banner527

Binali Yıldırım'dan İstanbul seçim sonuçlarına yönelik açıklama

31 Mart yerel seçimlerinin ardından sonucu merak edilen İstanbul seçimlerine yönelik açıklamalarda bulundu. Yıldırım, İstanbul seçimlerine yönelik yargısal sürecin devam ettiğini kendileri lehine oyların iç edildiğini ifade etti. Detaylar haberimizde...

Binali Yıldırım'dan İstanbul seçim sonuçlarına yönelik açıklama

Seçimlerden hemen sonra iki açıklama yapıldı. Seçim gecesi, önce CHP adayı rakam vererek kazandığını ilan etti, 29 bin 500 civarı oy ile. Biz de aynı gece 11:25'te eldeki bilgilere göre kazandığımızı söyledik. YSK Başkanı Sadi bey bir açıklama yaptı, 27 bin 889 oyla Ekrem İmamoğlu'nun önde olduğunu ifade etti. Sandık sonuçlarına ait ilk bilgilerle beraber seçim esnasında seçim tamamlandıktan sonra ortaya çıkan anormallikler, şaibeler gibi anormalliklerin de gündeme geldiğini hep beraber gördük. Bu seçimleri ikiye ayırmak gerekir. Bir seçim günü işlemleri, idari işlemler, ikincisi de seçim sonrası sonuçlara yönelik itirazların değerlendirildiği yargısal süreç.

Ben kısaca itirazların bir listesini söylemek istiyorum. 2014 seçimlerinde AK Parti 84 itiraz yapmış, 77 ret, 7'si kabul edilmiş. CHP 45 itiraz, 4 kabul, 41'i reddedilmiş. Böyle gidiyor.

2019 yılı seçimlerine geldiğimizde toplam 522 itiraz var, 485'i itiraz görmüş ve 13'ü kabul edilmiş. Burada AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti, HDP var. Herkes itiraz hakkını kullanmış, kullanmaya devam ediyor.

SON OY FARKI AÇIKLAMASI

İtiraz süreci seçim kültürümüzde, her seçimde olmuştur. 1946 seçimleri yarı serbest seçimlerdir. O itirazı da CHP yapmıştır. Bugün bu itiraza tahammülsüzlük esasında anlaşılabilir değildir. 2014'te de CHP Ankara seçimlerini hem AYM hem de AİHM'e götürmüştür. Biz hukukun peşindeyiz. Biz, vatandaşlarımızın verdiği oyun sandıkta iç edilmesinin önüne geçmeye çalışıyoruz. Başta 29 bin olarak açıklanan rakam 12 bin seviyesine çekilmiştir.

İki parti veya iki aday yakın oya rağmen neden aradaki fark benim lehime artmaktadır. Bu sorunun cevabını bekliyorum. Yanlışlık varsa bu her iki aday için de aynı şekilde olması icap eder. Bu şunu gösteriyor, oylar sandıkta iç edilmiştir. Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır. Bunlar tespit edebildiklerimiz. Bugüne kadar oyların sadece yüzde 10'u sayılabilmiştir. CHP buna rıza gösterseydi, mutlaka seçimin sonucu böyle olmayacaktı, bu fark kapanacak ve tersine dönecekti. Seçimin bu şekle dönüşmüş olması tatsız bir şey. Sakatlanmış bir seçim sonucu ile başkan olması doğrusu pek hoş bir şey olmaz. Başkanın güçlü şekilde görev yapması ve İstanbulluların özlediği hizmetlerin yerine getirilmesi bütün İstanbulluların arzusudur, beklentisidir.

YSK işin sahibidir ve seçimle ilgili itirazları tamamiyle YSK yönetmektedir. Neticede bir sona yaklaşmış bulunuyoruz. Maltepe'deki sayım tamamlandığında bu süreçler tamamen bitmiş olacak. Böylece YSK bir karara varmış olacak. Ben bu noktada şunu doğrusu anlayabilmiş değilim, bir tahammülsüzlük var orada. Seçimi kazandık, verin mazbatayı. Seçimi kazandığının kararını sen mi vereceksin? Bugüne kadar onlarca seçim yapıldı, kararını veren yer YSK'dır. 

Ben sayın İmamoğlu'nu, değerli rakibimi bu gibi tecrübesiz davranışlara son vermesini ve sükunetle YSK'nın kararını beklemesini bir kez daha tavsiye ediyorum. Seçimle yapılan usulsüzlükler, şaibeler, oy hırsızlıkları ile sınırlı değil, daha birçok yanlışlar var. Büyükçekmece'deki olay mesela. Ne olduğunu tam İstanbul halkı anlayamadı. 

Yapılan şaibeler sadece oy hırsızlığından ibaret değil. Büyükçemece'de yapılanlar ortadadır. Büyükçemece için herkes seçmen nakli yapılıyor deniyor. Siz sahtekarlık yapıyorsunuz. MHP ilçe başkanının evinde 6 seçmen yazılmış. Sahtekarlığın son kullanma tarihi olmaz. Mansur Yavaş soyadı gibi hareket etmiş. Kendisine verilmiş hakkı aldı. Gerçekten kendisini tebrik ederim. Ama İmamoğlu sakin olarak beklemedi. Yok maça gidiyor. Hukuk devletinde bağıran çağıran galip çıkmaz. Parmak sallamakla hiçbir hukuk adamına karar verdiremezsiniz. Bu oy sayımında o kadar çok usulsüzlük gördük ki: Bu seçim mundar olmuş bir seçimdir. 

