10 Ağustos 2017 Perşembe 15:42
Darbeci albaydan 'sürpriz ziyaret için gittim' iddiası

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları kampüsündeki salonda görülen duruşmada savunmasına başlayan Koçyiğit, hakkındaki suçlamaların hiçbirisini kabul etmeyerek, terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulu tarafınca devletin milli güvenliğine aykırı olduğu değerlendirilen hiçbir  yapı, örgüt, kuruluş ile bağlantısı bulunmasının mümkün olmadığını savundu.

FETÖ'nün Hava Kuvvetleri Komutanlığıimamı olduğu belirtilen ve  davanın firari sanığı Adil Öksüz'ün de katılımıylaAnkara'da bir villada 6, 7, 8  ve 9 Temmuz2016 tarihlerinde gerçekleştirildiği iddia edilen darbeye hazırlık  toplantılarına katılmadığını öne sürerek, bu tarihlerde bulunduğu yerleri tek tek  anlatan Koçyiğit, 6 Temmuz günü, 5 Temmuz 2016 tarihinde Giresun'daki helikopter  kazasında hayatını kaybedenlerin cenaze işlemleriyle ilgilenmek için sabah erken  saatlerde GATA'ya gittiğini, gizli tanık "Şapka"nın "Adil Öksüz namaz kıldırdı"  dediği saatlerde de Kocatepe Camisi'nde şehitlerin cenaze namazını kıldığını  anlattı.

Gizli tanık Şapka'nın kendisi hakkında alenen iftirada bulunduğunu,  gizli tanıktan şikayetçi olduğunu belirten Koçyiğit, gizli tanıklar Şapka ve  Kuzgun'un, farklı iddianamelerde yer alan kendisiyle ilgili ifadelerini okudu.  Koçyiğit, "Gizli tanıklar Kuzgun ve Şapka, darbe toplantılarına bizzat  katılmışlardır, darbeyi yönetmişlerdir, darbecilerle görüşmüşlerdir. İddianamede  Şapka'nın ismi yazılması gerekirken benim ismim yazılmış. Yurtta Sulh Konseyi  üyesi olarak yargılanması gereken kişiler bunlardır ama ben yargılanıyorum. Her  ikisi de konsey üyesi olarak toplantıya katıldıklarını ikrar etmişlerdir.  Yargılanmamaları hususunu kamuoyu ve mahkemenin vicdanına sunuyorum. Ben hiçbir  zaman Şapka ve Kuzgun'un katıldığı toplantılara katılmadım, Adil Öksüz ile hiç  konuşmadım." dedi.

Sanık Koçyiğit, 7, 8 ve 9 Temmuz 2016 tarihlerinde bulunduğu yeri ve  yaptığı işleri de anlatarak, o günlere ait yaptığı harcamalara ilişkin kredi  kartı dökümünü mahkemeye sundu.

Silahlı terör örgütü FETÖ/PDY üyeliği suçlamasını da reddeden  Koçyiğit, 18 Temmuz 2016 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde bazı  bölümlerin tutanağa geçmediğini savunarak, şöyle devam etti:

"Bizzat FETÖ mağduruyum, FETÖ'nün hedef listesinde olan bir asker  olarak tutuklu olmaktan da hicap duyuyorum. Ben, 17 Ağustos 2015 tarihinde  Jandarma İstihbarat Okulu'nda göreve başladım. Okulda okutulan ders kitabı ve  ders notlarındaki terör örgütü listelerinde FETÖ/PDY'nin olmadığını tespit ettim.  Derhal ilgili personele bu örgütle ilgili Milli Güvenlik Kurulunca verilen  kararları temin etmelerini ve bu örgütün terör listesine dahil edilmesi emrini  verdim. Hazırlıklar tamamlandı, prosedürler yerine getirildi, Jandarma Okullar  Komutanına onaylatıldı ve Jandarma'nın ders kitaplarındaki terör listesine  FETÖ/PDY eklendi. O zamana kadar Jandarma İstihbarat ve Okullar Komutanlığının  ders kitaplarında FETÖ, terör listesinde değildi. Bu sayede FETÖ, jandarma  okullarında ilk kez terör örgütleri listesine dahil edildi. Örgütün hedef  listesine alındım, çünkü Balyoz, Ergenekon süreçlerinde görevden alınan,  tutuklanan arkadaşları cezaevlerinde ziyaret ettim, maddi ve manevi desteklerim  kendilerince bilinmektedir. Bundan da hiç pişmanlık duymadım."

