İzmir Haberleri

Hizmet gelmeyince imece devreye girdi: Kiraz’da mahalle halkı hayvanlarını satıp sokağını yaptı

Kiraz ilçesinde bir mahallede yaşayan yurttaşlar, uzun süredir bozuk olan sokakları için resmi kurumlardan sonuç alamayınca alışılmışın dışında bir karar verdi.

Mahalle halkı, iki büyükbaş hayvanı satarak elde ettikleri gelirle parke taşı satın aldı ve sokağın yenilenmesi için kolları sıvadı. Bu adım, yalnızca bir yol çalışması değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal mesaj olarak değerlendirildi. Mahalle sakinleri, hizmet taleplerinin karşılık bulmamasının kendilerini bu noktaya getirdiğini dile getiriyor.

Uzun süredir çamur, toz ve ulaşım zorluğuyla karşı karşıya kalan yurttaşlar, artık beklemek istemediklerini belirterek imece usulüyle harekete geçti. Taşların taşınmasından döşenmesine kadar her aşamada mahalleli birlikte çalıştı. Bu süreçte ortaya çıkan tablo, yalnızca fiziki bir değişimi değil, kırsalda hâlâ canlı olan dayanışma kültürünü de gözler önüne serdi.

Tepki yerel yönetimlere yöneldi

Mahalleli, yaşanan sürecin sorumlusu olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Kiraz Belediyesi’ni işaret etti. Vatandaşlar, defalarca iletilen taleplerin karşılıksız kaldığını, temel bir belediye hizmeti olan yol düzenlemesinin bile kendi imkanlarıyla yapılmak zorunda kalındığını vurguladı.

Bazı mahalle sakinleri, seçim dönemlerinde verilen sözlerin hatırlatılmasını isterken, yetkililere “Gelip yapılan işi yerinde görsünler” çağrısında bulundu.

İmeceyle yapılan sokak örnek oldu

Kısa sürede tamamlanan çalışma sonucunda sokak, hem daha kullanışlı hem de daha düzenli bir görünüme kavuştu. Parke taşlarıyla kaplanan yol, özellikle kış aylarında yaşanan çamur sorununu ortadan kaldırdı. Mahalledeki bu girişim, çevre yerleşimlerde de konuşulmaya başlandı.

Dayanışma sayesinde elde edilen bu sonuç, birçok kişi tarafından “zorunlu vatandaş inisiyatifi” olarak yorumlandı.

Bu hikâye ne anlatıyor?

Kiraz’daki bu olay, yalnızca yerel bir yol çalışması değil. Aynı zamanda kırsal bölgelerde yaşanan hizmet eksikliğini, vatandaşın kendi imkanlarıyla sorun çözmeye zorlanmasını ve yerel yönetim–vatandaş ilişkisindeki kırılmaları gözler önüne seriyor.

Mahallelinin hayvanlarını satarak sokağını yenilemesi, bir yandan takdir toplarken diğer yandan “Bu noktaya neden gelindi?” sorusunu da güçlü biçimde gündeme taşıyor.