14 Mart 2018 Çarşamba 22:33
Bilal Doğan "İzmir'de otopark ücretleri 1 TL olsun"

AK Parti olarak her ne kadar mecliste muhalefet olsak da, bu kente yapılacak iyi hizmetlerde ve İzmir'e faydası dokunacak tüm projelerin arkasında olduğumuzu sözlerime başlarken bir kez daha hatırlatmak istiyorum. İzmir'e örnek olacak ya da yol gösterecek bazı önemli çalışmalarla, diğer kentlerdeki iyi örnekleri yer yer burada gündeme taşıyoruz. Bu noktada, hizmetler ve kentin çıkarları söz konusu olduğunda particilik ya da siyaset yapmadığımızı, Türkiye'nin üçüncü büyük ilini yönetenler olarak hepimizin elini taşın altına koymamız gerektiğini önemle belirtmek isterim.

ANKARA YAPTI SIRA İZMİR'DE

Geçtiğimiz günlerde Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye'ye örnek olacak bir kararın altına imza atarak belediye meclisinde oybirliğiyle bir karar aldı. Başkent belediyesi, kent genelinde işlettiği tüm otoparklardaki araç park ücretlerini 1 liraya indirdi. Halkın lehine yapılan düzenleme bununla da sınırlı kalmadı ve ilk bir saatlik araç parkı da ücretsiz yapıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bu sorumluluk örneğini, vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda kamu yararına yürürlüğe koyduğu bu uygulamayı tebrik etmemek elde değil. Ankara gün boyunca yani, 24 saatlik fiyat tarifesini 1 liraya çekerken ister istemez dönüp İzmir'de neden olmasın dedik.

Dönüp İzmir'e baktığımızda uzun süredir eleştirdiğimiz otopark politikasını incelediğimizde belediye eliyle bu kente nasıl kötülük edildiğini gördük. İzmir'de durum nedir diye inceleyecek olursak, açık alanlardaki sokak otoparklarında 24 saatlik park ücreti 17 lira iken, bu tutar kentin merkezindeki otoparklarda ise 15 liradır. Yani İzmir'de araba park etmek Ankara'dakinin 15 katı pahalıya gelmektedir.

Dedik ya hizmetin partisi olmaz. Sadece AK Parti'li olduğu için Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni örnek vermek yanlış ve nispeten eksik bir kıyaslama olacaktır. Gelelim CHP'li Yılmaz Büyükerşen tarafından yönetilen Eskişehir iline. Eskişehir'de belediye eliyle işletilen otopark tesislerinde bizde 8 lira olarak alınan saat ücreti sadece 2 lira olup, kentin birçok noktasında kurulan kapalı otoparklarda ise tam gün park ücreti 3 lira olarak belirlenmiştir. Unutmadan, Eskişehir'de belediye ilk yarım saat ücretsiz park imkanı da sunmaktadır. Yani Eskişehir'de araç park ücretleri İzmir'in 5'te biri daha ucuzdur. İzmir'de sadece 12 bin araçlık kapasiteye sahip tesisler yer alırken, Eskişehir ise sadece bu yıl içerisinde toplamda 2 bin araç kapasiteli 6 yeni otoparkın yapımına fiilen başlamış bulunmaktadır. Nüfus ve araç sayısı bakımından İzmir'in dörtte biri bile olmayan Eskişehir ili tesis sayısıyla da bizleri sollamıştır.

Komşumuz olan ve MHP'li bir başkan olan Cengiz Ergün tarafından yönetilen Manisa ilinde ise İzmir'de 15 ile 17 lira olarak 24 saat boyunca park edilen aynı otoparklar konumuna göre 8 ya da 10 lira karşılığında hizmet vermektedir. İzmirliler işe gelip mesai süresince yani 6 saate kadar 10 liraya araç park ederken, Manisa'da ise bu tutar tam yarı fiyatı olup sadece 5 liradır.

İzmir'in otoparkları herhalde deniz manzaralı diye bizde fiyatlar bu kadar pahalı olsa gerek. Yoksa diğer iller de aynı elektriği kullanıyor, aynı giderlere sahip, onlar da personel çalıştırıyor. Bugün korsan diye tabir edilen kaçak otoparkçılar bile günlük park ücreti olarak 10 lira ücret keserken, belediyenin uyguladığı 15 hatta 17 lirayı bulan bu fiyatlar bizlere belediyenin kar hırsını göstermektedir. 

Karşımızdaki bu durum artık tam bir komedi halini almıştır. Ankara'da aylık park ücreti 30 liraya gelmektedir. İzmir'de merkezdeki bir otopark tesisinde aylık abonelik ücreti ise 300 liradır. Açıkçası, gülelim mi, ağlayalım mı bilemiyoruz... Peki İzmirliler ne yapacak? Gidip arabalarımızı Ankara'ya park etsek inanın daha ucuza geliyor. Rakamlar ortada... Yoksa, zaten tesis yok, otopark fakiriyiz, araçlarımızı yarı fiyatına Manisa'ya mı park edelim? Zaten İzmir'e yıllardır doğru düzgün bir çöp tesisi yapamadınız, çöpümüzü bile Manisa'ya gönderecek hale geldik. Varsın, olsun arabalarımızı da gider Manisa'ya park ederiz. Açıkçası vatandaşa bu fiyatları reva gören İzmir'deki bu belediyecilik anlayışından utanır hale geldik. Her yıl katlanarak artan fiyatlar ve gelen zamlar da cabasıdır. Karşımızda ne yazık ki otopark değil, zam yapan bir belediye vardır.

