İzmirli üniversiteliler lider olmak istiyor

Zekerya Doğan Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Derneği öncülüğünde hayata geçirilen "Genç Pozitif Liderler Projesi" lansmanı İzmir Ege Palas Otel'de gerçekleştirildi. Tüm katılımcı öğrencilerin hayatlarında iz bırakmak, pozitif değer katmak istediklerini belirten Dernek Başkanı Kenan Doğan, liderlik, girişimcilik, pozitif düşünce üzerine faaliyetlerine devam edeceklerini belirtti.

İzmir 21.10.2019, 17:51 21.10.2019, 18:14
İzmirli üniversiteliler lider olmak istiyor

Zekerya Doğan Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Derneği öncülüğünde hayata geçirilen Genç Pozitif Liderler Projesi lansmanı İzmir Ege Palas Otelde yapıldı. Derneğin Başkanlığını yapan Ege Üniversitesi Öğretim Görevlisi Kenan Doğan, ‘’Öğrencilerin hayatına pozitif değer katmayı amaçladığımız projemize 1000’in üzerinde başvuru oldu’’ dedi. 

Ege Bölgesi’nde 4 sanayi şehrinde genç nüfusun liderlik yeterliliklerini geliştirmek amacıyla Zekerya Doğan Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Derneği öncülüğünde Sentinus Koçluk ve Danışmanlık işbirliği, Adnan Menderes Üniversitesi, Celal Bayar Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Katip Çelebi Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Türk Eğitim Vakfı iştirakleriyle ‘’Genç Pozitif Liderler Projesi’’ hayata geçirildi. 100 lise, 100 üniversite öğrencisine verilecek olan eğitime binin üzerinde üniversite öğrencisi başvuruda bulundu. 

Liderlik eğitimine üniversitelilerden yoğun ilgi

İzmir Ege Palas Otelde yapılan proje tanıtım toplantısında konuşan Zekerya Doğan Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Derneği Kurucusu ve Başkanı aynı zamanda Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırma Enstitüsü Öğretim görevlisi Kenan Doğan, ‘’Aramızda Avrupa Birliği İzmir Temsilcisi Ceyhan Çiçek var. Projemizde iş birliğine gittiğimiz üniversite ve liselerin çok değerli temsilcileri var. Ben aslen Artvinliyim, İzmir’e üniversite eğitimim için geldiğimde büyükşehrin zorluklarını yaşamıştım. Benimle birlikte Anadolu’nun küçük şehirlerinden gelen birçok arkadaşla tanıştım, onlar da benimle aynı zorluk ve sıkıntıları yaşadılar. Bizler bu zorlukları hep kendi imkanlarımızla aşmak zorunda kaldık, bu mücadele bizi güçlendirmişti belki ama hep daha iyisini yapma noktasında eksikliklerimiz oluşmuştu, hep bunu sorgular hale gelmiştik.

Okul bitti, üniversitede akademisyen olarak başladığımızda benzer düşünce ve yapıda olan arkadaşlarla birlikte ‘’Biz nasıl üniversiteye yeni gelen arkadaşlara yardımcı olabiliriz?’’ diye konuşuyor, değişik bireysel faaliyetler kapsamında çalışma yapıyorduk, onlara yön vermek, onlara destek olmak noktasında. Tabi sadece Anadolu’dan değil, büyük öğrenci projeleri kapsamında dünyanın her yerinden gelen öğrenciler vardı, onlara da ev sahipliği yapmaya çalışıyorduk. Bu çalışmalarda en büyük destekçilerimizden biri de babam Zekerya Doğan’dı. Babamın 2009 yılında vefatının hemen ardından, hızlıca hem onun adını yaşatmak hem de öğrencilerin zorluk yaşamaması adına düşündüğümüz projemizi hayata geçirdik.

2009 Mart ayında Zekerya Doğan Kültür Evi olarak faaliyetlerimize başladık. Birkaç yıllık faaliyetlerimizin ardından konunun daha da derinleştiğini gördük, bunu daha sağlıklı, kurumsal bir zemine oturtmamız gerekiyordu biz de Zekerya Doğan Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Derneği’ni kurarak, yapılanmamızı tamamladık. Derneğimiz çok geniş yelpazede çok ciddi faaliyetler yapıyor. Biz her şeyden önce bir bütünün parçası olduğumuzu düşünüyoruz. Geçmişten bugüne, bugünden geleceğe taşınacak bir sürecin içinden geçiyoruz. Daha şuurlu insanlar olarak tarihin şuurunu, geçmişin geçmişte yaşanmış olmasından ibaret olduğunu düşünmüyoruz, aynı zamanda da geçmişin şu anda da yaşandığını düşünüyoruz’’ dedi.

Türkçe atan yürekler

Denek faaliyetleri hakkında bilgi veren Başkan Kenan Doğan, ‘’Dernek olarak ilk yaptığımız şey dildi, dil üzerine bir faaliyeti gerçekleştirdik çünkü dil çok önemli. İnsan anda yaşıyor ana daha bağlı ama dil üzerinden geçmişe dair duygu ve düşüncelerini aktarıyor, anlamlandırıyor. Dolayısıyla geçmişte yaşayanların tecrübelerini, duygu ve düşüncelerini dil üzerinden bugün anlayabiliyoruz. Bugünün miraslarını da geleceğe dil üzerinden aktaracağız. Bizim derneğimizin sloganlarından biri de ‘Türkçe atan yürekler’. Bu kapsamda faaliyetlerimiz devam ediyor, en son cumartesi günü Manisa kültür gezisi yaptık, akabinde Kımız Çiftliği ve Nazar Boncuğu’na 140 öğrencinin katılımıyla iştirak ettik.

Bizim derneğimizde her pazar günü yöresel yemekler günüdür. Özbekistan yemeği, Kazakistan, Uygur yemekleri gibi her ülkenin öğrencileri kendilerine özgü yemekleri yapıyor. Her cuma akşamı da türkü gecemiz var, konservatuar öğrencilerinin yer aldığı programlar yapıyoruz. Öğrencilerimize yönelik halk oyunları ve halk müziği koroları oluşturuyoruz. Çok yoğun katılımlar oluyor. Bunlarla birlikte, fotoğrafçılık, girişimcilik ve liderlik gibi değişik programlar da yapıyoruz. Aslında sadece tarih şuuruyla değil öğrencilerimizin eksik kaldığı, onların hayatlarına dokunabilmek için liderlik ve girişimcilik, pozitif düşünce üzerine bazı faaliyetler yapmaya çalışıyoruz’’ diye konuştu.

Yorumlar (0)