Hrant Dink davasında 12 yıl sonra yeni karar

12 yıl önce öldürülen ve katil zanlısı olarak Ogün Samast'ın yakalandığı Hrant Dink cinayetinde yargılanan jandarma istihbarat eski görevlisi Muharrem Demirkale ve gazeteci Ercan Gün'ün tahliyesine karar verildi.

GÜNDEM 14.03.2019, 12:26
Hrant Dink davasında 12 yıl sonra yeni karar

19 Ocak 2007'de Şişli'de Halâskârgazi Caddesi üzerindeki Agos Gazetesi'nin çıkışında, saat 14:54'de yakın mesafeden yapılan üç el silah atışıyla öldürülen, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin de yargılandığı davada jandarma istihbarat eski görevlisi Muharrem Demirkale ve gazeteci Ercan Gün'ün tahliyesine karar verildi. Başka suçlardan da tutuklu bulunan iki sanık serbest kalamayacak. İki sanığa yurt dışı yasağı da konuldu.
Dün yapılan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, eski İstihbarat Daire Başkanlığı Personel Şube Müdür Yardımcısı Aydın Patan ve cinayet döneminde İstanbul'da polis memuru olarak görev yapan Özcan Özkan'ın görevli oldukları yerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlantı sağlanarak tanık sıfatıyla beyanları alındı.
"Osman Hayal ile ilgili de çalışma yaptık”
Halen Lapseki'de komiser yardımcısı olarak görev yapan tanık Özcan Özkan, 2003 yılında İstanbul'da göreve başladığını ve görevinin söylenilen kişiler hakkında tahkikat yapmak olduğunu belirterek, "Osman Hayal ile ilgili de çalışma yaptık. 24 Şubat 2006 tarihli rapor da buna ilişkin. Bizden, Sarıgazi'deki bir fırında çalıştığına dair bilgi gelen Osman Hayal isimli şahısla ilgili araştırma yapmamız istendi. Tüm fırınlara baktık. O şahsın orada çalışmadığını tespit ettik. Buna ilişkin rapor düzenledik. Süreçten iki yıl sonra bu konuya ilişkin sorular soruldu. Bu nedenle hatırlayamıyorum. Sabah çok erken saatte fırına gidip inceleme yapmıştık." demişti.
“Görevin ne olduğunu bilmiyorduk’
Samsun'da görev yapan tanık Aydın Patan ise cinayet döneminde İstihbarat Daire Başkanlığı (İDB) Personel Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığını ve 2003 ile 2013 yılları arasında İDB'de çalıştığını kaydederek, "İstihbarat dairesi ve şubelerde çalışan personelin atama işleriyle ilgiliydi çalıştığım şube. Başkanlığı Sabri Uzun'dan sonra Ramazan Akyürek devraldı." demişti.

Mahkeme heyeti başkanının, "İstihbari paylaşımın oluyor muydu senin biriminde?" sorusunu yanıtlayan Patan, "Bir şeyi bilmemiz gerekiyorsa biliriz. Operasyonel konularda bilgimiz olmaz. Hangi personelin ne görevle gittiğini biz bilmiyorduk. Şubelerden bize geçici görevlendirme talep yazısı gelirdi, biz de görevin ifası olarak yazardık, görevin ne olduğunu bilmezdik." diye konuşmuştu.
O dönem cinayetle alakalı bilgiye vakıf olup olmadığı da sorulan Patan, orada çalışmasına rağmen genelde cinayetle ilgili bilgileri basından takip ettiğini, "bilmesi gereken" prensibi gerekçesiyle bilgi sahibi olmadığını ve birimde haftalık değerlendirme toplantılarında konuşulursa bazı şeyler duyabildiklerini ifade etti.

“Maksadımız tamamen evraklarımızı imzalatmaktı”
Tanık Patan, "Bu toplantılarda Hrant Dink suikastı olacağına dair bilgilendirme olup olmadığına yönelik soruya karşılık da, "Hayır. Hiçbir şekilde bilgi sahibi değilim. Cinayet gününe kadar bir şey paylaşılmadı." şeklinde konuştu.
Tutuklu sanık Ramazan Akyürek'in ifadesinde, "Patan'ın Cerrah ile konuşmasına şahit olduğunu" söylediği hatırlatılan Patan, Cerrah'ın Akyürek'e, "F4 belgesini imha et." dediğini duyup duymadığı sorusuna da, "Ben böyle bir görüşmeden haberdar değilim. Herhangi bir bilgim de yok. Başkanın odasına evrak imzalatmaya giderdik. Evrakla ilgili soru sorabilirdi başkan bize. Maksadımız tamamen evraklarımızı imzalatmak üzereydi." yanıtını verdi.
“Kimle görüştüğünü bilmiyordum”
Akyürek'in zaman zaman telefonla konuştuğuna şahit olduğunu ancak kiminle görüştüğünü bilmediğini söyleyen Patan, duruşma savcısınca yöneltilen, "yardımcı istihbarat elemanlarının dosyasının şubelerinde bulunup bulunmadığı" ile ilgili soruya karşılık da, "Doğrudur. Ancak başka bir şubeye geçti sonradan. Yardımcı elemanlarla ilgili kod isimli özlük bilgileri personel şubede bulunurdu. Bize elemanla konuşma notu geliyordu. Ama ne bilgi verdiği bize gelmez, operasyonel şubeye gider." şeklinde konuştu.

