Oyuncu Çağrı Öztürk İzmir’de oyuncu adayları yetiştiriyor

Geçen mayıs ayında 71.’si düzenlenen Cannes Film Festivalin’de "Karanlıkta Kalanlar" isimli kısa metraj filmle Avrupa’da ve ülkemizde olumlu eleştiriler alan oyuncu Çağrı Öztürk, İzmir’de özel bir akademide oyuncu adayları yetiştiriyor.Devlet...

Oyuncu Çağrı Öztürk İzmir’de oyuncu adayları yetiştiriyor

Geçen mayıs ayında 71.’si düzenlenen Cannes Film Festivalin’de "Karanlıkta Kalanlar" isimli kısa metraj filmle Avrupa’da ve ülkemizde olumlu eleştiriler alan oyuncu Çağrı Öztürk, İzmir’de özel bir akademide oyuncu adayları yetiştiriyor.

Devlet Sanatçısı usta oyuncu Ayla Algan’ın öğrencisi Çağrı Öztürk, İzmir’de özel bir akademide oyuncu adayları yetiştiriyor. 8 yaşından bu yana tiyatro ile iç içe olan 29 yaşındaki genç oyuncu Çağrı Öztürk, "İzmir’de çok oyuncu adayı var. Bu kişilerin İstanbul’a gidip eğitim almak için birçok zorluklarla mücadele etmesini istemem. Zamanında çok zorluklar çektim. Bugünlere gelmem kolay olmadı. Tırnaklarımla kazıya kazıya geldim. Geçen yıl Ayla Hocamı ziyaret ettim ve onunla bu konuyu görüştüm. Beni desteklediğini söyledi. İzmir’de yaşayan usta oyuncu ve benim tiyatro hocam Erol Şafak da beni desteklediğini ve yanımda olduğunu söyledi. Çok mutlu oldum. Sonuçta ben bu işi ustalarımdan öğrendim ve onlar da beni bu yolda yalnız bırakmadı. Ben de geçen mart ayından bu yana oyuncu adayları yetiştirmeye başladım. İlk sınıfı mezun ettim. Birkaç öğrencim dizilerde tecrübe kazanmaya başladı" dedi.

Alman tiyatrosu

Bir çocuk oyunu oynadıklarını ve hemen hemen ekibin tamamının öğrencilerinden oluştuğunu kaydeden Öztürk, "Zamanında bana çok söz verildi ama tutulmadı. Bunun sıkıntısını iyi bilirim. O yüzden ben de bütün öğrencilerime elimden geldiğince kol kanat gerip onların iyi yerlere gelmesini sağlamak istiyorum" diye konuştu. Akademide drama, tiyatro, temel oyunculuk, diksiyon, ses, doğaçlama ve metod oyunculuğu dersleri verildiğini söyleyen Öztürk, şöyle devam etti: "Eğitimlerde Alman tiyatrosu mantığında ilerliyoruz. Sınıfta 10 kişi de olsa hepsiyle ayrı ayrı ilgileniyorum. Kan ter içinde kalmak mutlu ediyor beni. Bazen diyorlar ’çok üstüne düşüyorsun, kaptırıyorsun’ diye. Ben işime böyle değer veriyorum. Döktüğüm her ter helal olmalı. Tamamen öğrencilerime odaklı çalışıyorum. Bu da hem onlara özgüven katıyor hem de kendilerinin farkına varmalarını sağlıyor."

"İstanbul zorunluluğu düşüncesini yenebiliriz"

Cannes Film Festivalin’de çok güzel eleştiriler aldıklarını belirten Öztürk, "Bu sene de güzel projelerimiz olacak. Hemen hemen bütün bir sezonu dolu geçirmeyi planlıyoruz. Bu projelerin hepsinde kendi öğrencilerimiz ağırlıklı olacak. Benim amacım; İzmir’deki bütün yetenekli arkadaşların kendi şehirlerindeki yerlere gitmelerini sağlamak. İzmir’de çok kaliteli yerler de var. Hep birlikte İzmir’deki yeteneklere sahip çıkarsak bence İstanbul zorunluluğu düşüncesini yenebiliriz. İzmir’den değerli oyuncular çıkardığını herkes bilir. ’Neden bu devam etmesin?’ düşüncesiyle başladım ve umarım çok daha güzel etkinlikler yapacağız. Şu an özel bir kurumda ders veriyorum hedefimse çok geçmeden kendime bir akademi açıp İzmir’de sanata dair ne varsa orada bulundurup aileyi genişletmek. Hem projelerde yer almak hem de bu eğitimleri uzun yıllar devam ettirmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz" dedi.
YORUM EKLE