Ömer Çelik'ten önemli açıklamalar

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklamalarda bulundu. Çelik, ''Hiçbir aday sürecin karar vericisi değildir. YSK, sonucu açıklayacaktır. Biraz sabretmek yetecek. Vatandaşımız kime yetki verdiyse, mazbata ona verilecektir. '' dedi

Ömer Çelik'ten önemli açıklamalar

Ömer Çelik'in açıklamalarının satır başları şöyle;

Sonuçlarla ilgili ima edici açıklamalarda bulunmak kendilerinin söyleyip kendilerinin dinleyeceği hususlardır. Eleştirdikleri hususlar hukukun temel prensipleri içinde var olan hususlardır. Seçimdeki bütün süreçlerin patronu Türkiye'de Yüksek Seçim Kuruludur.

Amerika'daki seçim sürecinde hala Rusya'nın etkisi var mı yok mu sorusu adli sürecin bir parçasıdır.

İstanbul'daki itiraz süreçlerinde binde iki oranındaki farkı unutmamak gerekir.

''HER TÜRLÜ BİLGİYİ VERİYORUZ''

Açık ve net söylüyorum. Bizim dışarıdan gelen gözlemcilere gösterdiğimiz kolaylığı dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz. Ayrıca iktidar partisi olarak her türlü bilgiyi veriyoruz. Çünkü Türkiye'deki seçimlerin şeffaf bir şekilde gerçekleşmesi konusunda bir sorunumuz yok.

Hiçbir yabancı devlet Türkiye'deki seçim sürecinin meşruiyetinin kaynağı değildir. YSK dünyadaki pek çok demokratik ülkeye model olabilecek mekanizmalara sahiptir.

Hem hayranlık duyup dönüyorlar. Laf olsun diye standart eleştirileri oraya yerleştiriyorlar. 

Mazbata almadan tören düzenliyor. Bir takım basın toplantıları yapıyor. Bir kişi göreve talip olduğu zaman, bu görevin ağırlığını taşımalıdır. 

Bu kadar ciddi bir göreve talip birinin hak, hukuk, hakaniyete saygı duyması gerekir.

Panik atak siyaseti koyarak mazbata seferberliği içerisine girildiği daha önce görülmemiştir.

''HUKUKİ SÜREÇ DEVAM ETMEKTEDİR''

Vatandaşlarımızı karşı karşıya getirebilecek bir takım imalarda bulunmak doğru değildir.

Hukuki süreç devam etmektedir. AK Parti'nin oyunun arttığı yerler olduğu gibi CHP'nin de oyunun arttığı yerler vardır. Bu da her vatandaşın oyuna sahip çıkıldığı anlamına gelmektedir.

Milli iradeye saygıdan bahsediliyorsa, bunun en önemli göstergesi hukuki sürece saygıdır. Bunun tam aksi davranılması bunun siyasi bir makyaj olduğunu gösterir.

Hukuki sürecin devam etmesinden rahatsızlık duymak sağlıklı bir yaklaşım değildir.

Hiçbir aday sürecin karar vericisi değildir. YSK, sonucu açıklayacaktır. Biraz sabretmek yetecek. Vatandaşımız kime yetki verdiyse, mazbata ona verilecektir. 

Olağanüstü bir durum yok. Memlekette her şey yolunda. Sürekli olağanüstü bir şey varmış gibi açıklama yapmak, sağlıklı bir şey değil.

''MESELE HUKUK ZEMİNİNDE KALSIN İSTİYORUZ''

Anıtkabir defterinin resmi unvanı olmayan bir kişi tarafından istismar edilmesine itiraz ediyoruz. Twitter'a istediğiniz unvanı yazabilirsiniz. Orada mazbata istemiyorlar. Biz de Atatürk'ün aziz hatırasına ziyaret kurallarına uygun davranmasını beklerdik. Sahip olmadığınız bir unvanı kullanarak Atatürk'ün hatırasını suistimal etmek yakışıksız bir tavır olarak ortaya çıkmıştır.

Yine yakışıksız olan bir başka mesele, hukuki süreç devam ederken, bu süreç özellikle uzatılıyor imasıyla dil uzatılmasıdır. Normal bir süreci AK Parti'nin iç meselesi gibi gösterirseniz, biz buna cevap vermek durumundayız. 

Herkesi talip olduğu makama uygun davranmaya ve hassas olmaya davet ediyoruz.

Bu mesele hukuk zemininde kalsın istiyoruz. İlla siyaset zeminine çekmek istiyorlar.

Sandığa gidip, ilerleyen yaşına rağmen, engeline rağmen, Yusuf kardeşimiz gibi uğradığını hakarete zorluklara rağmen sandığa giden vatandaşımın oyuna sahip çıkmak istiyoruz.

''SOSYAL MEDYADA BİR SÜRÜ YALAN HABER ÇIKIYOR''

Kazanan demokrasi olacak. Demokrasi vatandaşın her hal ve şart altında kazandığı rejimin adıdır. Biz vatandaşımızın kime ne talimat verdiğini çok net anlayacağız. Sakin bir şekilde sonuç beklenecek, sonuç ortaya çıktığında hepimiz sonucu selamlayacağız.

Sosyal medyada bir sürü yalan haber çıkıyor. Sürekli olarak bunlar etiketlenip partimize soruluyor. Partimizin yetkili kişileri bellidir, açıklamalar bu şekilde yapıyor.

Sosyal medya özgürlüğün tam olduğu, adalet ve hakkaniyetin zor bulunduğu bir mecra.

NATO ile ilgili tartışmalar çerçevesinde Türkiye ile ilgili bazı konular gündeme geliyor. ABD Başkan Yardımcısı'nın salı günü bir sözü oldu. Doğrusunu söylemek gerekirse bu derece Türkiye'yi suçlayan açıklama karşısında şaşkınlığımızı gizleyemedik. Uzun zamandır ABD yönetimi NATO'yu hırpalayan beyanatlar gelirken Başkan Yardımcısı'nın NATO'yu keşfetmesini ilk olarak değerlendirebiliriz. Türkiye NATO'nun kurucusu olduğu gibi kilit müttefiklerinden bir tanesidir.

Bitmiş bir anlaşmadan Türkiye'nin vazgeçmesini istemek Türkiye'nin egemenlik haklarına saygısızlıktır. S-400 alımının isteyen ülkenin istediği şekilde yapabileceği bir alım olduğunu, bunun NATO kurallarına bir zeval getirmeyeceğini açıkça dile getirilmiştir. 

NATO'nun kilit bir müttefiki olan Türkiye'nin kıymetini bilsinler.

Şimdi tabii Suriye'nin kuzeyinden ülkemize yönelen tehdit ABD'nin komşusu tarafından yöneltilseydi tutumları ne olurdu? ABD yönetiminin terör örgütüne TIR'larca silah gönderildiği herkes tarafından biliniyor.

YORUM EKLE