Tugay, körfezin görünürde sakin olsa da dipte büyük bir kirliliği barındırdığını belirtti. Yıllar boyunca derelerden taşınan atıkların ve endüstriyel kalıntıların deniz tabanında biriktiğini söyleyen Tugay, bu durumun metrelerce kalınlıkta organik tortular oluşturduğunu ifade etti.
Körfeze 33 dere ve akarsuyun döküldüğünü vurgulayan Tugay, bu alanların temizliğinin sürdüğünü ancak sorunun kök nedeninin ortadan kaldırılmadığı sürece kalıcı bir iyileşmenin mümkün olmadığını dile getirdi.
“4. Faz arıtma büyük fark yarattı ama yetmiyor”
Göreve geldiklerinden bu yana yapılan altyapı hamlelerinin sonuç verdiğini söyleyen Tugay, özellikle 4. Faz arıtma tesisinin devreye alınmasının su kalitesini belirgin şekilde iyileştirdiğini kaydetti. Ancak yaz aylarında sıcaklık artışıyla birlikte alg patlamaları yaşandığını, bunun da oksijen seviyesini düşürerek balık ölümlerine yol açtığını aktardı.
Tugay, “Bir gün koku var, ertesi gün yok. Bu dalgalanmalar doğrudan suyun oksijen dengesine bağlı” diyerek sürecin hassasiyetine dikkat çekti.
“Körfez için özel donanımlı temizlik gemisine ihtiyaç var”
Başkan Tugay, kalıcı çözümün modern temizlik gemilerinden geçtiğini belirtti:
“Bir gemiyle dip çamurunu çekip, filtreleyip suyu geri verebiliriz. Böylece körfez nefes alır.”
Ancak bu girişimin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın izni ve finansal desteği olmadan mümkün olmayacağını belirten Tugay, merkezi yönetimin sürece dahil olmasının şart olduğunu vurguladı.
İzmir’in kimliğinin körfezle özdeş olduğunu hatırlatan Tugay, denizin temiz ve canlı kalmasının sadece çevresel değil, ekonomik ve kültürel bir zorunluluk olduğunu söyledi.
“İzmir körfezini kaybederse, ruhunu kaybeder” diyerek sözlerini noktaladı.




