Türkiye'nin parlayan yıldızı "Zilan Duru" ile özel röportaj

Doğayı, hayvanları ve insanları seven, dik duruşu ve sözlerinin arkasında durarak boy gösteren, tam bir "örnek" sanatçı. Zilan Duru ile Ege Haber Genel Yayın Yönetmeni Cumhur Küçükkahveci'nin yaptığı özel röportaj çok konuşulacak. Özel soruların yanısıra, sinemanın geleceğini, dizilerin durumunu ve dünya siyasetine dair görüşlerini, bu röportajda okuyabilirsiniz.

İzmir 01.12.2019, 21:14 01.12.2019, 23:33
Türkiye'nin parlayan yıldızı "Zilan Duru" ile özel röportaj

Çok genç yaşlardan itibaren oyunculuk yapıyorsunuz. En keyif aldığınız, size bir şeyler kattığını düşündüğünüz projeniz hangisiydi?

Her proje benim için değerlidir. Öyle bir kategorize içine girmedim bugüne kadar. İyi ya da kötü olsun size bir şey katar ve sonraki projeyi bu deneyimler üzerine inşa edersiniz. Ben de bu şekilde bakıyorum.

Yüz Güzeli ve Güzeller Güzeli yarışmalarında dereceleriniz var. Sizce hangisi diye sorsak. Güzel olmak mı, oyuncu olmak mı?

Bence ikisi de değil öncelikle insan olmak tartışmasız idealim. Çünkü güzelliğin de oyunculuğun da bu olgudan bağımsız olmadığını düşünüyorum. Hayata bir bütün olarak insan olmanın güzel ya da çirkin olarak etki ettiğini ve bunun ölçü yarattığı fikrindeyim. İçinde insani tutum ve yaklaşım olan her şey güzeldir. İster fiziksel güzellik olsun ister sanat ya da yaşamın kendisi olsun. Dolayısıyla benim ölçüm bu.

Yine bir ikilem yaratıyorsunuz demezseniz sinema mı, televizyon mu?

Tabiî ki de sinema çünkü yarınlara bir miras bırakıyorsunuz. Hele evrensel bir miras ise bambaşka bir duygu bu. Düşünsenize bir bakıma ölümsüzleşiyorsunuz bu mirasla. İnsanlara yol gösteriyor, katkı sunuyor, yardımcı oluyorsunuz. Hayattaki boşluklarını dolduruyor belki de tutunacak dal oluyorsunuz. Bu anlamda sinema içeriği ve kapsamı ile tartışma götürmez. Ama televizyonu da kenara itmek haksızlık olur ki; insanlara ulaşmak noktasın değerli bir araç…

Dünyanın en çekici kadını olarak tanımlanan Monica Belluci’yle benzerliğiniz uzun süredir konuşuluyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Monica Belluci’yi hep takdir etmişimdir. En sevdiğim oyuncuların başında gelir. Sanatıyla da güzelliğiyle de bana ilham veren bir insan. Dolayısıyla bu benzerlik açıkçası bana mutluluk veriyor. Hele ki beğenilerimizin karşılıklı olduğunu görünce daha da mutluluk duydum bu durumdan.

Biraz da magazin yapalım mı? Burcunuz, tuttuğunuz takım, en sevdiğiniz şarkı ve şarkıcı, kendinize rol model aldığınız oyuncu ve sevdiğiniz oyuncu, boş vakitlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Ve tabii aşk?

Yükseleni balık olan yengeç burcuyum. Takım tutmuyorum futbolla pek aram yok. Ülkemizde de çok değerli oyuncular olduğu kanısındayım. Özellikle Haluk Bilginer’in Şahsiyet dizisindeki performansından çok etkilendim.  (Bu röportaj yapıldığında Haluk Bilginer henüz emmy almamıştı) Üç tane evcil hayvanım var, hayvanlardan kendime bir aile kurdum diyebilirim, çok düşkün olduğum 2 kedi ve 9 yaşında bir köpeğim var. Onlara ve sokak hayvanlarına zaman ayırmaktan mutluluk duyuyorum ve huzur buluyorum. Düzenli olarak pilates ve meditasyon yapıyorum, sanat galerilerini geziyorum ve bağımsız filmleri kaçırmamaya çalışıyorum. İyi bir rock ve jazz müzik dinleyicisiyim çocukluğumdan beri Pink Floyd, Dream Theatre Depeche Mode türevlerini dinlerim yeni müzikler çok bana göre değil. En sevdiğim şarkı Depeche Mode - Enjoy the silence ve Personal Jesus.

Aşk bir sihirli değnek değildir dokunsun da ona kapılasın.

Hayatımda bir kere aşık oldum 17 yaşındaydım, o zamandan beri toplum, ilişkiler ve insanlar çok değişti. En azından tekrar aşık olana kadar böyle bakıyorum. Bir tohum nasıl sıradan bir madde gibi yaşam belirtisi vermiyorsa ve evrim sürecinin sonunda emekle, ilgiyle, sevgiyle mucizeye dönüşüyorsa aşk da öyle. Tekrar olabileceğime inanıyorum ama şu an öyle bir şey yok.

