14.11.2019, 18:44

‘Erkekler ateşi icat etti, kadınlar ateşle oynamayı…’

Modern Zaman Masalları -1

‘Erkekler ateşi icat etti, kadınlar ateşle oynamayı…’

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, ömrün ve an’ın akışı içinde yıl olmuş 2019 insanlık özünü sözünü iyice unutup mutsuz umutsuz gezer olmuşlar. Kadınlar kadın olduklarını, erkekler erkek olduklarını hatırlamak, hatırlatılmak durumunda kalmışlar. Unutanlar zaten unutmuş. Dahası yeryüzünün, Toprak Ana’nın dişi olduğu ve tüm kadınlarla bağlantılı olduğunu unutmuşlar. Kadınların mutsuz olduğu bir yerde toprakta mutsuz olur, kıtlık olurmuş. Kadınlar mutlu ise bolluk bereket olurmuş. Tabi burada bahsettiğimiz sahte mutluluklar, mutlu olduğunu zannetmeler değil gerçek mutlulukmuş. Erkekler de gökyüzü enerjisi ile bağlantılı tohumlar gibilermiş. Ancak son yıllarda sahre ve hibrid tohumlar çoğalmış. Tohumun nasıl Atalık olanı makbul ise erkeğin de gerçek, özü bozulmamış, mert ve sağlam olanı makbulmüş. Yani mutsuz kadın ve özü bozuk erkek, kurak toprak ve sahte tohum bir yerde ancak kıtlık ve bereketsizlik meydana getirirmiş.

Bu kıtlığı, kuraklığı, bolluğa berekete çevirmenin yolları varmış elbette. Ey bahtı güzel okur, önce kadınların mutluluğu hikâyesini anlatacağım sonra sıra erkeklere de gelecek.

KADINLAR MUTLU OLURSA HER YER BAHAR KOKAR, BEREKET BAŞLAR

Mağara döneminde erkekler avlanır, avını mağaraya getirir, mağaradaki kadını o avı yemeğe dönüştürür erkeğine ve çocuklarına sunarmış. Bu arada gündüz bir şeyler, otlar, meyveler toplayabiliyorsa mağara etrafında toplar onları da mağara halkına sunarmış. Yuvayı dişi kuş yaparmış, erkek de yuvasına sahip çıkarmış. Tabi ilk başta en büyük avcılığı erkek kadınını elde etmek için başta yapar, sonra da sonuna kadar sahip çıkarmış. Mutluluk ve bereket varmış.

Modern zamanlarda kadınlar da avcı olmuşlar. Onlar da avlanıyor hatta erkeğin kendilerini avlamasına izin vermeden bazen onlar erkeği avlamaya çalışıyorlarmış. Kadın da erkek de fabrika ayarlarından uzaklaşmış. Erkek avlandığını hissedip içten içe hırçın ve sinirli olmuş. Kadın avlamaktan yorulduğunu reddettikçe içten içe o da hırçın, asabi ve mutsuz olmuş.

Ama devran böyle dönüyormuş. Kadın da avlandığı için onu yemeğe dönüştürüp erkeğine çocuklarına sunmaya gerek duymuyormuş. Zaten vakti de olmuyormuş. Erkekleşmiş kadınlar ve kadınlaşmış erkekler çoğalmış fakat benzer özellikler bir süre itici oluyor, çekicilik yok oluyormuş. Gel gelelim kıtlık ve mutsuzluk çoğalmış. Kadınlar ben o kadar okudum, çalışıyorum dolma mı saracağım diyormuş. Dolma yemenin keyfi modern zamanlarda para etmiyormuş.

İnsanlar bazı şeylerin ters gittiğini hissediyor, bir çözüm arıyorlarmış. Evet, sevgili okur, bu masalları mutlu kadınlar ve mutlu erkekler çoğalsın diye anlatacağım.

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim, MUTLU OLMAK ZOOORUNDAYIZ- daha güzel bir dünya için, bolluk ve bereket için, iyilik ve güzellik için.

Ben, sen, ailen, herkes ve hepimiz için…

Yorumlar (0)