Nisan ayında da beklenen yağışların gerçekleşmemesiyle birlikte, kentteki barajların doluluk oranları geçen yıla göre önemli ölçüde azaldı. İzmir’in içme suyu temininde hayati öneme sahip olan barajlardaki düşüş, uzmanları ve yetkilileri alarma geçirdi. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İZSU) 2 Mayıs 2025 tarihli verilerine göre, kent genelindeki barajlarda ciddi oranlarda su kaybı yaşanıyor. Tahtalı Barajı, geçen yıl aynı dönemde %30,55 doluluk gösterirken, bu oran %15,51'e kadar geriledi. Balçova Barajı %75’lerden %42’ye, Güzelhisar ise %85’ten %65 seviyelerine düştü. Ürkmez Barajı’nda da benzer şekilde düşüş yaşandı. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı ise %40’lardan %16’ya gerileyerek, kentteki su güvenliğine dair endişeleri artırdı.
İzmir, Türkiye'nin en kırılgan şehirlerinden biri
Türkiye Bilimler Akademisi’nden Prof. Dr. Doğan Yaşar, kent özelinde yapılan su hesaplamalarının da vahim tabloyu gözler önüne serdiğini ifade etti. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık su miktarı ortalama 1340 metreküp iken, İzmir’de bu rakam yalnızca 600 metreküp. Yaşar, “İzmir su zengini değil, fakirin de fakiri” diyerek tehlikenin altını çizdi.
Acil su yönetimi ve tasarruf politikaları şart
Uzmanlara göre, barajlardaki doluluk oranlarının bu hızla düşmeye devam etmesi halinde yaz aylarında ciddi içme suyu sıkıntıları yaşanabilir. Alternatif su kaynakları geliştirilmeden ve tasarruf önlemleri alınmadan atılacak her adım, krizi derinleştirebilir. İzmir’i bekleyen susuzluk riski, iklim krizinin kent üzerindeki etkilerini göz ardı etmenin mümkün olmadığını bir kez daha gösteriyor.