İzmir Haberleri

İzmir Depreminin 5. Yılı: 400 Bin Bina Tehlike Altında, “Deprem Değil İhmalkârlık Öldürür”

İzmir, 30 Ekim 2020’de yaşanan depremin üzerinden geçen beş yılda yaralarını sarmaya çalışırken, uzmanlar kentin hâlâ büyük bir risk altında olduğunu söylüyor.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, Tepekule Kongre Merkezi’nde yaptığı basın açıklamasıyla kentteki yapı güvenliğini yeniden gündeme taşıdı. Şube Başkanı Bengi Atak, “İzmir’de 300 ila 400 bin bina ciddi risk altında” diyerek çarpıcı bir tablo ortaya koydu.

“Deprem değil, denetimsizlik öldürüyor”

Atak, ülkenin yapı üretim sisteminin hâlâ bilimsel ve teknik ilkelerden uzak yürütüldüğüne dikkat çekti. “Gebze’de 2012’de inşa edilmiş bir bina deprem bile olmadan devrildi. Bu, ‘yeni bina güvenlidir’ anlayışının yanlışlığını gösteriyor” dedi. Depremleri doğanın kaçınılmaz bir gerçeği olarak değil, ihmalkârlığın sonucu olarak tanımlayan Atak, “Artık hiçbirimizin bahanesi yok. Sorun ‘deprem ne zaman olacak’ değil, ‘biz hazır mıyız’ sorusunun cevabında gizli” ifadelerini kullandı.

Kamu yapıları da mercek altında

Atak, İzmir’deki kamu binalarının depreme ne kadar dayanıklı olduğu sorusunu gündeme getirerek, şu konulara dikkat çekti:

  • Okullar ve üniversiteler olası bir sarsıntıya dayanıklı mı?

  • Hastaneler afet anında hizmet verebilir mi?

  • Toplanma alanları gerçekten güvenli mi?

Atak, “Beş yıl geçti, ama bu soruların yanıtını hâlâ bilmiyoruz. Bu durum, kendi elimizle hazırladığımız bir felaket senaryosudur” dedi.

“Yapı stoku envanteri tamamlanmalı”

İzmir’in geleceği için en kritik adımın kent genelinde yapı stoku envanterinin tamamlanması olduğunu vurgulayan Atak, yalnızca dönüşüm değil, güçlendirme politikalarının da uygulanması gerektiğini belirtti. Ayrıca vatandaşların güvenli konut hakkı için piyasa koşullarına mahkûm edilmemesi, devlet destekli finansman modellerinin devreye sokulması çağrısında bulundu.

“İzmir’in üçte biri riskli, zaman daralıyor”

Atak, Bornova ve Bayraklı’daki incelemelerin tamamlandığını, Karşıyaka’da ise çalışmaların sürdüğünü aktararak İzmir’deki 1 milyon binanın yaklaşık yüzde 40’ının riskli olduğunu açıkladı. Bu da yaklaşık 400 bin binanın olası bir depremde ciddi tehlike altında olduğu anlamına geliyor.

Uzmanlar, beş yıl önce yaşanan acı tecrübenin tekrarlanmaması için İzmir’in artık beklememesi gerektiği konusunda hemfikir. “Deprem kader değil” diyen Atak’ın sözleri, İzmir için bir uyarıdan çok, bir eylem çağrısı olarak yankılandı.