HRANT DİNK KİMDİR?

Hrant Dink, 1954 yılında Malatya’da dünyaya geldi. Babası Sivas'ın Gürün ilçesinde, annesi Gülvart ise Sivas'ın Kangal ilçesinde doğup büyümüştü. Anne ve babası 1961 yılında İstanbul'a taşınmalarının ardından boşandı. Hrant ve iki kardeşi Gedikpaşa’daki Ermeni Yetimhanesi'ne yerleştirildi. 

Dink bu sırada Türkiye'de gelişmekte olan sol siyasetten etkilendi ve Türkiye Komünist Partisi / Marksist-Leninist çizgisinde siyaset yapmaya başladı. O yıllarda, örgüt ile Ermeni cemaatinin ilişkilendirilmesini önlemek amacıyla ismini mahkeme kararı ile Fırat olarak değiştirdi.Liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde zooloji eğitimi aldı. Bir süre sonra yetimhanede birlikte büyüdükleri Rakel ile evlendi. 

Kardeşleriyle birlikte açtığı yayınevi ve kırtasiye işlerini sürdürürken, eşi Rakel’le kendileri gibi Anadolu’dan gelen kimsesiz ve yoksul çocukların yetiştiği Tuzla Ermeni Çocuk Kampı’nı yönetmeye başladı. Açılışından 21 yıl sonra kampa devlet el koydu. Askerliğini Denizli Piyade Alayı'nda sekiz ay kısa dönem er olarak yaptı. 

Bazı gazetelerde kitap eleştirileri ile yazı hayatına başladı. Basında çıkan yanlış haberlere gönderdiği düzeltmeler ile adı duyulmaya başladı. İstanbul Ermeni Patrikhanesi’ne, "Ermeni toplumu çok kapalı yaşıyor, kendimizi iyi anlatırsak önyargılar kırılır"diyerek bu amaçla Türkçe ve Ermenice bir gazete çıkarmayı önerdi. 5 Nisan 1996 tarihinde ilk sayısı yayınlanan Agos gazetesinin kuruculuğunu, yayın yönetmenliğini ve başyazarlığını üstlendi. Agos dışında Zaman ve Birgün gazetelerinde yazdı. 

19 Ocak 2007'de Şişli'de Halâskârgazi Caddesi üzerindeki Agos Gazetesi'nin çıkışında, saat 14:54'de yakın mesafeden yapılan üç el silah atışıyla öldürüldü. Katil zanlısı olarak, 19 yaşındaki Ogün Samast adlı kişi, güvenlik kameralarından elde edilen görüntülerin yayınlanmasından sonra, kendi babası tarafından polise ihbar edilerek, Samsun otogarında yakalandı. 

Hrant Dink, 2006'da İnsan Hakları Derneği "Ayşe Nur Zarakolu Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü", Henri-Nannen Düşünce Özgürlüğü ve Cesur Gazetecilik Ödülü",Oxfam Novib "Pen İfade Özgürlüğü Ödülü", 2007'de Bjørnson İnsan Hakları Ödülü, Özgürlük Özel Ödülü, Ermenistan Cumhurbaşkanlığı Ödülü, Vahan Tekeyan Kültür Derneği Ödülü, Knights of Vartan Derneği "Yılın Adamı" Ödülü, Amerika Ermeni Meclisi "Seçkin İnsan Ödülü", Yılmaz Güney Festivali, "Festival Özel Ödülü", Uluslararası İspanya Gazeteciler Derneği "Uluslararası Basın Ödülü", PEN Uluslararası Yazarlar Birliği "Hermann-Kesten Madalyası", ATİK - YDG 17. Gençlik Kültür Sanat Festivali "Jüri Özel Ödülü", PAN Austria "İnsan Hakları Ödülü", IPI "Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı Ödülü", Marsilya, "Uluslararası Özgür İfade Ödülü",2008'de AASSSG "Üstün Başarı Ödülü" ile Fordham Üniversitesi "İnsan Hakları Savunuculuğu Ödülü", 2010 yılında da Padova Belediyesi "Doğruluk Ödülü" ile Johann -Philipp-Palm Vakfı İfade Özgürlüğü ve Basın Ödüllerine layık görüldü. 

Yorumlar (0)