Sanık Koçyiğit, iddianamede kendisine ait olduğu belirtilen ByLock  tespit edilen e-mail numarasının, kullandığı 3 telefona da ait olmadığını öne  sürerek, ByLock kullandığı iddiasını da kabul etmedi. Koçyiğit, darbe  teşebbüsünün yaşandığı 15 Temmuz'da da örgüt mensuplarınca kullanıldığı iddia  edilen "patates" hatlı telefonlardan kullanmadığını savundu.

"Akıncı Üssü'ndeki Ahmet albaya sürpriz ziyaret yapmak umudundaydım"

Koçyiğit, Akıncı Üssü'nde bulunmasını "hayatının en büyük hatası"  olduğunu belirterek, Akıncı Üssü'ne daha önce farklı görevlerde birlikte  çalıştığı eski albay Ahmet Özçetin'e nezaket ziyaretinde bulunmak için gittiğini  öne sürdü.

"Anneme dahi ziyarete giderken özel hazırlık yapılmaması için haber  vermem. Bu nedenle Akıncı'daki Ahmet albayı arayıp randevu almadım, sürpriz  ziyaret yapmak umudundaydım." diyen sanık Koçyiğit, Jandarma İstihbarat Okulundan  askeri araçla Şaşmaz'a kadar geldiğini, orada bir lokantada yemek yedikten sonra  garsondan taksi çağırmasını istediğini, garsonun cep telefonuyla taksi  çağırdığını, gelen taksiyle de tek başına Akıncı Üssü'ne gittiğini anlattı.

Nizamiyedeki görevli tarafından Özçetin'in bulunduğu 143. Filo'ya  kadar götürüldüğünü, filo girişinde kalabalık asker grubunun dikkatini çektiğini,  birileriyle görüşen Özçetin ile uzaktan selamlaşarak onun işinin bitmesini  beklediğini belirten sanık Koçyiğit, etraftaki tam teçhizatlı askerleri gördükten  ve ortamdaki yoğunluktan bazı şeylerin normal olmadığını düşünmeye başladığını,  bazı askerlerden "terör saldırısı ihbarı var, Genelkurmay'a gidiyoruz" şeklinde  ifadeler duyduktan sonra amiri Jandarma Okular Komutanı'nı aradığını, Akıncı  Üssü'nde olduğunu ve öğrendiklerini aktardığını kaydetti.

Komutanının "Sen ne arıyorsun orada?" dediğini, onun da bir arkadaşına  ziyaret için geldiğini söyledikten sonra komutanından kışlaya dönme emrini  aldığını, hem etrafta neler olup bittiğini anlamak hem de Özçetin'i beklemek için  dolaşırken saat 22.00 sıralarında sıkıyönetim ilan edildiğini ve nizamiyeden  giriş-çıkışların yasaklandığını öğrendiğini anlatan Koçyiğit, bunun üzerine  Akıncı Üssü'nden çıkamadığını, ilerleyen saatlerde TRT'de okunan bildiriyi, gece  saat 02.00 sıralarında da vatandaşların nizamiyede toplandığını duyduğunu  söyledi.

Sanık Koçyiğit, saat 04.30 civarında Akıncı Üssü'nün elektriklerinin  kesildiğini, sadece nereden kalktığını ve nereye gittiğini bilmediği uçakların  seslerini duyduğunu ifade ederek, sabaha kadar hiçbir eylem ve faaliyette  bulunmadan beklediğini, hava aydınlandıktan sonra 4. Üs Komutanlığında toplanarak  askeri savcıyı beklediklerini, bu sırada daha önceden tanıdığı Genelkurmay  Başkanının eski özel kalem müdürü Osman Kılıç'ı gördüğünü, kendi cep telefonunun  şarjının bittiği için onun telefonundan eşini arayarak durumunu, merak etmemesi  gerektiğini söylediğini anlattı. Koçyiğit, 15 Temmuz Cuma günü saat 20.00'den, 16  Temmuz günü gece saat 23.00'e kadar da Akıncı Üssü'nde bulunduğunu beyan etti.

Jandarma Genel Komutanlığındaki darbe eylemlerini organize eden ve  yöneten ekibin içinde yer almadığını savunan Koçyiğit, "Ben Akıncı Üssü'ne  arkadaşım Albay Ahmet Özçetin'e nezaket ziyaretinde bulunmak için gittim. Yanlış  bir günde, yanlış bir zamanda yapılmış bir ziyaretten dolayı buradayım. Darbe  teşebbüsü olacağını bilsem, asla ve asla gitmezdim." dedi. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.