Tarımın geleceğini tehdit eden bu kriz, borç sarmalındaki üreticilerin kendi topraklarını terk etmesine neden oldu. Kredi kanallarının daralması, girdi maliyetlerinin fahiş şekilde artması ve yıllardır süren alım garantisi belirsizliği, birçok üreticiyi kayıt dışı finans kaynaklarına yönlendirdi. Bu kaynaklar ise çoğu zaman tefeci sistemiyle işliyor.
Emeğin Karşılığı Borçla Ölçülüyor
Bir zamanlar tarımın umudu olan çiftçiler, bugün borç döngüsünden çıkamıyor. Kendi ektikleri toprağa artık başkalarının tapusu ile giriyorlar. Bazı üreticiler borcunu ödeyemediği için tarlasını devretmek zorunda kaldı.
Artık üretim değil, borç senetleri konuşuluyor. Giderek ağırlaşan koşullar altında ezilen çiftçiler, geçimini sağlamak bir yana, tarlasını kaybetmemek için mücadele ediyor.
Siyasi Bağlantılı Tefecilik İddiası
İddialar yalnızca ekonomik çöküşle sınırlı değil. İlçede adı geçen bir siyasetçinin, çiftçileri tefecilikle suçlanan kişilerle buluşturduğu öne sürülüyor. Görüşmelerin bu kişinin ofisinde yapıldığı, anlaşmaların orada imzalandığı iddia ediliyor.
Bu durum yalnızca üreticinin değil, sistemin de sorgulanmasına yol açıyor. Tarımın desteklenmesi gereken bir dönemde üretici, kaderiyle baş başa bırakılıyor.
Çiftçiler artık devletten değil, borç defterinden medet umuyor. Kuraklıkla değil, faizle mücadele eden üretici kesimin sesi duyulmazsa, kırsal kalkınma yalnızca bir hedef olarak kalacak.