Sevilen, takip edilen bir sanatçı olarak Türkiye gündemi ile ilgili fikirlerinizi de alsak?

Güllük gülistanlık bir tablo çizmek açıkçası doğru olmaz ve zaten sanat ve sanatçı denilen olgunun doğasına uymaz.

Türkiye de dahil dünya zor zamanlar içinde olduğu düşüncesindeyim. Gittikçe otoriteleşen, duyarsızlaşan bir dünya gerçeği söz konusu. Şiddetin gittikçe yükseldiği ve demokratik değerlerin aşındığı bir zaman diliminde hem ülkem hem de dünya için endişe duyuyorum. Hepimizin birbirimize ve doğamıza karşı sorumlukları var ve hepimizin mutluluğu diğerinin mutluluğunda olduğunu bilmek ve böyle bir pratik içinde olmak zorundayız. Açıkçası bütün farklılıklarımıza saygı duymak ve bu farklılıklar la bir arada yaşamanın bir gerekliliği, yaşamın gerçeği olduğunu kavramak zorundayız. Kendimiz için istediğimizin diğeri için de bir hak olduğunu unutmamalıyız.

Kanallarda bir dizi kirliliği olduğu fikrine siz de katılıyor musunuz? Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Tabiî ki de. Çoğu şey gibi sektörel bir erozyon da var. Hem sinema hem dizi sektöründe bir sıradanlaşma söz konusu. Hikayelerde sıradanlık belirgin şekilde göze çarpıyor, çoğu birbirine benziyor öyle ki müthiş bir birikime sahip Anadolu coğrafyasında uyarlama hikayelere sığınılıyor artık. Kore uyarlamalarına başvuruluyor. Bunun birçok sebebi var illaki. Sanat tahakküm istemez.

Ayrıca kalkıp sırf dizi olsun ve bir haftada olsun derseniz ister istemez onu sanattan soyutlayıp feragat etmiş olursunuz. Böylelikle ortaya sanattan fakir sadece bir TV ürünü ortaya koymuş olursunuz. İstisnaları bir tarafa koyarsak dizi sektörü kötü durumda diyebiliriz.

Oyuncu olmak isteyen okuyucularımıza tavsiyeleriniz neler olur?

Sadece oyuncu değil, ne olmak istiyorlarsa öncelikle insani olmanın gerekliliklerini yanında tutsunlar çünkü bu hayatta doğru durmanın doğru yere akmanın en önemli temel unsuru bu. Oyunculuğun da hamuru yaşamın ta kendisinde gizlidir. Yüzeysel değil derinlikli bir bakış açısı onlara yol gösterici olacaktır.

Yeni projeler var mı? Nasıl bir projede olmak isterdiniz?

Evet var ve kendimce değerlendiriyorum, doğru olduğunu düşündüğüm projede karar kılacağım.

İnsana, yaşama, doğaya katkı sunacak her türlü projede olmak benim için mutluluk verici olur. Bunu sadece sinema ya da dizi olarak düşünmemek gerekir. Çorak bir toprağa bir fidan dikmek ya da sokak hayvanlarına barınak yapmak da buna dahil. İnsanı ve doğayı merkezine alıp ona katkı sunacak her türlü proje benim için değerlidir. Sektörel anlamda da bu türlü bir anlayıştan hareketle yol alan projelerde olmak öncelikli hedefim.

Genel Yayın Yönetmeni'nin notu;

Zilan Duru ile yaklaşık 12 yıl önce, o yıllarda imtiyaz sahibi olduğum Ege Life dergisi için ilk röportajı yapmıştık. O zamandan bu zamana hiçbir görüşünün değişmediği, aksine daha da olgunlaşarak ve büyüyerek karşımda muhteşem bir hanımefendi ile karşılaştım. Uzun süre sosyal medya üzerinden takip ettiğim Zilan Duru ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Piyasanın içinde olup, bu kadar magazinden uzak bir yaşamın içinde olan, pırıl pırıl bir yüz, Zilan Duru'ya bu keyifli ve değerli sohbet için çok teşekkür ediyoruz. Fotoğrafları İzmir'de tanınmış fotoğraf üstadımız Mesut Varlık çekti. Kaya Termal Otel'in eşsiz ambiansını kullandık çekimlerde. Kaya Termal Otel yönetimine ve değerli dostum Mesut Varlık'a sonsuz teşekkür ediyoruz.

EGE HABER ÖZEL RÖPORTAJ - www.egehaber.com

https://www.egehaber.com/izmir/turkiye-nin-parlayan-yeni-yildizi-zilan-duru-ile-h287972.html

Yorumlar (1)
Nurgül 1 hafta önce
Bizim yerli Monica Bellucci güzel insan Zilan