Kılıçtaroğlu, ''Kasaya damadını koyarsan böyle olur''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomik politikalarını eleştirdi. Ekonomik sıkıntıların hedefi olarak gösterdiği Albayrak hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek, ''Kasaya damadını koyarsan böyle olur'' dedi.

Kılıçtaroğlu, ''Kasaya damadını koyarsan böyle olur''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu bugün yaptığı gurup toplantısında ekonomik kriz, sebepleri ve çözümleri hakkında bazı demeçlerde bulundu. İşte KIlıçtaroğlu'nun gurup toplantısında yaptığı konuşmaların bazı satır başları;

İnsanlar geçinemiyorlar, böbreklerini satmaya başladılar. Bir baba iki yıldır işsizim, çaresiz bir şekilde böbreğimi satma noktasına geldim. Saray’ın bundan haberi var mı, damadın bundan haberi var mı? Her 10 vatandaştan 7’si Türkiye’de kriz var diyor. Demeyenler Saray’dan ihale alanlar. 50 lirayla bugün pazar çantasının yarası doluyor. Esnafımız siftah yapmadan kepenk kapatıyor.

Bu krizin tek bir sebebi var basiretsiz yönetim. Kasaya damadını koyarsan böyle olur. Liyakata önem vereceksin. Kime kızacaksınız? Kasayı damada teslim edene kızacaksınız. Ekonomiyi betona gömersen böyle olur. Türkiye yönetilmiyor Türkiye savruluyor.

Kapıyı pencereyi açık bırakacaksın hırsızı suçlayacaksın, kabahat sende değerli kardeşim. Bir ev kadını çağırın nasıl ekonomi yapılır size öğretsin. 100 günde konkordatoda rekor kırdık. Et ve balık ürünlerini ithal ediyoruz bundan sonra devam edeceğiz. Yurt dışına ciddi bir kaçış var değerli arkadaşlar.

2 Ekim’de İstanbul’da bir cinayet işlendi. Cinayeti işleyenler bütün ayrıntıları yapıp özel uçaklarla geldiler. Cinayeti işlediler ellerini kollarını sallayarak gittiler. Saray’da oturan zat ‘biz bu cinayetle ilgili ses kayıtlarını isteyen herkese dinlettik, kayıt gerçekten felaket. Hatta Suudilerin istihbaratçısı bunu ancak eroin alan birisi yapar’ diyor. Hiç bir gazeteci demiyor ki bunu sen biliyorsun peki bu katilleri neden serbest bıraktın. Bunu dinliyorsun. Bütün istihbarat örgütlerine bunu dağıttım diyorsun. Şimdi o ses kayıtlarının TBMM’ye gelmesini isteyeceğiz. Devlet adamı olmak farklıdır.

13 Kasım 1918 düşman orduları Marmara Denizi’nde demirlemişlerdir. Atatürk  Kartal İstimbotuna biner ve bundan 100 yıl önce ‘Geldikleri gibi giderler’ der. Tam 100 yıl önce. Bu bir vatanseverin rediyesidir. Bunu en iyi Gazi Mustafa Kemal Atatürk anlatır. Devlet yönetimi artık işgalcilerin eline geçmiştir. 11 Nisan 1920 Vahdettin bir fetva yayınlar. Bunlar kafirdir der ve Mustafa Kemal ve arkadaşlarının katledilmesini isteyen bir fetva yayınlar. Ankara’da bir müftü vardır Rifat Börekçi  o da bir fetva yayınlar. Düşmanla yaptıkları savaşta ölenler şehit kalanlar şehit olur der. Mustafa Kemal Rifat Börekçi’yi Diyanet İşleri Başkanı yapar.

98 yıl önce Atatürk ve arkadaşları için idam kararı verildi. Neden idam kararı verildi. Ülkenin özgürlüğü için, bayrağın hakkı için mücadele edildi. Saray bunlar için idam kararı verdi. İyi ki aramızda Rifat Börekçiler ve Mustafa Kemaller var. 98 Yıl önce Damat Ferit’ler vardı. 100 yıl sonra aynı tablo yine toplumun önündedir. Şimdiki Diyanet işleri Başkanı ‘Keşke Yunan galip gelseydi’ diyen kişinin önüne diz çöküyor.  Sen şimdi ‘Keşke Yunan galip gelseydi’ diyen adamın önüne diz çöküyorsun. Ben bunu kabul etmiyorum. Daha acı bir şey, insan olmanın gereği ölenin arkasından rahmet okuruz, hakkımızı helal ederiz. Sana o koltuğu sağlayanlar idamla yargılandı, derhal terk et. Tarihine de inancına da şehitlere de gazilere de ihanet ediyorsun. Tarihinden bu kadar uzak bir kişiyi ne gördüm ne tanıdım.”

Güncelleme Tarihi: 13 Kasım 2018, 14:56
YORUM EKLE