Kılıçdaroğlu, Binali Yıldırım, Nihat Zeybekci ve Ekrem İmamoğlu'nun istihdama yönelik verdikleri vaatleri değerlendi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Partisinin düzenlediği seçim mitinginde konuştu. AK Parti İzmir adayı Nihat Zeybekci'nin, CHP İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu Ve Ak Parti İstanbul adayı Binali Yıldırım'ın istihdama yönük verdikleri vaatleri hakkında bazı açıklamalarda bulundu. Ekrem İmamoğlu'nun 150 bin istihdam yaratacağını söylediği zaman Binali Yıldırım'ın ''Efendim olur mu, istihdam sorununu çözmek belediyenin görevi değildir” sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, daha sonradan Yıldırım'ın 500 bin kişilik istihdam yaratacağına dair verdiği vaatleri hatırlattı. Ayrıca belediyelerin istihdama çözüm olabileceğini savunan Kılıçdaroğlu, İzmir adayı Zeybekci'nin de seçimi kazanırsak şartı kadınlara yönelik 20 bin istihdam yaratacağına değinerek, kazanamazsanız yapmayacakmısınız? diye soru yöneltti.

Kılıçdaroğlu, Binali Yıldırım, Nihat Zeybekci ve Ekrem İmamoğlu'nun istihdama yönelik verdikleri vaatleri değerlendi

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun istihdama yönelik verdiği vaadi 150 bin..

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım'ın  istihdama yönelik verdiği vaadi 500 bin..

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci'nin  istihdama yönelik verdiği vaadi 20 bin kadın istihdamı..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün yaptığı miting konuşmasında, Belediyeler istihdama çözüm bulabilirmi? sorusuna adayların verdiği istihdam vaatleri üzerinden açıkladı. 

Ekrem İmamoğlu'nun “Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumda 150 bin kişiye istihdam alanı yaratacağım” vaatlerine önce ''Efendim olur mu, istihdam sorununu çözmek belediyenin görevi değildir” sözleri ile karşı gelen ama sonra da Başkan seçildiğim taktirde “Ben de 500 bin kişiye istihdam yaratacağım” diyerek kendisinde istihdama yönelik vaatlerde bulunan Binali Yıldırım'ın sözlerini hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, Binali Yıldırıma seslenerek;  Başbakanlık yapan sanki o değil benim, ulaştırma bakanlığı yapan sanki o değil benim. Başbakanlık yaptın niye 500 bin kişiye istihdam yaratmadın? Ulaştırma bakanlığı yaptın neden 500 bin kişiye istihdam yaratmadın? Şimdi Ekrem Bey’in projelerini kopya ediyorlar. Yapamazlar, beceremezler. Neden? Saraydan talimat alırlar, saray izin verirse konuşurlar. diyerek cevap verdi. 

AK Parti İzmir adayı Nihat Zeybekci'nin de istihdama yönelik verdikleri vaatlere bazı eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, niye seçimden sonra, iktidar olan sizlersiniz.. İstihdam oluşturmak yeni kaynaklar kurmak için elinizi tututan mı var? diye cevap verdi. Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmasında 8 milyon işsiz sayısını hatırlattı. daha ne duruyorsunuz diye seslendi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı konuşma şöyle;

İşsizlik sorununu çözemediler, 8 milyon işsizimiz var. 8 milyon kişi, 8 milyon hane aylık geliri olmayan hane demektir. 8 milyon eve ekmek gelmemesi demektir. 8 milyon hanede çocukların yatağa aç girmesi demektir. 8 milyon hanede babanın oğluna, kızına harçlık verememesi demektir. Annenin ıstırabı, babanın ıstırabı nedir onlar bilirler mi acaba? Bilmezler, bilemezler. Çünkü onlar halktan koptular, onlar sarayda yaşıyorlar, sarayda her şey var. Erdoğan soruyor mutfakta her şey var mı? Her şey tamam diyor, her şey var. Efüliler var, ejder meyveleri var, kilosu 4 bin liralık çay var, her şey var diyor. O sanıyor ki vatandaşın mutfağında da bunlar var. Yok arkadaş yok. Vatandaşın mutfağında bunlar yok. Vatandaş diyor ki açım aç, mutfakta yangın var diyor vatandaş. Vatandaş bunu söylüyor.
Şu soruyu herkes kendisine sorsun. 17 yıldır iktidardalar, 17 yılda istedikleri kanunu çıkardılar, 17 yılda istedikleri kararnameyi çıkardılar, 17 yılda istediği adamı istediği yerlere tayinini çıkardılar, görevlere getirdiler. Valisi, kaymakamı, emniyet müdürü, defterdarı, tapu memuru, kim olursa 17 yılda istediklerini tayin ettiler. 17 yılda vatandaştan 2 trilyon dolar vergi topladılar. 17 yılda bizlerin babalarının, dedelerinin vergileriyle kurulan fabrikaları sattılar, 70 milyar dolar da özelleştirme yaptılar. Yetmedi 500 milyar dolar da devleti borçlandırdılar. Ne yaptılar? Nereye gitti bu para? Niye bu kadar işsizlik var? Diyorlar ki, Ey Kılıçdaroğlu işte bak köprü yaptılar. Doğru, iyi de ben o köprüden bedava geçemiyorum ki, köprüden geçince benden para alıyorsun. Niye para alıyorsun benden? 2 trilyon dolar para topladın sen. Köprüden ister geç, ister geçme senden para alıyorlar. Hani niye vergiyi aldın o zaman? Vergiyi aldın bir de köprüden geçerken ayrıca para alacaksın, otobandan geçerken ayrıca para alacaksın.

