken “yok hükmünde” sayıldığı için temel vatandaşlık haklarından yararlanamıyor.
Ailesi 1989 yılında Bulgaristan’daki baskılardan kaçarak Türkiye’ye sığınan binlerce Türk aileden biriydi. Rasim ise bu göçün ardından Bursa’da dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını bu kentte geçirdi, ilköğretim ve ortaöğretimi başarıyla tamamladı. Ancak ailesinin göç sürecinde yaşanan bürokratik aksaklıklar, onun hayatını yıllarca etkileyen bir soruna dönüştü: soybağının resmiyete geçirilememesi.
“Doğdum, Büyüdüm, Okudum… Ama Resmi Kayıtta Yerim Yok”
Kimlik çıkarabilmek için defalarca başvuru yapan Rasim, yanında doğum belgesi, diploma, okul kayıtları gibi tüm resmi evrakları taşıdı. Fakat her denemesi kurumların “soybağı eksikliği” uyarısıyla sonuçsuz kaldı. Rasim, yıllardır yaşadığı bu çıkmazı anlatırken sık sık aynı cümleyi tekrar ediyor:
“Bu ülkenin insanıyım ama varlığım kâğıt üzerinde yok.”
En Büyük Hayal: Askerlik Görevini Yapmak
Rasim Mert, vatandaşlık hakkına kavuşmak istemesinin temel nedenlerinden birinin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne katılmak olduğunu söylüyor. Askerliğin kendisi için bir görevden öte, aidiyet sembolü olduğunu belirterek yıllardır kurduğu bu hayalin kimliksizlik nedeniyle imkânsız kaldığını ifade ediyor.
Kimlik kartı olmayan Rasim, ne sigortalı bir işte çalışabiliyor ne de sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor. Temel vatandaşlık haklarının büyük bölümünden mahrum bırakılan Rasim, “Bugün hastalansam tedavi olacak bir yerim yok. Bu durum sadece beni değil annemi de derinden yaralıyor” diye konuşuyor.
Avukatından Kritik Açıklama: “Bu Dava Türkiye İçin Emsal Olacak”
Rasim Mert’in avukatı Berivan Şevval Oktay, Aile Mahkemesi’nde açtıkları soybağı tespiti davasının sonucunun tüm süreci değiştireceğini belirtiyor. Mahkemenin soybağı ilişkisinin tespitini onaylaması hâlinde Rasim önce annesinin nüfusuna kaydedilecek, ardından vatandaşlık başvurusu yapılacak. Oktay, bu dosyanın Türk hukukunda benzer durumdaki kişiler için emsal niteliği taşıyacağını vurguluyor.
35 Yıllık Bekleyişte Yeni Dönem
Rasim Mert’in kimlik mücadelesi, yalnızca bireysel bir hak arayışı değil; aynı zamanda yıllar süren göç politikalarının ve bürokratik karmaşanın gölgesinde kalan insanların yaşadığı zorlukların da bir özeti. Mahkemeden çıkacak karar, Rasim’in hayatında bir dönüm noktası olacak.
İzmir’de sessizce verilen bu kimlik mücadelesi, Rasim’in deyimiyle “resmi olarak var olma” isteğinin ötesinde, bir insanın 35 yıllık görünmezlik hikâyesini gözler önüne seriyor.