İzmir’in ’hayalet gemileri’ ekonomiye katkı sağlıyor

İzmir Körfezi’nde yıllarca tehlike saçan sahipsiz icralık gemiler, Aliağa Gemi Söküm Tesisleri’nde parçalanıp demir çelik firmalarına satılarak ekonomiye kazandırılıyor.

İzmir’in ’hayalet gemileri’ ekonomiye katkı sağlıyor

İzmir Körfezi’nde yıllarca tehlike saçan sahipsiz icralık gemiler, Aliağa Gemi Söküm Tesisleri’nde parçalanıp demir çelik firmalarına satılarak ekonomiye kazandırılıyor.

Aliağa Liman sahasına gelen ve sahiplerinin borçları nedeniyle alacaklıları tarafından haczedilen gemiler, geçen 4-5 yıllık sürede hukuki sorunların çözümlenememesi nedeniyle çevre ve insan sağlığı için tehlike teşkil ediyordu. BODYER isimli gemiden kaynaklı deniz kirliliği yaşanırken, ESI WINNER, SİNAN NAİBOĞLU ve SALAH II isimli gemiler ise hava muhalefeti nedeniyle bulunduğu yerden sürüklenerek bölgedeki liman tesisleri ve gemiler için ciddi tehlike oluşturmuştu. Bölgede bulunan römorkörlerle bu gemilere zamanında yapılan müdahaleler ile tehlikenin büyümesi önlenmişti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Limanlar Kanunu’nun 7. maddesinde yapmış olduğu değişiklikle Aliağa Liman Başkanlığı İdari sahasında terk edilmiş halde yarı batık ve karaya oturmuş durumda bulunan gemilere yönelik liman başkanlıklarının yetkileri artırıldı. Bu kapsamda Aliağa Liman sahasındaki ’hayalet’ olarak adlandırılan gemilerin tümünün satış işlemi gerçekleştirildi. Gemiler, gemi geri dönüşüm bölgesine götürülerek söküldü.

10’dan fazla gemi terk edildi

Aliağa bölgesinde sahipsiz veya terk edilmiş halde bulunan gemilerle ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (GEMİSANDER) Başkanı Kamil Önal, 2014 yılından itibaren haciz işlemleri nedeniyle bölgede 10’dan fazla geminin terk edilerek atıl durumda kaldığını, bu gemilerin basına da yansıdığı gibi hava şartları nedeniyle bulunduğu yerden sürüklenerek seyir can mal çevre güvenliği bakımından ciddi tehlikelere sebebiyet oluşturduğunu söyledi. Önel, 2017 yılında Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca Limanlar Kanunu’nda yapılan değişiklikle limanlardaki terk edilmiş atıl gemilerin kısa süre içerisinde bulundukları bölgeden onarılarak kaldırılması ve hurda olarak ekonomiye kazandırılmasının yolunun açıldığını söyledi.

“Kısa sürede temizlendi”

Önal, "Bu tip gemiler için liman başkanlığınca öncelikle seyir can mal çevre güvenliği bakımından risk teşkil edip etmediği ile ilgili bir inceleme yapılır. Tutanak düzenlenir. Haciz kararı bulunan gemiler personelsiz 1 yıl, personeli ile 2 yıldan uzun süre limanlarda beklemeleri halinde seyir can mal çevre güvenliği bakımından risk teşkil ettiği kabul edilir. Risk tespit edilmesi durumunda tüm masrafları gemi veya deniz aracı ilgililerine ait olmak üzere geminin başka bir yere nakli veya yakıtının tahliyesi dahil olmak üzere her türlü tedbiri almak ve aldırmakla liman başkanlıkları yetkili kılınmıştır. Liman başkanlıkları yabancı bayraklı gemilerde geminin sicile kayıtlı olduğu devletin ilgili makamları nezdinde geminin donatanına geminin bulunduğu yerden kaldırılması ile ilgili bildirim yapar. 45 günlük bir süre sonunda gemi sahibinin gemiyi bulunduğu limandan kaldırmaya imtina etmesi halinde geminin satış işlemleri kurulan komisyon marifetiyle yapılır. Gemi Türk bayraklı ise donatana bildirim yapılır, adresleri bilinmiyor ise tirajı yüz bin üzerinde olan bir gazetede ilan edilir. İmtina edilmesi durumunda aynı yöntemle satış işlemleri başlatılır. Aliağa bölgemizde bulunan 10’a yakın atıl gemi 2017 yılı içerinde bu yöntemle kısa sürede temizlendi. SALA II isimli Çandarlı Körfezi Ilıca Burnu önünde karaya oturmuş gemi dışındaki bu gemiler tesislerimize getirilerek çevre iş sağlığı güvenliği mevzuatları kapsamında geri dönüşümleri yapılarak ekonomiye kazandırıldı. Atıl ve terk edilmiş gemilerin yıllarca bulundukları yerde tutulmayarak, hurda olarak ekonomiye kazandırılması önemli bir husus” dedi.

Aliağa’nın Türkiye’nin önemli limanlarından biri olduğunun altını çizen Önal, tesislere gelemeyecek durumdaki gemilerin yerinde sökümüne değinerek, “Gemi geri dönüşüm faaliyetleri ulusal mevzuatlar yanında AB Gemi Geri Yönetmeliği Hong Kong Sözleşmesi gibi mevzuat ve sözleşmelere uyumlu olarak yapılması gereken faaliyetlerdir. Söküm yapılacak alanların durumu dikkate alınarak çevresel tedbirlerin üst seviyede alınması gereklidir. Geminin söküm işlemlerinden önce gemi bünyesinde bulunan atıkları ve kirleticilerin, ayrıca çalışmalarda iş sağlığını tehlikeye düşürecek ortamların tespiti önemlidir. Söküm aşamalarında ortaya çıkan tehlikeli atıkların toplanması ve mevzuatlara uyumlu olarak yönetilmesi de gerekmektedir. Bu nedenlerle gemi söküm bölgesi dışında yapılacak söküm işlemlerinde tehlikelerin tespiti ve atıkların yönetimi konusunda ilgili makamların denetimi ve uzman yardımı alınması önemli bir husustur. Gemi söküm bölgemize yakın bölgelerde yerinde sökümü yapılacak gemiler için derneğimiz uzman ve teknik ekibi, çevre ve iş sağlığına uyumlu gemi geri dönüşüm faaliyetleri için önemli destekler vermektedir. İzmir Çevre İl Müdürlüğümüz uzmanlarının bölgede faaliyette bulunan sektörle ilgili tecrübeleri nedeniyle denetim süreçleri de sıklıkla ve etkin olarak yapılmaktadır. SALA II isimli gemi yerinde derneğimiz uzmanları desteği ve çevre il müdürlüğümüz denetiminde çevre ve iş sağlığı koruma kuralları çerçevesinde gemini sökümü gerçekleştirmiştir” diye konuştu.
YORUM EKLE