İAOSB Ar-Ge Yarışma Kazananı DYO oldu

DYO firması, bu yıl üçüncüsü düzenlenen "İAOSB Ar-Ge ve İnovasyon Yarışması"nın kazananı oldu.

İzmir 08.11.2019, 17:11 08.11.2019, 17:13
İAOSB Ar-Ge Yarışma Kazananı DYO oldu

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen yarışmaya DYO firması tarafınca hazırlanan “Bobin Boyalarında Kalite, Enerji ve Maliyet İyileştirilmesi” projesi kazandı.

18 firmanın toplam 18 proje, patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım tescilleri ile katıldığı yarışmanın ikincilik ödülünü Dirinler alırken, üçüncülük ödülü Çeksan’ın oldu. Mansiyon ödüllerini ise Norm&CMS, Atılım Metal Kauçuk ve Marmak firmalarının projeleri kazandı.

Sanayicilerin Ar-Ge ve İnovasyon alanındaki farkındalıklarını arttırarak, İAOSB katılımcılarının projelerini vitrine çıkartmayı hedefleyen İAOSB Ar-Ge ve İnovasyon Yarışması’nın kazananları; İzmir Üniversitelerinin rektör, rektör yardımcıları ve akademisyenleri, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı ve Meclis Başkanı, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü, TÜBİTAK, KOSGEB ve İZKA temsilcileri ile iş dünyasının önemli isimlerinden oluşan 20 kişilik dev jüri tarafından belirlendi.

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş, Türkiye’nin en önemli kalkınma kalesinin sanayi olduğuna dikkat çekerek, gelişmekte olan ülkelerin GSMH’deki payının yüzde 30’ları bulduğunu; ülkemizde ise bu rakamın yüzde 18-19 seviyelerinde ilerlediğini söyledi. Türk sanayinin ucuz işgücü ve katma değer yaratmayan ürünler ile dünya piyasasında rekabet şansı bulamayacağının altını çizen Uğurtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ucuz iş gücü denildiğinde karşımıza Çin, Vietnam, Bangladeş, Hindistan, Afrika ülkeleri çıkıyor. Eğer biz rakip olarak bu ülkeleri görürsek, olduğumuz noktadan daha ileri gitme şansımız asla olamaz. Biz, katma değerli ürünler yaratmak ve verimli olmak zorundayız. Katma değerli ürünler yaratmanın yolu da yüksek teknolojili ürünler tabanından geçiyor. Türkiye ekonomisinin makus tarihini değiştirmemiz lazım. Ekonomimiz ne zaman büyüse, cari açığımız artıyor. Bizim artık bunu kırmamız lazım. Sanayicimiz yatırım yaparken yüksek teknolojili ürünleri ve sermaye mallarını ithal etmek zorunda kalıyor. Tüm bu teknolojiyi bizim üretiyor olmamız lazım. Dünyadaki 11 ülke, yüksek teknoloji ürün ihracatının yüzde 78’ini gerçekleştiriyor. Türkiye bunun içerisinde 40. sıralarda… Listede Türkiye’nin üst sıralarında Malezya, Endonezya, İran gibi ülkeler yer alıyor. 2013 yılında Ar-Ge Yarışması’nı ilk kez düzenlediğimizde söz konusu rakamlar benzer nitelikteydi. 6 yılda geldiğimiz noktada ileri gidemediğimiz gibi GSMH içerisinde o tarihlerde Ar-Ge harcamalarının oranı 0,93 iken bugün 0,35’e düştüğünü görüyoruz. Devlet kamu kaynaklarında 2013’e göre daha fazla kaynak ayırmasına rağmen, özel sektörün yapmış olduğu Ar-Ge harcamaları da ne yazık ki geriye gitmiştir. Biz, ‘yıllar geçtikçe daha ileriye gidelim’ derken, bugün geldiğimiz nokta 2013 yılının ne yazık ki gerisinde kalmıştır.”

Uğurtaş, bu noktada Türkiye’nin ancak teknolojik yatırımlar ve beşeri sermayenin arttırılması ile ilerleyebileceğine dikkat çekerek, konuyla ilgili toplumun her kesimine önemli görevler düştüğünü söyledi. Türkiye’nin nitelikli eleman problemine de dikkat çeken Uğurtaş, “Gerekli akademik ve mesleki eğitimi alamayan gençlerimiz, üniversiteden mezun olduktan sonra işsizlik gerçeği ile karşı karşıya kalıyorlar. Bu nedenle İAOSB sanayicileri olarak elimizi taşın altına koyduk. Ciddi bir yatırımla okulumuzu kurduk, her yıl da bütçemizden önemli bir kaynağı ülkemizin geleceğini yetiştirmek için kullanıyoruz” dedi.

Türkiye’de mesleki eğitimin yeterli önemi göremediğinin altını çizen Uğurtaş, bu nedenle nitelikli çalışan gücünü bulmakta zorlandıklarını söyledi. Mesleki eğitimi tamamlayan gençlerin, sanayinin çarklarını döndüren makineleri kullandıklarını hatırlatan Uğurtaş, “Bu döngüyü kırmamız gerektiğini gördük ancak bu sorun üç-beş OSB’nin çabaları ile giderilemez. Bu konu, Türkiye’nin milli politikası haline getirilmek zorunda. Eğer az gelişmiş ülkeler sınıfından ülkemizi gelişmiş ülkeler kategorisine taşımak istiyorsak, bu konuda bir eğitim seferberliği başlatmak zorundayız. Aileleri de mesleki eğitim konusuna inandırmalı, gençlerimizi bu alanda teşvik etmek zorundayız” dedi.

Uğurtaş, nitelikli iş gücü sorununun sanayinin her alanını olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, temel bilimler ve nitelikli olarak verilmiş mesleki eğitimi alan mühendisler sayesinde Ar-Ge Merkezlerinde istenilen hedeflere ulaşılabileceğini vurguladı. Uğurtaş sözlerini şöyle sürdürdü:

“İAOSB Yönetimi olarak sanayicimizin ve akademisyenlerimizin çabaları, basınımızın da desteği ile Ar-Ge ve inovasyon konusunda camiamızda farkındalık yaratmayı ve Ar-Ge ve İnovasyon bilincinin geliştirilmesini hedefledik. Çoğunluğu KOBİ olan Türk sanayicisinin Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapacağına, bu yarışmadan çıkartacakları sonuçların kendilerine rehberlik edeceğine inancımız var. Bunların kolay olmadığını biliyoruz ancak bir şeylerden şikayet etmek yerine çözüm bulmak istiyorsak da birilerinin örnek olması gerekiyor. Bu misyonu üstlenen ve büyük bir inançla devam ettiren bir ekibin parçası olarak, bu bilincin artırılması ile ülkemizin makus tarihini yeneceğine ve gelişmiş ülkeler sınıfında yer alacağına inanıyorum. Yarışmaya katılan 18 projeye imza atan ekipleri ve firmaları tebrik ediyorum. 18 proje de bizim gönlümüzde birincidir. Yarışma sonuçlarının ülkemize faydalı olmasını, yeni patentler ve üretimlere olanak sağlamasını temenni ediyorum.”

Yorumlar (0)