Hepimizin oturup düşünmesi lazım, ayın 31’inde sandığa gideceğiz, oy kullanacağız. Kimden yana kullanacağız? Halktan yana kullanacağız, insandan yana kullanacağız, mazlumdan yana kullanacağız, zalime ve zulme karşı duracağız, yeter diyeceğiz, söz milletindir diyeceğiz.
Bizi ayrıştırmak ve bölmek istiyorlar. Oylarımızı ayrıştırmak ve bölmek istiyorlar. Efendim falan partide önemli bir aday var, şu partide önemli bir aday var, şu partideki insan şöyledir veya bu partideki insan böyledir. Oylarımızı bölmeyeceğiz. Demokrasiden yana, insan haklarından yana, mazlumdan yana, yoksuldan yana, yatağa aç giren çocuktan yana oylarımızı kullanacağız. Yani gideceğiz evet mührünü 6 okun böğrüne basacağız.

Bizim verilmeyecek hesabımız yoktur. Biz işsizliği dile getiriyoruz, aşı, işi ve ekmeği dile getiriyoruz. Yoksulluğu dile getiriyoruz, beraber yaşamayı dile getiriyoruz. Hiç kimseyi ötekileştirmiyoruz. Herkesi seviyoruz, her inanca, kimliğe ve yaşam tarzına saygılıyız. Ben bunu söylediğim için tahammül bile edemiyorlar. Efendim darağacı kuruyorlar, idam sehpaları kuruyorlar. Sanıyorlar ki Kılıçdaroğlu korkacak. Sanıyorlar ki Kılıçdaroğlu geri adam atacak. Sizin feriştahınız bile gelse asla geri adım atmayacağız.Sarayda oturuyorlar, saraydan besleniyorlar, bizim ödediğimiz vergilerle bedava. Evleri bedava, uçakları bedava, arabaları bedava, yemekleri bedava. Gırtlaklarına kadar ne yaptılarsa hepsi bedava, şimdi kalkmış diyorlar ki bize ders verecekler. Kılıçdaroğlu’na idam sehpası kuracaklar, kurmazsanız namertsiniz siz! Benim tek güvencem bu ülkenin insanlarıdır.

Hangi partiden olursa olsun, hangi görüşten olursa olsun, hangi kimlikten olursa olsun, bir çocuk yatağa aç giriyorsa, o benim derdimdir ve ben o gece rahat uyumam. İsterim ki 80 milyon huzur içinde yaşasın, bunu arzu ediyorum. Dünyanın iftirasını atıyorlar, her türlü iftirayı atıyorlar, niçin? Kaybedeceklerini biliyorlar, görüyorlar. Ceplerini doldurdular, köşeyi döndüler, yetmedi yandaşlarını da doyurdular. Ben onları dile getiriyorum, bundan rahatsızlık duyuyorlar. Vay Kılıçdaroğlu niye konuşuyor, konuşacağım, sonuna kadar konuşacağım. Bu milletin hakkını sonuna kadar savunacağım, kimse endişe etmesin. Ne yapalım yol ikiye bölmüş kalabalığı, bir grubumuz orada, bir grubumuz burada. Gönlümüz hem orda, gönlümüz hem burada, hiç kimse unutmasın.

Demek ki ayın 31’inde sandığa gideceğiz. Demek ki mührümüzü 6 okun böğrüne ya Allah deyip basacağız. Ekrem İmamoğlu, düzgün bir insan, çalışkan bir insan, üreten bir insan, kimseye kin ve öfke duymayan bir insan, pırıl pırıl bir insan. Göreceksiniz o da başarılı olacak. Ona da tahammül edemiyorlar, onu da eleştiremeye kalkıyorlar. Ne diyeceksiniz? Başarılı birisi, ne diyeceksiniz? Gidin bakın belediye başkanlığı yaptığı dönemde başarılarını da göreceksiniz. O nedenle büyükşehir gider diye korkuyorlar, gece uyuyamıyorlar. Uyumasınlar, ne yaparlarsa yapsınlar, artık millet uyandı, yeter diyor, yeter artık.

