Başkan Aksoy: “Türkiye bir tarım ülkesi ve kalkınmamız tarımla olacak”

Menemen Belediyesi tarımsal kalkınma amacıyla hayata geçirdiği projelerine bir yenisini daha ekledi. Anadolu’nun bin yıllık tarımsal motifi olan karakılçık buğdayı Menemen Tarımsal Araştırma Merkezi’nde düzenlenen Karakılçık Buğdayı Ekim Şenliği ile Menemen topraklarına ekilmeye başladı.

İzmir 14.11.2019, 11:15 14.11.2019, 14:58
Başkan Aksoy: “Türkiye bir tarım ülkesi ve kalkınmamız tarımla olacak”

Yerelden kalkınmayı destekleme, köylerimizin refahı ve köylümüzün üretimine destek olmak amacıyla birçok proje üreten Menemen Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Seferihisar’daki karakılçık buğdayını yerel tarıma kazandırma projesini Menemen’de başlattı. Menemen Tarımsal Araştırma Merkezinde 5 Ekim Salı günü(bugün) yapılan Karakılçık Buğdayı Ekim Şenliği, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eşi Neptün Soyer, Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy ve eşi Dilek Aksoy, Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, CHP Menemen İlçe Başkanı Serdar Değirmenci, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe, Belediye Meclisi Üyeleri, STK temsilcileri, muhtarlar ve halkın yoğun katılımıyla gerçekleşti.

Menemen Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun zeybek gösterisi ile başlayan etkinlik protokol konuşmaları ve ekim töreni ile devam etti.

“Menemen’de yeni bir dönem başlıyor”

Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy etkinlikte yaptığı konuşmada, “Bugün Menemen için farklı bir gün. Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer’in bize vermiş olduğu destek sonucunda karakılçık buğdayını bugün itibariyle toprakla buluşturuyoruz. Yıllardır ötelenmiş, gündeme alınmamış olan köylümüz son süreçte yeniden ön plana çıkmaya başladı. Ekonomik krizle birlikte Türkiye’de kalkınmanın inşaat sektörü ile olamayacağı anlaşılmış bulunuyor. Sonuç itibariyle yeniden tarıma ve köylere yönelindi. Türkiye bir tarım ülkesi, Menemen’de tarım kenti. Menemen’de bugün çay ve muz dışında tüm ürünler yetişiyor. Bu verimli toprakların görmezden gelinmesi tarımda hem Menemen hem de Türkiye olarak gerilememize neden olmuştur” dedi.

Aksoy ayrıca, “Türkiye’yi yıllardır ithal eder konuma sokan bir dizi gelişme yaşandı. Bunlardan biri de Marshall Planı’dır. Bu plan bir işgaldir. Köylüyü üretmekten imtina etme işgalidir. Türkiye bugün üretemez duruma geldi. Rahmetli Bülent Ecevit döneminde projeler vardı. Köy kent projeleri bunlardan biriydi. Bunlar bugün itibariyle yeniden gündeme geldi. Türkiye tarım ülkesiyse kalkınma tarımdan olmalıydı. Biz bugün Büyükşehir ile birlikte Menemen’de tarımsal kalkınma hamlesini başlatmış oluyoruz. Menemen’de yeni bir dönem başlıyor. Köylü milletin efendisiyse biz de bunun karşılığını onlara vermek zorundayız. Geçmişte köylümüz olmasaydı o ordu Ankara’dan İzmir’e nasıl gelirdi?” diye konuştu.

“Halkımız yeniden karakılçık buğdayıyla doyacak”

