Tarihsel süreçte ekonomi politik ve ekonomi politik mekânsallığın belirli sürelerle değişmesi toplumun iletişim tarzında değişimlere sebebiyet verirken toplumsal aidiyetlerdeki kabulleniş tarzlarının niteliği de bu değişimden etkilenmiştir. Geleneksel yaşam sahasından modern kentsel mekânlara geçiş toplumdaki günlük değer yargılarının, yaşam biçiminin, egemen toplumsal ilişkiler ve siyasetin kurulu olduğu anlayışın yanı sıra kent ve kente ilişkin olan her şeyde sadece belirli şeylere öncelik tanımıştır. Bu anlayışın uygulaması özellikle toplumsal ve siyasal kültürün yeterli düzeyde olmadığı toplumlarda düşünce alanları kadar yönetsel birimlerde de belirgindir.

Türkiye’de Cumhuriyet’le birlikte nitelikli insan unsuru ve sermaye gücünden yoksun fakat yetkisi fazla olan yerel yönetimlerin sorumluluk alanlarında, zamanla, merkezi yönetim başatlık kazanmıştır. Yine de kentlerin artan nüfusu, çarpık kentleşme, siyasal, iktisadî, sosyal ve kültürel çatışmaların giderilmesini önlemek veya en azından minimize etme çabaları toplumcu/sosyal belediyecilik adıyla yerel yönetimleri öne çıkarmıştır. Ancak işleyiş bir yandan siyasi güç kazanmaya yönelirken diğer yandan mevcut toplumsal bozukluklarda süreklilik yaratmıştır. Bu durum her açıdan eşitsiz, çatışmacı, geleneksel ilişkileri besleyici, sosyal ve kültürel kalıpların taşıyıcısı olan kentsel mekânlarla sonuçlanmıştır. Yine de tüm sorunsallara karşın teşhisin niteliği politikanın işlevini pozitife çevirebilir.

Pozitife çevrilebilir olma da belki onlarca yol/yöntem olabilir. Ama hiç biri öncelikle eğitim ve dışlanmış, görmezden gelinen/gelinmekte olan unsuru kamusal alana taşımak kadar etkili değildir herhalde. Tamda bu aşama da bir adımda Çiğli Belediyesi’nden geldi… Dile getirilmekten başka anlam ifade etmeyen "engelliliği" engelsizliğe çevirebilme de, sorunları yaşayanlardan çözüm mercilerine taşıyabilmeye sunduğu katkıyla… Engelsiz İzmir sloganının içerik bakımından yeteri kadar dolmadığını da gösteren girişimin bir yönü de sosyallik, sağlık, iktisadî yetersizlikler gibi onlarca sorunla baş başa bırakılmış bir kesimin varlığıdır. Sorunun yetkili mercilerde ne düzeyde karşılık bulacağı bilinmez ama toplumsal alana taşınması toplumdaki değer ve algı kırılmalarını sağlama da önemlidir. Keza özellikle toplumdaki önyargıları aşılabilir kılabileceği gibi "normal" denilen (bir şeyin olumsuz boyutlarının fark edilmesini zorlaştıran boyutu olmakla beraber) kabulü olanaklaştırabilir. Daha doğrusu asıl engelliliğin toplumun bizatihi kendisinde olduğunu hatırlatan çalıştayıyla Çiğli Belediyesi, toplumdaki psikolojik ve sosyal engelin aşılması kadar "normalliğin" aslında bir engellilik tarzı olarak yaşamımıza ne kadar sindiğini tekrar gözler önüne sermektedir…

Yerel yönetimlerdeki düşünsel anlayış özellikle insan kimliğini şekillendiren boyutuyla sadece insanı değil; bizatihi kent kimliğini şekillendirebilecek sonuçlar oluşturabilir. Yerel yönetimlerin önyargıyı silebilmeye yönelik kamusal alana taşıdığı politikalar düşüncenin engelsizleştirilmesinden insan unsurunun sosyal ve kültürel kalıplarını kırmaya, dolayısıyla nicelikten niteliğe yönelen kentsel yaşam alanlarının oluşturulabilmesine katkı sağlayacaktır. Bu nedenle Çiğli Belediyesi sadece bir kesimin değil aslında tüm toplumun geleceğine etki edebilecek düşünselliği kamusal alana taşıdı… Dokunulması gerekenlerden sadece birisi olan engelliliğe yönelik çabanın daha güzel şeylere vesile olması temennisiyle Çiğli Belediyesi nazarında, bu girişime emek vermiş olanlara teşekkürler…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
F. Mehmet Girgin 2020-01-07 17:23:40

Yazının içeriği çok güzel. Ancak yazarın yazma becerisi okuru içine çekmiyor. Çok uzun cümleler ile içerik anlatımı yazarın ne söylediğini anlaşılmaz kılıyor. Cümlenin sonuna gelindiğinde başında söyledikleri unutuluyor. Okunması ve anlaşılması kolay bir yazı tekniği okur sayınızı yükseltir. Kolay gelsin.