Her şeyi satıyorlar, her şeyi. Tank Palet Fabrikasını bile Katarlılara sattılar. Dünyanın hiçbir ülkesi yoktur ki, kendi silah fabrikasını bir yabancı orduya satsın. Dünyadaki 5 büyük fabrikadan birisi, Sakarya’da ki Tank Palet Fabrikası’nı Katar ordusuna sattılar. Bunlar vatansever mi Allah aşkına? Ben bunu söyleyince kıyamet kopuyor, vay efendim şöyledir veya böyledir. Bu memleketin hakkını, hukukunu, adaletini savunuyoruz, her yerde savunacağız. Sizin için, tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak için sonuna kadar savunacağız. Bir bedel ödemekse, ne bedeli varsa ödemeye hazırız, hiç kimsenin endişesi olmasın. Allah’tan başka korkacağımız hiç kimse yoktur. Biz böyleyiz, böyle yetiştik, hayatı da böyle biliyoruz. İnsana hizmet etmek kadar güzel bir şey yoktur, bunu da biliyoruz. Efendim bir belediye başkanımız burada, bir de belediye başkan adayımız burada. Hayri Bey burada, Hayri İnönü, gel başkan şöyle. Çaba harcadı, emek harcadı. Bütün engellemelere rağmen Şişli’ye hizmet etti. Kendisine hepinizin huzurunda şükran borçluyum ve teşekkür ediyorum.

Doğru, Şişli bizim, İstanbul da bizim. Sadece İstanbul mu? Bursa’da bizim, Antalya’da bizim, Mersin’de bizim, göreceksiniz. Ben bu millete güveniyorum, onlar gibi değil. Biz ikiyüzlü değiliz. Ne söylüyorsak, yüreğimiz de aynı şeyi söylüyor. Ağzımızdan ne çıkıyorsa, yüreğimiz de aynı şeyi söylüyor. O nedenle biz elbette Ankara’yı alacağız. Mansur Başkan’ı getireceğiz, Ankara’ya oturtacağız, belediye başkanı olacak. Her türlü iftiraya rağmen bütün bunları yapacağız, birlikte yapacağız. Beyoğlu, Alper Taş, az önce beraberdik. Alper Başkan filinta gibi birisi. Genç, yakışıklı, tuttuğunu koparan ve idealist olan birisi. Yine Beyoğlu’nu eski görkemli günlerine kavuşturacak, bundan en ufak bir endişem yok. Ve yeni başkan adayımız, laf aramızda oda yakışıklı şimdi. Çalışkan birisi, harcadığı her kuruşun hesabını İnönü gibi veren birisi, vermeyi arzu eden birisi. O nedenle biz, sizleri seviyoruz, sizlere hizmet etmek istiyoruz, sizin için mücadele ediyoruz.

Sizler mutlu olduğunuz sürece biz de mutluyuz. O nedenle hep birlikte yeni bir İstanbul, yeni bir Şişli diyeceğiz. Yeni bir Beyoğlu diyeceğiz, yeni bir Kadıköy diyeceğiz, yeni bir Büyükçekmece, Küçükçekmece diyeceğiz. Dolayısıyla İstanbul’un 39 ilçesinde de söz sahibi olmak istiyoruz. İstanbullular mutlu olsun istiyoruz. İstanbulluların hayatının yarısı yollarda geçmesin istiyoruz. Her evin aşı, her evin işi olsun istiyoruz. Her gencin işi, her gencin mutluluğu olsun istiyoruz. Esnafımız huzur içinde yaşasın istiyoruz. Güzel bir Türkiye’yi birlikte inşa edelim diyoruz. Bunları yapmaya hazır mıyız? Ben de size söz veriyorum, gün 24 saatse, bu millet için 24 saat çalışacağız. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Sizleri seviyorum, sizlere inanıyorum ve sizlere güveniyorum. Ve sizler için çalışacağım, mücadelem bu ülkenin güzel insanları için. Kimliği ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, yaşam tarzı ne olursa olsun, insan Allah’ın yarattığı en değerli varlıktır ve benim başımın üstünde yeri vardır.

Hepinize en içten selamlar, saygılar sunuyorum. Sağ olun, var olun diyorum.

Güncelleme Tarihi: 30 Mart 2019, 18:24
YORUM EKLE