AK PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ABDULLAH GÜLER:

''22'inci maddenin ikinci fıkrası çok açık. Büyükşehir Belediye Başkanı'nın belirlenebilmesi için 39 ilçenin tamamında birleştirme tutanaklarının İl Seçim Kurulu'na gelmesi gerekiyor. İl seçim kurulu da kendi tutanağını yaptıktan sonra büyükşehir belediye başkanını en fazla oy alanı açıklıyor. Maltepe'de sayım devam ettiği için birleştirme tutanağı gelmemiştir. Burada kamuoyunda mazbata dediğimiz, sonuç tutanakları hazırlanamıyor.''

OYLAR SANDIKTA İÇ EDİLMİŞTİR

46 seçimleri yarı serbest seçimlerdir ve o itirazı da CHP yapmıştır. İlk açık oy gizli tasnif olmasına rağmen o itirazı yapan da CHP'dir. Dolayısıyla itiraz kültürü CHP'ye yabancı değildir. Bugün itiraza tahammülsüzlük anlaşılabilir değildir. 2014 seçimlerinde de CHP Ankara seçimlerini itiraz süreçlerinden sonra hem AYM'ye hem AİHM'e kadar götürmüştür. Biz hukukun peşindeyiz. Biz vatandaşlarımızın verdiği oyun sandıkta iç edilmesinin önüne geçilmesini istiyoruz. Bunu da kısmen başardık. Başlangıçta 27 bin açıklanan rakamlar bugün 12 bin 200 seviyesine gerilemiştir. Bir şeye İstanbullular'ın dikkatini çekmek isterim.

İki parti veya iki aday birbirine yakın oy aldığı halde neden aramızdaki fark benim lehime artmaktadır? Bu sorunun cevabını bekliyorum. Normalde yanlışlık varsa bu yanlışlık her iki aday için de aynı şekilde olması icap eder. Bu şunu gösteriyor, oylar sandıkta iç edilmiştir. Bu kadar açık. Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır. Bunlar tespit edebildiklerimiz. Bugüne kadar oyların sadece yüzde 10'u sayılabilmiştir. Biz eminiz ki bu oyların tamamı sayılabilmiş olsaydı eğer rakip aday CHP buna rıza gösterseydi mutlaka bu seçimin sonucu böyle olmayacaktı. Bu fark kapanacak ve tersine dönecekti. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Tabi her iki halde de şunu da söylemek isterim. Seçimin bu şekle dönüşmüş olması tatsız bir şey. İstanbul gibi memleket büyüklüğünde bir şehri yönetecek başkanın; şaibeler ve sakatlanmış bir seçim sonucuyla başkan olması doğrusu pek hoş bir şey olmaz.''

YSK İŞİN PATRONUDUR

Başkanın güçlü şekilde görev yapması ve İstanbullular'ın özlediği hizmetleri yerine getirebilmesi bütün İstanbullular'ın arzusudur, beklentisidir. Biz başından beri hukuk vurgusu yapıyoruz. Adalet diyoruz. Dolayısıyla şu anda da işleyen süreç bundan ibarettir. YSK işin sahibidir, patronudur. Ve seçimle ilgili itirazları tamamiyle YSK yönetmektedir. İtirazların bir kısmını bizim taleplerimizi reddetmiştir, bir kısmını kabul etmiştir. Aynı şekilde CHP'nin bir kısmı kabul edilmiştir, bir kısmı reddedilmiştir. Sona yaklaşmış bulunuyoruz. Maltepe'deki sayım da tamamlandığında bu süreçler tamamen bitmiş olacak. Böylece YSK bir karara varmış olacaktır.

SEÇİMİ KAZANDIĞININ KARARINI SEN Mİ VERECEKSİN

Ben bu noktada şunu anlayabilmiş değilim. Bir tahammülsüzlük var ortada. 'Seçimi kazandık verin mazbatayı' Ya kardeşim seçimi kazandığının kararını sen mi vereceksin? Bugüne kadar bu ülkede onlara seçim yapıldı. Kararını veren yer YSK'dır. Bugün böyle verilmiş bir karar var mı? Belediye Başkanıyım diye kart bastırırsan, belediye başkanıyım diye Anıtkabir defterine imza atarsan ve belediye başkanıyım diye sokakta dolaşıp mitingler yaparsan, YSK'nın vereceği kararı etkilemekten başka ne iş yaparsın? Hukuk devletinde baskılarla, hakimleri, karar vericileri etkilemek mümkün değildir. hakimler hukuka göre karar verir. Hakimler kararlarıyla konuşur. Dolayısıyla hepimize düşen sonucu sükunetle beklemektir. Dış ülkelere mesajlar göndermek, dış ülkelerden Türkiye'ye baskı yapmasını sağlamak, bunlar bizim milletimizin canını sıkmaktadır.

İMAMOĞLU'NA YSK'NIN VERECEĞİ KARARI BEKLEMESİNİ TAVSİYE EDİYORUM

Ve dünyaya Türkiye'yi bu konuda şikayet etmek, Türk hukuk sistemine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ben Sayın İmamoğlu'nu, değerli rakibimi, bu gibi tecrübesiz davranışlara son vermesini ve sükunetle YSK'nın vereceği kararı beklemesini bir kez daha tavsiye ediyorum.''

DETAYLAR GELİYOR

Güncelleme Tarihi: 15 Nisan 2019, 15:08
YORUM EKLE