Diğer yandan, İzmir'in yaşadığı otopark sıkıntıları sadece tarifelerle sınırlı değil. Kentimizde bu alanda yaşanan fakirlik rakamlarla da kendisini göstermekte. Belediye eliyle işletilen otopark sayısının 17, araç kapasitesinin ise yaklaşık 12 bin olduğu İzmir'de trafiğe çıkan araç sayısı ise yaklaşık 1 milyon 300 bine merdiven dayadı. Yani, İzmir'de her 100 araca karşılık belediyemiz sadece bir park yeri kazandırabilmiştir. Sadece son seçim bildirgesinde İzmir'e 21 adet yeni tesis sözü veren Aziz Kocaoğlu'nun tüm başkanlığı döneminde hizmete açılan yeni otopark sayısının ise 6 adetle sınırlı kaldığını ayrıca hemşerilerimizin dikkatine sunmak istiyoruz. Belirttiğimiz araç kapasitesine kent genelindeki mevcut açık alan otoparklarının da dahil olduğunu özellikle hatırlatmak istiyoruz.

Otopark paralarını fonda toplayan Büyükşehir Belediyesi'nin, kentimize yeni tesis kazandırma konusunda sınıfta kaldığı aşikardır. Karşımızda duran tüm bu gerçeğe karşın uygulanan fahiş fiyat politikası ise bu kente zarar vermektedir. Burada niyet eğer kent merkezine giren araç sayısını düşürmek veya toplu ulaşımı teşvik ise belediyenin burada da ayrıca beceriksizliği söz konusudur. Toplu ulaşım alanında yaşanan sorunlara değinmeye zaten gerek yok. Buna en belirgin örnek kent genelinde ana yollarda ve sokak aralarında yaşanan park yeri krizi ve belediyenin bizzat kendi eliyle işlettiği açık alan yani, yol kenarı otoparklarıdır. Eğer bu konuda samimi iseniz halka ait yolları otopark olarak kullandırmaktan vazgeçin.

Bakın ne demiş Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna: "Biz vatandaşlarımızda otopark alışkanlığını sağlamak istiyoruz. Bu şekilde yollardaki araç trafiğinin olmayacağı düşünüyoruz. Otoparklardan gelir elde etmekten ziyade, belediye olarak trafik akışına kolaylık sağlamak amacıyla böyle bir girişimimiz var."

Demek ki burada niyet farklı... Biz aynı iradeyi sizde göremiyoruz. Bu durum bize göstermektedir ki, İzmir ve Ankara'nın belediyecilik anlayışı arasında dağlar kadar fark var. İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaşlarına müşteri gözüyle bakarken, Ankara'daki yerel idare ise kentin çıkarlarını ve kentliyi düşünmektedir. Basit bir örnek vermek gerekirse, diğer kentler yeni ulaşım kartlarını bedavaya değiştirirken, siz tanesi 6 liraya 3 milyondan fazla elektronik kart sattınız. Her alanda zarar eden ve uğradığı kamu zararları neredeyse kitap olacak İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sadece geçtiğimiz yılki şirket zararları bir milyon liraya merdiven dayamıştır. Gelin otoparklarda da zarar edelim. Kazanan hemşerilerimiz olsun.

Otoparklardan elde edilecek gelir ile bu kentin kalkınacağı ya da devrim yapılacağı yok. Otopark gelirleriyle zararınızı kapatıp bütçeyi de denkleştiremezsiniz.

Biz belediye para kazanmasın demiyoruz, ancak karşılığında yatırım göremediğimiz için, tesis fakiri olduğumuz için, korsan otoparkçılarla yarıştığımız için bu konuda sizleri her zaman eleştirmek zorunda kalıyoruz.

Karşımızdaki manzara itibarı ile bu işi kamu hizmeti olarak görmesi ve kar amacı gütmemesi gereken İzmir Büyükşehir Belediyesi otopark politikasında acilen değişikliğe gitmelidir. Demek ki, mevzuat açısından fiyat tarifesinde indirime gidilmesinin önünde hiçbir engel yoktur. Demek ki isteyince oluyormuş. Biz AK Parti olarak, İzmir'in ve İzmirlilerin faydasına olacak her uygulamaya katkı koymaya hazırız. Büyükşehir Belediyesi'nin Ankara'daki bu uygulamayı örnek almasını ve kentimizde benzer bir hamleyi hayata geçirmesini diliyoruz. Bu yüzden İzmir'de de otoparkların ilk bir saat ücretsiz yapılmasını ve mevcut fiyatlarda indirime gidilmesini talep ediyoruz.