banner527

İzmir'de o esnaf kalpleri ısıttı!

İzmir'de o esnaf kalpleri ısıttı... İzmir'in Balçova ilçesinde bir esnaf Ahmet Çakır, yırtık elbiseli, yalın ayak küçük bir çocuğu görmesi üzerine başlattığı uygulamayla kalplere dokundu.

İzmir'de o esnaf kalpleri ısıttı!

İzmir'in Balçova ilçesinde bir esnaf Ahmet Çakır, yırtık elbiseli, yalın ayak küçük bir çocuğu görmesi üzerine başlattığı uygulamayla kalplere dokundu. 

Balçova ilçesinde emlakçılık yapan Ahmet Çakır, yaklaşık bir yıl önce iş yerinin önünden geçen yırtık elbiseli, yalın ayak küçük bir çocuğu görmesi üzerine bir uygulamayı hayata geçirmeye karar verdi. Öncelikle kendi kıyafetleri olan 50 parça giysiyi dükkanının önüne açtığı bir tezgaha koydu ve bir de 'Ücretsizdir, getirebilirsiniz, alabilirsiniz' yazısı hazırladı. Kısa süre içinde, haberdar olan herkes yüzlerce giysi getirdi ve ihtiyaç sahiplerine umut oldu. Çakır, 7 gün boyunca açık tuttuğu tezgahıyla iyilik dağıtarak, hayırseverler ve ihtiyaç sahiplerini buluşturmaya devam ediyor.

"Kimse kimseyi görmüyor ve kimse kimseye borçlu kalmıyor" diyen Çakır, "Herkes birbirine küçük de olsa yardım etme imkanı bulabilir. Kim zor duruma düşüyorsa, bütün toplum bundan sorumludur. Herkesi iyiliğe davet ediyorum" diye konuştu.

''KİMSE KİMSEYE BORÇLU DEĞİL''

İhtiyaçlı olan ve olmayan kişilerin her zaman dışarıdan bakılarak fark edilemediğini dile getiren Çakır, "İhtiyacı olan kişiler de düzgün giyinmeye gayret ediyor. Bu yüzden yardım etmek isteyen kişiler gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşamayabiliyor. Geçmiş dönemde panjur tamiri yapıyordum. Bir eve girdiğimde maddi geliri yüksek olan eşi vefat etmiş bir kadın, eşinin kıyafetlerini verecek yer bulamadığını söyledi. Ben o zamanlar kendisini belediyeye yönlendirdim. Bu tip taleplerin çok olduğunu biliyordum. İnsanlar çöp tenekesinin kenarına eşyalarını bırakıyor, orada eşyalar hem kirleniyor, hem de bazı kişiler çöpün yanından kıyafet almayı gururuna yediremiyor. Benim emlakçı dükkanımın önünden çok gariban, elbiseleri paramparça, yırtık ayakkabılı çocuklar geçiyor. Ben oturduğum yerden gözlemliyorum. Öte yandan evinde verecek fazla eşyası olan insanlar var. Bu şekilde bir uygulama yaparak ihtiyaçlılar ve yardımseverleri buluşturdum. Arabalarla sürekli kıyafet, ayakkabı, mont getirenler oluyor. Bazen tezgahlar almıyor ve ekstra tezgah açıyoruz. Ben çok fazla karışmamaya çalışıyorum. Burada kendi reklamım da yok. Getiren kişi bırakıyor, alan kişi alıyor. Kimse kimseyi görmüyor ve kimse kimseye borçlu kalmıyor. Hiçbir şekilde reklam, dernek, siyasal gibi bir bağlantı olmadığı için insanlar rahatça eşya bırakıp alıyor. Sadece 'Ücretsizdir, getirebilirsiniz, alabilirsiniz' yazıyor" dedi.

''BİR İYİLİĞE VESİLE OLMAK BENİM MUTLULUĞUM''

Başlangıçta 50 parçaya yakın kendi giysilerini getirerek uygulamayı başlattığını dile getiren Çakır, "İnsanların bu uygulamayı duymasını sağladım. Sonra çok büyük bir yoğunluk oldu gün içinde, çok fazla sirkülasyon olur hale geldi. Getirilen parçalar 10-15 dakika içinde ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Buradaki kişilerin çoğunluğu artık bu uygulamayı biliyor. Fazla alıp da satmak düşüncesinde olanları tespit edip engelliyorum. Ama çocukları yanında gelen bir kadın istediği kadar kıyafet alabiliyor. Bazıları kampa gitmekten zevk alır, bazıları hayvanları çok sever, ben de insanlara yardım etmeyi seviyorum. Bu şekilde bir iyiliğe vesile olmak benim mutlu olduğum şey. Hiç tanımadığım kişiler gelip 'Çok iyi yapmışsınız bizler de kıyafet getireceğiz' diyorlar. Zincirleme şeklinde artıyor" diye konuştu.

''ÖMRÜMÜN YETTİĞİ KADAR DEVAM ETTİRECEĞİM''

Herkesin böyle bir uygulama hayata geçirebileceğini dile getiren Çakır, "Geçen gün birisi ceket getirdi. Bir kadın ceketi aldı ve kendi ceketini bıraktı. Onun bıraktığı ceketi bir eskici aldı ve kendi ceketini bıraktı. Onun bıraktığı ceketi de bir başkası aldı. Yarım saat içinde burada 4 ceket değişti. Bu uygulamanın gelip geçici değil, devamlı olması için mücadele veriyorum. Ömrümün yettiği kadar devam ettireceğim. Yaşam şartları zorlaştıkça, herkes kendi kabuğuna çekiliyor. Zor durumda bir çok insan görüyorum. Kimse kimsenin elinden tutmuyor, toplum birbirinden uzaklaşıyor ve sevgi azalıyor. Herkes birbirine küçük de olsa yardım etme imkanı bulabilir. Bir kadın, bir çocuk zor duruma düştüyse, herkesin bunda bir payı vardır. O insana zor duruma düşmeden evvel birileri el uzatabilirse, sonuçlar çok farklı olur. Herkes iyilik yapmak için mücadele ederse, toplum daha iyiye gider. Herkesi iyiliğe davet ediyorum" dedi.

YORUM EKLE