İzmir'in tarihi otelleri belgeleniyor

ESKİ İzmir evlerinin en güzel mimarisini yansıtan, kente gelenlerin konuklama ihtiyacını karşılamak için otellere dönüştürülen, 19. Yüzyıl'a tarihlenen ve bu dönüşüm sırasında mimarisinde değişikliklere uğrayan, İzmir'deki tarihi otelleri belgeleme çalışmaları yapılıyor.

İzmir 03.08.2015, 10:01
İzmir'in tarihi otelleri belgeleniyor

2005 Yılında Tarihi Kentler Birliği ödülü verilen İzmir'de, tarihi otelleri belgeleme çalışmaları devam ediyor. Basmane semtinde yer alan tarihi Ahmet Oteli'nde, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Emel Kayın ve öğrencileri tarafından yürütülen belgeleme çalışması bunun bir parçasını oluşturuyor. Çalışmada, otel binasının incelenmesi, mekân-yaşam-insan ilişkilerinin kavranması, kentsel çevrenin anlaşılması ve tarihi yapının plan, kesit, cephe ve detaylarını içeren rölöve projesinin hazırlanması gibi aşamalar gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalar aracılığıyla Basmane oteller bölgesinin olanaklarının ortaya konulması ve bölgeyi gündemde tutmak da amaçlanıyor.

1990'lı yıllarda, 'Konaklama yapılarının evrimi' konulu doktora tezini ve İzmir Oteller Tarihi adlı kitabını hazırlarken bölgede çalışmaya başlayan DEÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Emel Kayın, kitap yayımlandıktan sonra dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Priştina'ya giderek bölgedeki plana burasının 'Oteller Bölgesi' olarak işlemesi önerisini getirmişti. Bu talebin kabul edilmesinin ardından bölgede araştırma, belgesel, fotoğraf, edebiyat konulu çeşitli çalışmalar yürüten Emel Kayın, her yıl 20 kadar öğrencisiyle birlikte belgeleme çalışmaları yapıyor. Geçen yıl Oteller Sokağı'ndaki Toros Oteli'nde yapılan belgeleme çalışması Basmane Günleri kapsamında Anafartalar Caddesi'ndeki Ahmet Oteli'nde sergilenmişti. Emel Kayın'ın bir asistan ve 18 öğrenci ile yürüttüğü bu yılki belgeleme çalışması ise Ahmet Oteli'nde gerçekleştiriliyor.

Kayın 1990'lı yıllardan beri bir parçası olduğu Basmane çalışmalarının istenen düzeyde ilerlemediğini, bölgedeki onarımların yeterli olmadığını belirterek, "Bölge halkının ve bölge için çalışan bilim insanları ve sivil toplum inisiyatiflerinin yapıcı önerilerine, yeterli düzeyde kulak verilmiyor. Bu kapsamda soylulaştırma, yabancılaştırma, dekorlaştırma tehlikesi söz konusu. Mevcut hayat ve yeni girdiler arasında dengeli ve adil bir gelişme sağlanması ihtiyacının önemine işaret ediyor" dedi.

Yorumlar (0)
22°
açık