Tarım Bakanı Buğdaya ihtiyacımız yok dedi...

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye bugün muhalefet yerli buğdayı vurgulayan 1937 yılına ait fotoğrafı hediye etti. Bakan Pakdemirli muhalefetin bu anlamlı hediyesine yönelik yaptığı açıklamada ''Türkiye'nin buğday ihtiyacı yoktur'' dedi. Muhalefet milltevekilleri ise Bakan Pakdemirli'ye 'Buğday ihtiyacımız yok ise neden 250 bin ton buğday ithal ettik' sorusunu sordu...

Tarım Bakanı Buğdaya ihtiyacımız yok dedi...

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye bugün muhalefet tarafından 1937 yıllarına ait ''Buğdayı dışarıdan alıyorduk şimdi ipeği bile kendimiz üretiyoruz'' pankartlı fotoğrafı hediye etti. İlk bakışta vurgulanmak isteneni anlamayan Bakan Pakdemirli, fotoğrafa dikkatli bakınca hemen hediye edilen tabloyu yardımcılarına uzattı.

Tarım bakanı muhalefet parti vekillerine dönderek ''Türkiye'nin buğdaya ihityacı yoktur bunu iyi öğrenin'' demesi üzerine Muhalefet Milletvekilleri bakana şu soruyu sorud; ''Madem Türkiye'nin buğday ihtiyacı yok o zaman neden 250 bin ton buğday ithal ediyoruz'' dedi..

Geçtiğimiz günlerde Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, "Hükümetin verdiği sıfır gümrüklü ithalat yetkisini kullanarak 250 bin ton ekmeklik kaliteli buğdayı Türkiye'ye ithal etmek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu takviye süreci ihtiyaç olduğu sürece devam edecektir" demişti....

Karadeniz Un Sanayicileri Derneği Başkanı Günhan Ulusoy, Türkiye'nin buğday üretimi ve gerekli ihtiyacı hakkında konuştu;

Ağustos ayında ise Türkiye'de döviz spekülasyonunun buğday fiyatlarını tetiklediğini kaydeden Ulusoy, şöyle konuştu: 
"Birçok girdinin de maliyeti yükseldi. İster istemez un fiyatlarında bunların etkisini görmeye başladık. Bu aşamada birtakım menfaat çeteleri maalesef ki kendi un alış fiyatlarını speküle etmeye başladılar. Un fiyatının 95 TL çuvaldan, 175 TL çuvala çıktığı gibi asılsız iddialarla karşı karşıya kaldık. Hatta unun bulunamadığı, unun karaborsaya düştüğü algısı yaratılarak halkı panikletmeye ve okları un sanayicilerinin üzerine çekmeye çalıştılar. Un üzerinden yapılmaya çalışılan bu algı operasyonunda hedefin yanlış seçildiği siz un sanayicilerimizin kararlı ve milli duruşu sayesinde çok kısa sürede ortaya çıktı. Burada yapılan amaç üzüm yamak değildi bağcıyı yani uncuyu dövmekti. Biz burada öyle bir duruş sergiledik ki bu spekülasyon yapanların önüne geçtik, oyunlarını bozduk, baltalarını taşa vurdular."

GÜLDAL: BUĞDAY ÜRETİMİ 42 MİLYON TON AZALDI

TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal da gelişmeleri çok yakından takip etiklerini, 2018 yılının özellikle buğday ve arpa üretimi bakımından biraz problemli geçtiğini söyledi. Özellikle mevsimsel olumsuz şartların yaşanması dolayısıyla kalite probleminin de ortaya çıktığını belirten Güldal, şöyle dedi:

"Türkiye'de TÜİK verilerine göre, buğday üretimimiz yıllık 21 milyon ton, arpa üretimimiz 7,4 milyon ton, mısır üretimimiz ise 5,7 milyon ton olarak tahmin edildi ancak hasat döneminde bunun biraz daha altında gerçekleştiğini hepimiz yakinen biliyoruz. Tabii TMO olarak arpa, buğday, mısır, nohut, mercimek alımı yaptık. Yaklaşık 2,5 milyon ton alım gerçekleştirdik ve stoklarımızı takviye ettik. Dünya hububat üretiminde de Türkiye'de yaşadığımız benzer sorunlar yaşandı. Buğday üretimi 42 milyon ton azaldı, 716 milyon tona düştü. Arpa üretimi 140 milyon tona düştü, mısır üretimi ise geçen yılın 19 milyon ton daha üzerinde gerçekleşti, 1,07 milyar tona ulaştı. Ancak mevsimsel nedenlerle kalite problemleri ortaya çıktı. Buğday fiyatlarında yüzde 20 artışların yaşandığını da hepimiz biliyoruz. Ülkemizde çiftçilerimizin önemli bir kısmı hububat üretimi yapıyor. Hububat 81 milyon insanımızın ekmeği, hayvanlarımızın ana yem kaynaklarından bir tanesidir. Asla vazgeçemeyeceğimiz tarım, en stratejik alanı hububat üretimidir."

'250 BİN TON EKMEKLİK BUĞDAYI İTHAL EDECEĞİZ'

2018 yılında maruz kalınan çeşitli finansal saldırılar sonucu, döviz kurlarında yüksek artışlar yaşanması ile çok ciddi sıkıntılı bir süreci yaşadıklarını ifade eden Güldal, şunları söyledi:
"Bu süreç içerisinde ülkemizdeki hububat fiyatları, iç piyasa fiyatları dünya fiyatlarının oldukça altında kaldı. Bu durum ise yurt içi piyasalarının bir beklenti enflasyonu oluşmasına yol açtı. Bu noktada gıda güvenliğinin, dolayısıyla tarımın önemini bir kere daha her zamankinden çok daha önemli olduğunu müşahede etmekteyiz. Stoklarımızı takviye etme amacıyla alınan tedbirleri de hayata geçirdiğimizi hepiniz biliyorsunuz. Hükümetin verdiği sıfır gümrüklü ithalat yetkisini bu hafta salı günü itibarıyla ihalemizi yaparak hayata geçirdik. 250 bin ton ekmeklik kaliteli buğdayı Türkiye'ye ithal etmek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu takviye süreci ihtiyaç olduğu sürece devam edecektir. Bize verilen talimat budur. İhtiyaç olduğu süre gerek ekmeklik buğdayda gerek yemlik ürünlerde Türkiye'nin ihtiyacı bir şekilde karşılanacaktır."

Güncelleme Tarihi: 16 Kasım 2018, 20:28
YORUM EKLE