Ora AVM’ye aktarılan 270 milyon Euro’luk batık kredinin siyasi ayağı

Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın “siyasi baskı”ya dikkat çekti. Aydın, 2010 yılında Ora AVM’ye aktarılan 270 milyon Euro’luk batık kredi için “Siyaset falan, birtakım şeyleri sokmuşlar” diyerek, kredinin verilmesinde dönemin siyasetçilerinin etkili olduğunu söyledi.

Ora AVM’ye aktarılan 270 milyon Euro’luk batık kredinin siyasi ayağı

Ziraat Bankası'nın 2010 yılında Ora AVM için bir şirkete aktardığı 270 milyon Euro'luk batık kredinin, siyasetçilerin baskısı ile verildiği açıklandı. TBMM KİT Komisyonu'nda konuşan Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, “Siyaset falan, birtakım şeyleri sokmuşlar'' diyerek, kredinin verilmesinde dönemin siyasetçilerinin etkili olduğunu söyledi. 2010'da AKP iktidarı görevdeydi.

“Yanlışlar var, kusurlar oluyor ama asıl kusur, bu işi yapmaya çalışan kişinin, bu işi yapmak istememesi” diyen Aydın, kredi verilmesinde rol alan tüm bankacıların görevden alındığını söyledi. Aydın, “Bu işlemden hemen sonra biz Ziraat Bankası'na geldik. O gün bu krediyi açan bütün arkadaşları görevden aldık. Hiçbiri artık karar mekanizmalarında yok” dedi.

BABACAN-ÇAĞLAR DÖNEMİ

TBMM KİT Komisyonu'nda Ziraat Bankası'nın 2015-2016 yılı raporları görüşüldü. Sayıştay raporunda yer alan ve her yıl tartışılan batık krediler muhalefet milletvekilleri tarafından gündeme getirildi. Banka, 2010 yılında Bayrampaşa İlçesi'nde kurulacak tesis projesine 270 milyon Euro kredi verdi. 70 bin metrekare arsa üzerine kurulması planlanan AVM içinde 800 yataklı 2 tane otel, 6 bin kişilik kongre merkezi, 2.500 araçlık otopark ve 20 bin metrekarelik çocuk eğlence merkezi olacaktı. Kredi verildiğinde bankanın genel müdürlüğünü Can Akın Çağlar yaparken, ilgili bakan ise Ali Babacan'dı. Genel Müdür Aydın, batık kredi konusunda hem geçmiş yönetimi suçladı hem de ilginç açıklamalar yaptı:

“Emekli maaşı, su parası, o işlerle uğraşan Ziraat Bankası ilk defa böyle bir iş yapmaya kalkıyor. Ama kasıt yok. Kusurlar oluyor ama asıl kusur, bu işi yapmaya çalışan kişinin bu işi yapmak istememesi. Bir avukat, bir paşazade adam burayı açmamak ve çalıştırmamak için direnmiş. Bu işlemden hemen sonra biz göreve geldik. O gün bu krediyi açan, yapan, bulunan bütün arkadaşları görevden aldık. O arkadaşların hiçbiri artık bu karar mekanizmalarında çalışmıyor.”
Aydın, 2010'da krediyle ilgili “siyasetin etkisini” şu sözlerle anlattı:

“Biz 150-200 milyonluk mal varlığı sattık, ‘Mal varlığı yok' diye bir şey değil ama bu hukuki kavgayı seven bir arkadaş. Yani olayı İnsan Hakları Mahkemesi'ne falan da götürür. Bunu ilk yaptığı zaman olaya siyaset falan birtakım şeyleri sokmuş. Ben şimdi onlara girmek istemiyorum…”

HÜSEYİN AYDIN, MEDYA KREDİLERİ İÇİN “PARAMIZ VAR, DEĞERLENDİRDİK” DEDİ

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel de, Doğan Medya Grubu'nun satın alınmasında Ziraat Bankası'nın kredi kullandırmasını eleştirdi. Sertel, “Sizin bankanın hiç görevi değildi, Doğan Medya Grubu için Demirören Grubu'na 700 milyon dolar civarında kredi kullandırdınız” deyince Genel Müdür Aydın, medya kredisi için şu açıklamayı yaptı:

“Bankalar bu işi yapıyor yani görev. Ben daha önce Halk Bankası Genel Müdürü'ydüm. Orada da bir medya grubunun satın alma işlemini yapmıştık. O para tahsil edildi . Kaynağımız var, paramız var, bunu değerlendirdik. Kimseye bedava bir şey vermedik, faizi bellidir. Ha, kaynağımızı oraya mı verseydik, başka bir yere mi verseydik; bununla ilgili zaten kamuoyu gerekli eleştirileri yaptı. Almadığımız tedbir, önlem, teminat, hiçbir eksikliğimiz yok, yapılması gereken her şeyi yerine getirdik.”

YORUM EKLE