Lale Devri'nin en ünlü şairi kimdir? |Hadi ipucu sorusunun cevabı

Pek çok kişi tarafından ilgiyle takip edilen HADİ yarışmasının 2 Ocak ipucu sorusu yayınlandı. HADİ ipucu sorusu ve cevabı bu akşam 20:30'da yarışmaya katılacak olan vatandaşlar tarafından merakla araştırılıyor. İşte HADİ 2 Ocak ipucu cevabı...

Lale Devri'nin en ünlü şairi kimdir? |Hadi ipucu sorusunun cevabı

Pek çok kişi tarafından ilgiyle takip edilen HADİ yarışmasının 2 Ocak ipucu sorusu yayınlandı. HADİ ipucu sorusu ve cevabı bu akşam 20:30'da yarışmaya katılacak olan vatandaşlar tarafından merakla araştırılıyor. İşte HADİ 2 Ocak ipucu cevabı...

2 OCAK 2019 HADİ İPUCU SORUSU VE CEVABI

Soru: Lale Devri'nin en ünlü şairi kimdir?

Cevap: AHMED NEDİM

LALE DEVRİ'NİN EN ÜNLÜ ŞAİRİ AHMET NEDİM KİMDİR?

Asıl adı Ahmed'dir. İstanbulludur. 1681 yılında dünyaya geldiği tahmin edilmektedir .Annesi Saliha Hanım, İstanbul'un fethinden itibaren devlet hizmetinde bulunan Karaçelebizadeler ailesindendir. Babası Kadı Mehmed Efendi ise Sultanİbrahim devri (1640-1648) kazaskerlerinden Merzifonlu Mustafa Muslihiddin Efendi'nin oğludur. Kazasker Muslihiddin Efendi, bazı kötü alışkanlıklarından ötürü ulema ve halk tarafından sevilmediği için kendisine çirkin lakaplar takılmış, Mülakkab Mustafa Efendi diye tanınmıştır. Dedesine takılan lakaplardan ötürü Osmanzade Tâib gibi bazı şairler Nedîm'den mülakkabzade diye bahsetmişlerdir.

Ahmed Nedîm iyi bir eğitim görmüş, döneminin klasik ilimlerini, Arapça ve Farsçayı bu dillerdeşiir yazacak kadar öğrenmiştir. Tahsilini tamamladıktan sonra Şeyhülislam Ebezâde Abdullah Efendi'nin de bulunduğu bir jüri tarafından yapılan sınavda başarılı olarak hariç medresesi müderrisliğini elde etmiştir. Söz konusu edilen sınavın tam tarihi bilinmemekle beraber, Ebezâde Abdullah Efendi'nin görevde bulunduğu 1707-1713 tarihleri arasında gerçekleştiği kesindir. Bu tarihler, aynı zamanda Sultan III. Ahmed döneminin (1703-1730) başlarına rastlamaktadır. Bu sırada Ali Paşa, III. Ahmed'in on birinci sadrazamı olarak göreve getirilmiştir (1713). Nedîm ise 1114/1702-1703 yılına tekabül eden tarih manzumesini dikkate alırsak artık çıraklık safhasını aşmış bir şairdir.

Ali Paşa'nın Varadin'de şehit düşmesinden sonra yerine Halil Paşa getirilir. Bu sırada İbrahim Paşa'nın yıldızı parlamaktadır. İbrahim Paşa, 1716 yılında mirahurluğa, ardından rikab-ı hümayun kaimmakamlığına atanır. Bu ikinci atamayla ilgili olarak Nedîm, bir tarihmanzumesi yazar. İbrahim Paşa, Ali Paşa'nın şehit edilmesinden sonra geride kalan nikâhlısı Fatma Sultan'la evlenerek padişaha damat olur. 1718 tarihinde de sadrazamlık makamına getirilir. Bu tarih, daha sonra Lâle Devri (1718-1730) olarak adlandırılan dönemin başlangıcıdır. Artık, Damat İbrahim Paşa'nın hemen her faaliyeti Nedîm'in dikkatini çeker. Şair, kıta ve kasideleriyle her fırsatta hamisine bağlılığını ifade eder. İbrahim Paşa'yı takdir eden, öven sadece Nedîm değildir. Fakat Nedîm, bu şairlerin içinde en başarılı olanıdır. Bir yandan İbrahim Paşa'nın faaliyetlerini şiirleriyle överken diğer yandan da Lâle Devrinde teşekkül ettirilen tercüme heyetlerinde görev alarak hamisinin her hamlesine destek verir. Meslek hayatında da çabuk ilerler. Çağdaşlarının başarılı bir müderris olarak resmettiği Nedîm'in kitaplığındaki eserler de bu görüşü pekiştirmektedir. Hariç Medresesi müderrisliğinden Mahmud Paşa Mahkemesi naipliğine getirilir. Daha sonra 1726'da MollaKırımî Medresesinde, 1728'de Nişancı Paşa-yı Atik Medresesinde görev yapan Nedîm, 1729'da Sahn Medreseleri müderrisliğine yükselir. Sekban Ali Paşa Medresesinde müderrisiken Patrona Halilİsyanı patlak verir(12 Rebiülevvel 1143/25 Eylül 1730).

İsyan sırasında Nedîm'in akıbetinin ne olduğu konusunda değişik iddialar ileri sürülmüştür. Kaynaklarda şairin, söz konusu isyanı takip eden günlerdeillet-i vehimeden veya içkiye düşkünlüğü nedeniyle titreme hastalığından öldüğüne dair bilgiler kayıtlıdır. Güvenilir biyografi müelliflerinden Süleyman Sadeddin, Nedîm'in ihtilal esnasında korkudan evinin damına çıktığını ve oradan düşerek öldüğünü söylemektedir. Bu acı akıbet, şairin belki de son bir kurtuluş ümidiyle evinin damına çıktığını veya linç edilerek öldürülen dedesi Mülakkab Mustafa Efendi'nin yaşadığı tecrübenin tekrar edilmesine imkân vermemek için ölümü tercih ettiğini akla getirmektedir. Ancak kesin olan birşey vardır; o da şairin ihtilal sırasında öldüğüdür. Ali Canip Yöntem'in bulup yayınladığı Nedîm'in terekesine dair" kassam hücceti sûreti" ve İsmail E. Erünsal'ın ayrıntılı biçimde değerlendirerek neşrettiği" Şair Nedim'in Muhallefâtı", 15 Rebiülahir 1143/28 Ekim 1730 tarihinde düzenlenmiştir. Söz konusu edilen belgeler Süleyman Saddedin'in verdiği bilgileri teyit etmektedir.

Muhallefatında Beşiktaş kazası Tekerlek Mustafa Mahallesi ahalisinden olduğu kaydedilen Nedîm öldüğünde geriye eşi Ümmügülsüm Hanım ile kızı Lübabe kalmıştır. Şairin kabri Üsküdar Karacaahmet Mezarlığının Miskinler kısmındadır.

.

YORUM EKLE