18 Ocak 2017 Çarşamba 12:26
Türkiye’nin aile yapısı araştırıldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı işbirliğiyle yürütülen Aile Yapısı Araştırmasında çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı.

Bireylerin aile ortamındaki yaşam biçimlerine ve aile hayatına ait değer yargılarına ilişkin bilgi derlenmesi amacıyla, TÜİK tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı işbirliğiyle, Aile Yapısı Araştırması yürütüldü. Araştırma sonucunda, İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 1. düzey ve İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere üç büyük il ayrıntısında tahmin verildi. Araştırmada çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı.

En çok anne, sonra anneanne ve babaanne bakıyor

TÜİK İzmir Bölge Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, İzmir’de hanedeki 0-5 yaş aralığındaki çocukların gündüz bakımının kim tarafından yapıldığı incelendiğinde hanelerin yüzde 76,5’inde bakım işini annelerin üstlendiği görüldü. Gündüz bakım işini, anneden sonra yüzde 11,4 ile en fazla anneanne veya babaanne üstlendi. Bakımın, kreşte veya anaokulunda sağlanma oranı yüzde 6,1 iken, bakıcı tarafından yerine getirilme oranı yüzde 1,9 oldu.

En fazla hafta sonu akşam yemeğinde bir araya geliniyor

İzmir’de hane halklarının yemek yeme alışkanlıklarında hafta içi ve hafta sonu hangi sıklıkla bir araya geldikleri incelendiğinde, hane halklarının en fazla hafta sonunda ve akşam yemeğinde bir araya geldikleri görüldü. Hane halklarının akşam yemeğinde bir araya gelme oranı hafta içi yüzde 77,6, hafta sonu ise yüzde 82,3 oldu. İzmir’de hane halkları, akşam yemeğinden sonra en fazla sabah kahvaltısında bir araya geliyor. Hafta içinde sabah kahvaltısında bir araya gelme oranı yüzde 30,3 iken bu oran hafta sonu yüzde 71,4 oldu. Öğle yemeğinde bir araya gelen hane halkı oranı ise hafta içi yüzde 16,5, hafta sonu yüzde 52,9 oldu.

İlk evliliklerin yüzde 38,5’i 20-24 yaş aralığında gerçekleşti

Evlilik deneyimi yaşamış bireylerin araştırmada beyan ettikleri ilk evlenme yaşları incelendiğinde, İzmir’de ilk evliliklerin yüzde 38,5’i 20-24 yaş aralığında yapıldığı görüldü. Bu yaş aralığından sonra ilk evlilikler en fazla yüzde 24,7 ile 25-29 yaş aralığında, yüzde 15,5 18-19 yaşlarında ve yüzde 13,8 ile 18 yaşından önce gerçekleşti.

İlk evliliklerin yüzde 49,7’si görücü usulü ile gerçekleşti

Evlilik deneyimi olan bireylerin eş seçimini nasıl yaptıkları incelendiğinde, ülke genelinde ilk evliliklerin yüzde 47,8’inin görücü usulü ve kendi rızası ile, yüzde 12,1’inin ise görücü usulü ve kendi görüşü sorulmadan aile kararıyla gerçekleştiği görüldü. Eşini kendi kararı ve ailesinin rızası ile seçenlerin oranı yüzde 30,2, kendi kararı ve ailesinin rızası dışında evlenenlerin oranı yüzde 2,5, kaçma/kaçırılma ile evlenenlerin oranı ise yüzde 7 oldu. İzmir’de ise ilk evliliklerin yüzde 40,2’sinin görücü usulü ve kendi rızası ile, yüzde 9,5’inin ise görücü usulü ve kendi görüşü sorulmadan aile kararıyla gerçekleştiği görüldü. İzmir’de eşini kendi kararı ve ailesinin rızası ile seçenlerin oranı yüzde 39,8, kendi kararı ve ailesinin rızası dışında evlenenlerin oranı yüzde 1,9, kaçma/kaçırılma ile evlenenlerin oranı ise yüzde 8,3 oldu.

Hem resmi hem de dini nikahı olanların oranı yüzde 92,9

TÜİK İzmir Bölge Müdürlüğünden alınan bilgilere göre İzmir’de bireylerin evliliklerinde gerçekleştirdikleri nikah türü incelendiğinde, bireylerin yüzde 92,9’unun hem resmi hem de dini nikah yaptığı görüldü. Sadece resmi nikah yapanların oranı yüzde 5,7, sadece dini nikah yapanların oranı ise yüzde 1,5 oldu.

En önemli boşanma nedeni sorumsuz ve ilgisiz davranma

En az bir kez boşanmış bireylerin boşanma nedenleri incelendiğinde, Türkiye genelinde en fazla boşanma nedeni yüzde 50,9 ile sorumsuz ve ilgisiz davranma oldu. Bunu, yüzde 30,2 ile evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama ve yüzde 24,3 ile eşlerin ailelerine karşı saygısız davranması sorunu izledi. İzmir’de boşanma nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, en önemli boşanma nedeni her iki cinsiyette de sorumsuz ve ilgisiz davranma oldu. İzmir’de bu oran, kadınlar için yüzde 63,1, erkekler için ise yüzde 46,2 oldu. Kadınlar için sorumsuz ve ilgisiz davranmadan sonra en önemli boşanma nedenleri yüzde 44,6 ile evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama, yüzde 34 ile dayak/kötü muamele oldu. Erkekler için sorumsuz ve ilgisiz davranmadan sonra en önemli boşanma nedenleri ise yüzde 29,2 ile eşin ailesinin aile içi ilişkilere karışması ve yüzde 21,3 ile eşlerin ailelerine karşı saygısız davranması oldu.

Bireylerin yüzde 42,1’inin istediği ideal çocuk sayısı 2

Bireylerin şartları uygun olsa kaç çocuk sahibi olmayı istedikleri incelendiğinde, İzmir’de en fazla istenen ideal çocuk sayısı yüzde 42,1 ile 2 çocuk oldu. Türkiye genelinde bireylerin yüzde 31,4’ü, İzmir’de ise yüzde 27’si şartları uygun olduğunda 3 çocuk istediğini belirtti.

Çocuklara en fazla verilen ceza yüzde 81,1 ile azarlama

Son bir yıl içerisinde çocuk veya çocuklarına ceza veren anne ve babaların ne tür ceza verdikleri incelendiğinde, İzmir’de anne ve babaların çocuklarına verdikleri en yaygın ceza türü yüzde 81,1 ile azarlama oldu. Bunu, yüzde 66,7 ile interneti yasaklama ve yüzde 50,7 ile bir süre istediklerini almama cezaları izledi. İzmir’de son bir yıl içerisinde anne ve babaların çocuklarına verdikleri en az ceza türü yüzde 8,8 ile odaya kapatma oldu. Bunu, yüzde 10 ile harçlığını kesme ve yüzde 10,8 ile dövme cezaları izledi.

Yüzde 28,1 "Evimde bakım hizmeti alırım" diyor

İzmir’de bireylerin kendilerine bakamayacak kadar yaşlandıklarında nasıl yaşamayı düşündükleri sorulduğunda, bireylerin yüzde 28,1’i yaşlandıklarında evinde bakım hizmeti almak istediklerini belirtti. Diğer en çok tercih edilen yaşlılıktaki yaşam biçimi tercihi sırasıyla, yüzde 21,4 ile çocuklarının yanında kalmak ve yüzde 17,1 ile huzurevine gitmek oldu. İzmir’de bireylerin yüzde 33,2’si ise yaşlandıklarında nasıl yaşayacakları hakkında bir fikirlerinin olmadığını belirtti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.