Seferihisar’da gerçekleştirdiği uygulamanın çıkış noktası hakkında bilgiler veren Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ise, “Buğdayın tarihi Anadolu’nun tüm uygarlıklarından önceye dayanır. Bereketli hilal denilen toprakların en bereketli bölgesi Anadolu’dur. Seferihisar’ın Görece köyündeki Halil İbrahim amcanın sağlığında senelerce sakladığı bir avuç atalık karakılçık tohumuyla başladı yolculuğumuz. Bunları 500 dönüme yetecek kadar çoğalttık. Bugün itibariyle topraklarımızı işgal eden, sağlığımızı bozan ithal tohumların yerini yeniden Anadolu’nun yerli tohumu almaya başlıyor. Bir atalık tohumu daha şehrimizi doyurmak için büyük ölçekte üretilmeye başlanıyor. Bugün burada Seferihisar’da başlattığımızı bölgemizin bereketli ovalarına yayıyoruz. Sağlıklı yerel tohumun kısa zamanda kitleleri doyuracağı günleri göreceğiz. Az sonra ekeceğimiz tohumun bir kısmını yeniden ekmek üzere ayıracağız. Projenin sonraki aşamasında Büyükşehir Belediyesi karakılçık üreticilerine alım garantisi verecek. Ekmeği halkımıza aracısız ulaştıracağız. Basit gibi görünen proje kendi gıdamıza ulaşabilmek için bir adım. Diğer atalık tohumlarını da stratejik olarak çoğaltmaya başlayacağız” dedi.

Gençliklerinde “Tam Bağımsız Türkiye” sloganı atarak büyüdüklerini belirten Soyer, “Bizim tam bağımsızlıktan anladığımız bu vatan topraklarının düşmanın kirli postallarıyla kirlenmemesiydi. Sonradan anladık ki düşman topraklara sadece topraklarla basmıyor, gönderdiği hibrit tohumlarla da kirletiyor. Anladık ki bunlara toprağımızı teslim ettikçe savaş alanında kaybettiklerimizin çok daha fazlasını kaybediyoruz. Vatan ve toprak sevgisi tüm değerleri korumak ve savunmaktır.

Binlerce yıllık ata tohumlarımız gitmiş, ormanlarımız maden şirketlerine verilmiş, göllerimiz kurumuş, yeraltı sularımız çekilmiş, derelerimizden zehir akmış, bu nasıl ülke ve millet sevgisidir. Bugün biz bu gidişatı İzmir’den başlamak üzere tersine çeviriyoruz. Halkımız yeniden karakılçık buğdayıyla doyacak. Çok değil birkaç yıl içinde karakılçık buğdayından üretilen ekmek, makarna sadece İzmir’de değil Türkiye’de mutfaklara girecek.

Yerel tarım için hedeflerimizi her geçen gün büyütüyoruz. Çok daha fazla üreticiye ulaşmayı hedef edindik. Çiftçimizin karın tokluğuna üretim yaptığı günleri geride bırakıyoruz. Çiftçimize alım garantisi destekleri bunun için. Başka bir tarım mümkün derken bunu kastettik. Çarenin yerelde olduğunu anlattık. Kır ve kentin, insan ve doğanın, Anadolu’da birbirini besleyen döngünün yeniden hatırlatılmasını sağlamaya kararlıyız. Bugün çok önemli bir adım atıyoruz” açıklamasında bulundu.

Bugünün CHP’nin efsane liderlerinden rahmetli Bülent Ecevit’in ölüm yıl dönümü olduğunu hatırlatan Başkan Soyer, “Aynı Halil İbrahim amcanın sandığından çıkardığımız tohumlar gibi, onun da fikirlerinin bu topraklarda yeniden yeşillenmesinin zamanı geldi. Çünkü rahmetli Ecevit bu topraklarda bağımsızlık, özgürlük ve kalkınmanın ancak üretimle ve tarımla mümkün olacağını biliyordu. Biliyorum ki onun fikirleri de aynı bugün karakılçık buğdayı gibi tohum olacak ve yeniden Türkiye’nin kalkınmasında rehberimiz olacak” diye konuştu.

“Tarımın kıymetini bilmemiz gerekiyor”

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda’da törende yaptığı konuşmada, “İzmir’in köyü olmayan iki ilçesinden biriyim. Dolayısıyla İzmir’in tüm köyleri benim. Tarım bizim geleceğimiz. Teknolojide belki dünyayı yakalamamız çok zor ama sahip olduğumuz topraklarımızın kıymetini bilmemiz gerekiyor. Bu girişimleri destekliyorum. Menemen’in bende ayrı bir yeri var” dedi.

Yorumlar (0)